X

Kariyer yolunuzda yoga ile pozitife odaklanın

Hepimiz yaşamışızdır. Umduğumuz bir terfi umduğumuz zamanda gerçekleşmediğinde veya birden çok kez görüşmeye gittiğimiz pozisyon için inkan kaynaklarından aramadıklarında, birden negatif düşüncelere kapılıveririz. En basit örneği “Ben bu pozisyon için yetersizim.” düşüncesinin insanın aklına gelmesidir.

Olumsuz durumlar karşısında negatif düşüncelere kapılmamalıyız

Motivasyonumuzu apaçık aşağı çeken ve hedeflerimizden sapmamızı veya vazgeçmemizi sağlayan bu negatif düşünceleri detayıyla incelediğimizde aslında hep aynı başlıklardan kaynaklandığını görürüz. Aklımıza ilk gelen en popüler örnekleri bir sıralayalım:

-Yetersizlik düşüncesi: “Ben bu iş için yeterince donanımlı değilim, bu işi hak etmiyorum.”
-Beğenilmeme düşüncesi: “İnsan kaynakları konuşmamı ve sorulara verdiğim cevapları beğenmedi, ben kendimi iş görüşmelerinde beğenmiyorum.”
-Kendini değersiz görme düşüncesi: “Diğer adaylar benden çok daha üstündür. Benim donanımım onların çok daha altındadır. Bu işe kabul edilmek için yeterinde değerli değilim.”
-Diğer insanlar ne düşünür endişesi: “Terfi beklediğimi tüm iş arkadaşlarım biliyor. Bu terfiyi alamazsam hakkımda ne derler? Bana ancak bu pozisyona gelebilecek olursam saygı göstermeye devam ederler.”
-Aile, eş veya toplum baskısı: “Bu pozisyona kabul edilmezsem anneme, babama veya eşime söz verdiğim tatil planlarını gerçekleştiremem. Eşime mutlaka terfi hediyesi almalıyım, benden beklentilerini karşılamalıyım”

Negatif düşüncelerimizin yerini pozitif düşünceler almalıdır

Bu negatif algılama durumu, olaylar ile paralel olarak o derece düşüncelerimize işleyebiliyor ki, terfi alamadığımızda sinirlenip motivasyonumuzu kaybediyoruz ve hemen o güne kadar verdiğimiz tüm emeklerin boşa gittiği sonucuna varıyoruz. Gösterdiğimiz çabanın, çalıştığımız saatlerin ve en önemlisi edindiğimiz tecrübenin değerini azımsayabiliyoruz. Bu negatiflik ile öyle bir döngü başlıyor ki, neredeyse iş dışındaki hayatımızda da her şeyi negatif yönden yani değer görmediğimiz, kaybettiğimiz veya takdir edilmediğimiz gibi negatif yönlü düşünmeye başlıyoruz.

Peki bu noktada hayatımıza dışarıdan tarafsız olarak baksak ne görebiliriz? Sağlıklı olduğumuzu, bir işimiz olduğunu, çalışmayı çok sevdiğimizi, mutlaka başarılı olacağımızı, ailemizin yanımızda olduğunu, iyi arkadaşlarımızın olduğunu ve en önemlisi hayatımızın ve seçimlerimizin ne kadar büyük değerde olduğunu. Yani alamadığımız terfinin bir alternatifi olabileceğini, beklediğimiz pozisyonun farklı bir pozisyon ile değiştirilebileceğini ve en önemlisi tüm bu hayatta yüklendiğimiz negatif düşüncelerin pozitif görüş ile dönüştürülebileceğini.

Yoga hayata pozitif bakmanızı sağlayabilir

Yoga, hayata pozitif bakmanızı sağlayabilir

Yoga uygulamaları tam da bu noktada bizi etkiliyor. Yoga felsefesi birlik ve tek olma anlayışı ile hayata bakışınızda “çok üzülme” ve “çok sevinme” gibi uçları nötr kalmaya dönüştürmeyi, başımıza gelen tüm olayların sebep ve sonuçları olduğunu ve her zaman “Olabilecek olan en iyinin bizimle olduğunu” anlamayı ve akıl-beden-nefes üçlümüzü en pozitif şekilde kullanmamızı telkin ediyor. Yoga duruşları ise aslında günlük yaşantımızdaki bu pozitif düşünme gücümüzü, iyi olana odaklanma ve sabır ile ilgili beden ve zihin farkındalığımızı arttırıyor.

Yoga ile daha mutlu bir hayatınız olabilir

Eğer siz de negatif döngülerden kurtulamıyor ve hayatınızın kontrolünü kaybettiğinizi hissediyorsanız yoga ile tanışın, ve hayatınızdaki negatifleri pozitife dönüştürmeye odaklanın. Pozitif ve güzel olan herşey bir düşünce kadar yakınınızda.

İlginizi çekebilecek diğer yazılar:

Uykusuzluk probleminden kurtulmanıza yardımcı olacak 10 basit yoga pozu

Yoga ile ön yargılardan arınmış bir ‘’siz’’ yaratmak için öneriler

Kendinize giden yolda, yılın farklı zamanlarında Hindistan yoga tatilini yapabileceğiniz yerler

Pınar Özeken (Ulus): 2007 yılında Boğaziçi Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik bölümü ile Kimya bölümlerini bitirdi. Aynı üniversitede Biyomedikal Mühendisliği ve İspanya Pompeu Fabra üniversitesinde master derecelerini aldı. Özellikle 2011’den bu yana moda ile ilgili çalışmalara ağırlık verdi ve hala moda üzerine yazı dizileri, farklı moda kaynaklarında yayınlanmaktadır. Yoga eğitmeni olma yolunda ilerleyen Pınar, bir Arjantin Tango aşığı. Gerçek tutkularından bir diğeri ise seyahat etmek."Dünya üzerinde ayak basılmadık toprak kalmasın" mottosu ile dünyayı dolaşmaya devam ediyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale