X

Kararsızlık yaşıyorsanız çözüm rüyanızda: “Ne istediğimi görüyor, duyuyor, hissediyorum.”

Ne istediğimizi, ne istemediğimizi bize bildiren bir bilinçaltına sahibiz. Bazen istemediğimiz durumlar yaşadığımızda ya da istemediğimiz durumları rüyalarımızda gördüğümüzde, neyi istemediğimizi daha net anlarız. Belirsizlikler ve kararsızlıklar yaşıyorsak, uykuya yatmadan önce “Ne istediğimi görüyor, duyuyor, hissediyorum” cümlesini söyleyerek yatabiliriz.

Ne istediğinizi bilmeye karar vermeniz ve kendinize bu yönde telkin vermeniz, süreci ve eşzamanlılıkları artırır. İstekli ve kararlı olursak, yoğun bir şekilde hem uykuda hem uyanık hayatımızda rehberler, bilgiler akmaya başlar. Uykuya yatmadan önce bilinçli bir şekilde farkındalık oluşturursak, bedenimiz ve ruhumuz bize destek verir. Niyetimizi ederken, kendimize karşı samimi olmak, kararlı bir ses tonuyla telkini tekrar etmek ve istekli olmak bizim anahtarımız olacaktır.

Daha önce deneyimlemediğimiz bir isteğimiz varsa, ona inanmamak, inanmaktan daha kolay olabilir. İnanmadığımızda etrafa yaydığımız frekans da bu yöndedir. Bu frekanslar da bize isteğimizin tersi yönde deneyimler yaşatır. Bazen inanmamakla kalmaz, bir de isteğimizi yaşamak için çok çaba göstermemiz gerektiğini düşünürüz. Aslında bu sadece bizim inancımızda böyledir. Bu durumla ilgili çekirdek düşünceyi değiştirmek ya da kendimize uyumadan önce telkin vermek bizi şifalandırır: “İsteğimi kolaylıkla ve sağlıkla gerçekleştiriyorum” cümlesini uyumadan önce yukarıdaki gibi kendimize telkin verir gibi tekrar etmeliyiz.

Rüyamızda gördüğümüz semboller, senaryolar bizim sorumluluğumuzdur. Rüyalarımızda gördüğümüz hayallerimiz, aklımızdan geçen düşünceler bilinçaltımızın ürünleri olduğu için bizim kendi seçtiğimiz eylemler olduğunu, kendi seçimlerimizden oluştuğunu anlayabiliriz. Kendimizden gizlediğimiz, kendi sırlarımızı, kaçtıklarımızı kendi kendimize rüyalarda ortaya çıkarırız.

Eğer rüyamızda, bize uymayan, bizden uzak eylemler ve duygularda kendimizi görüyorsak, uyanık yaşantımızda amacımıza uygun olmayan davranış ve duyguların içinde yaşıyoruzdur. Günlük hayatımızda düşüncelerimizin çok farkına varamayabiliriz. Düşünce harekete geçip, eyleme dönüştüğünde farkında olma ihtimalimiz daha yüksek olur. Deneyim olduğunda, onu yeniden programlamak ise, diğer formlara göre daha zordur. Rüyalarda iç dünyamızda neler olduğunu deneyim olmadan da anlamak mümkündür. Rüyamızda gördüklerimizin sorumluluğunu alarak, deneyime dönüşmeden çözümlersek, değiştirmek, yeniden programlamak çok daha kolay olur.

Herkese farkındalıklı rüyalar diliyorum.

Rüyalarınızı yorumlatmak ve rüyalarınızın rehberliğinde ilerlemek konusunda destek almak isterseniznefesleterapi@hotmail.com mail adresinden detaylı bilgi alabilir, Instagramnefesleterapi@hotmail.com  ve Facebook hesaplarını takip edebilir, sorularınız için benimle iletişime geçebilirsiniz.

İlginizi çekebilir: Rüyalarınızı hatırlamamanız da size bir şey anlatıyor

Serap Özdağ: 06 Temmuz 1978 tarihinde İstanbul’da doğdu. 2000 yılında Ankara Üniversitesi Kimya Mühendisliğinden mezun oldu. Uzun yıllar ilaç sektöründe çalıştı. İnsanların bedensel sağlığı üzerine çalışırken, diğer taraftan ruh sağlıklarıyla yakından ilgilenmeye başladı. İlgisi önce kişisel gelişim konuları ile ilgili kitap okumakla başlarken, sonraları konuyla ilgili birçok seminere katılmakla devam etti. Merakı artarak devam ettiği için kariyerini bu yönde devam ettirmeye karar verdi. Işık Elçi Akademi’den Spritüel Yaşam Danışmanlığı eğitimi aldı. Aynı zamanda yine aynı kurumdan NLP Uygulayıcılık Eğitimi, Reiki Master, Rüya Analizi Eğitimlerini almış ve aktif olarak danışanlarına uygulamaya başlamıştır. Nefes Okulu’ndan Mustafa Kartal eğitmenliğinde Sertifikalı Nefes Koçluğu, Sertifikalı Holoterapi Eğitmenliği ve Sertifikalı Çocuk Nefes Koçluğu programlarını başarıyla tamamlamıştır. Nefes Okulu bünyesinde bireylere, kurumlara, diğer gruplara Doğru Nefes Alma Eğitimi, Holoterapi Çalışmaları, Nefes Teknikleri Atölyeleri ve çocuklar için Çocuk Nefes Atölyeleri düzenlemektedir. Aynı zamanda Yaşam Koçluğu çalışmalarını kapsayan farkındalık seminerleri, Meditasyonlar içerikli grup ve bireysel çalışmaları düzenlemekte, uzmanlık alanlarında seminerler vermeye devam etmektedir.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.



Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.





i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale