X

Gölge yanınızı keşfetmek ve kendinizle yüzleşmek için 5 neden

İnsanın kendi hayatını aydınlatması, başına gelenlere olumlu yaklaşması veya başkaları tarafından takdir edilmesi muhteşem duygular. Ancak bu duygular belki de günümüzün popüler kültür ortamında fazla abartılıyor. Aslında tüm bunları sağlamak için insanın önce kendi içindeki “karanlık tarafla” yüzleşmesi, iletişime geçmesi gerekiyor. Bu karanlık tarafa gölge de diyebiliriz. Gölge yanınızı keşfetmek size pek çok fayda sağlar…

İnsanın “karanlık tarafı” veya Jung psikolojisine göre “gölgesi” aslında, görmek istemediği tarafları ifade eder. Acılar, kasvetli hikayeler, utanma, geçmişten gelen yaralar, kendine ait olmayan parçalar… Hepimizin içgüdüleri, son derece anlaşılabilir bir şekilde bu karanlık taraflardan kaçar. Üstelik birçoğumuz bunu yaparken ne kadar büyük bir yanılgı içine düştüğünün farkına varmaz.

İnsanın karanlık taraflarıyla yüzleşmesi, tanışması, gerçek mutluluğu bulma şansını artırır. Karanlık ve aydınlık, düz bir çizginin iki zıt ucu gibidir. Bu yüzden karanlık tarafı kabullenmek demek, gerçekten aydınlıkta olduğunuz anlamına gelir. Ancak bunun o kadar kolay anlaşılır ve yüzeysel bir şey olduğunu düşünmeyin. İnsanın kendi karanlık taraflarını tanıması, aslında öğrenilen ve sürekli geliştirilen bir şey.

İlginizi çekebilir: Korku ve anksiyetinizi yenmek için en doğru adım: Yüzleşme

İşte karanlık taraflarınızla barışmanız için 5 neden…

1. Kendinizi tamamlanmış hissedersiniz

İnsanlığınızın tüm özellikleriyle karşılaşabilmek için kendinize izin verdiğiniz zaman, kendinize has ve sizi tatmin eden bir deneyim kazanmış olursunuz. Karmaşık yanlarınızın ne kadar çok olduğunu görmek, size mutluluk vermeye başlar.

2. Farkındalığınız artar

Farkındalık ve bilinçli olma halini, aslında rahatsız edici duygularınız ve düşünceleriniz üzerine çalışıp bunları tolere etmeye başladıkça şekillenecek kaslar olarak düşünün. Bilinçli farkındalık egzersizleri, beynin ön kısmındaki frontal korteksi etkiler. Bu bölge de beyindeki muhakeme yeteneğinin en yoğun olduğu bölgedir.

3. İlişkileriniz gelişir

Bizim farkında olmadığımız veya olmak istemediğimiz şeyler, başka insanların dikkatini çekebilir. Oysa karanlık taraflarınızı tanıdıkça, etrafınızdaki kişilere karşı “sizin olanın” hangisi olduğunu kolayca anlatabilir ve daha sağlıklı iletişim kurabilirsiniz.

İlginizi çekebilir: Kimi ne ile yargılıyorsan kendine itiraf et; o “sensin”Kimi ne ile yargılıyorsan kendine itiraf et;

4. Sağlığınız iyiye gider

Kendinizle ilgili bilmek istemediğiniz veya öğrenmekten korktuğunuz her ne ise, o şey var olmaya devam edecek. Vücudunuz bu durumun yarattığı stresi başka şeylere aktarmak için yaratıcı çözümler sunar; baş ağrısı, omuzlarda gerilim, kanamalı ülser veya daha ciddi sağlık sorunları gibi… Beden ve zihin birbirinden ayrı düşünülemez. Zihninizi meşgul eden ve o kimselere söylemek istemediğiniz şeylere dokundukça, bedeniniz yumuşamaya ve yeniden hayat dolu olmaya başlar.

5. Dönüşürsünüz

İnsanın kendi karanlık taraflarıyla yüzleşmesi, içsel bir kapasite gerektirir. Sizi çocuk veya ergen olmaktan çıkarır, bilinçli bir yetişkin olmanızı sağlar. Bu yüzden karanlık taraflarınızla yüzleşmek, olgunlaşmanıza ve kişisel gelişiminiz açısından önemli bir adım atmanıza vesile olur.

Bir daha tek başınıza bir yerde otururken, aklınızı tırmalayan, sizi düşündüren bir şey olduğunu düşünürseniz, ekrana bakmak veya kendinizi başka şeylerle oyalamak yerine içinizdeki karanlık yönlerle tanışmayı deneyin.

Kaynak
MindBodyGreen
Zenhabits

İlginizi çekebilir: Gölge yanınla yüzleş: Carl Jung’un analitik psikolojisi

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale