X

Kanser hastası çocukları gülümseten kahraman hemşireler

The Magic Yarn Project kanserli çocuklara umut aşılıyor

Çocukluk kural tanımaz; zorluk ve hastalık nedir bilmez. Çünkü bir çocuk, savaşın ortasında da kalsa, ölümcül bir hastalığın pençesinde yaşam mücadelesi de verse hayal kurmaktan ve oyunlar oynamaktan asla vazgeçmez. İşte çalıştıkları onkoloji kliniğindeki çocuk hastaların bu yönünü fark eden hemşireler Holly Christensen ve Bree Hitchcock, bu küçük savaşçıların yüzlerini güldürecek paha biçilmez bir fikre imza attılar.

Çocuklar neşeli peruklarıyla çok mutlular

Minik hayatlara sihirli dokunuşlar

The Magic Yarn (Sihirli İplik) adını verdikleri projeleri kapsamında, kemoterapi gören ve bu yüzden saçlarını kaybeden kız çocuklarına tam da hayal ettikleri gibi “fantastik” peruklar hazırlıyorlar. Bildiğimiz örgü ipleri ile hazırlanan bu peruklar, klasik peruklardan epeyce farklı. Çünkü The Magic Yarn Project’in hazırladığı bu peruklar sayesinde çocuklar sadece giden saçlarını yerine koymuş olmuyorlar; aynı zamanda en sevdikleri Disney prensesi ya da animasyon film karakteri gibi hissedebiliyorlar! Üstelik yumuşak bir materyalle hazırlanan bu peruklar, çocukların tedaviden ötürü hassaslaşan cildiyle de son derece uyumlu.

Tüm dünyadan destek alıyorlar

American Cancer Society verilerine göre sadece Amerika’da, bu yıl kanserden etkilenen 15 yaş altı hastaların sayısı 10.000’in üzerinde olduğu belirtiliyor. Böylesine ciddi bir istatistiğin varlığından çok etkilenen kahraman hemşireler Holly ve Bree, bu işi tamamen karşılıksız ve çocuklara fayda sağlama amacıyla yapıyorlar ve kurdukları oluşum yüzlerce gönüllüsü olan bir vakıfa dönüşmek üzere! Tasarladıkları muhteşem perukları hazırlarken kullandıkları malzemeleri temin etmek ve projelerini daha iyi tanıtarak daha çok çocuğa ulaşabilmek için Gofundme.com üzerinden bağış toplamaya başlayan kahraman hemşirelere destek vermek için siz de harekete geçebilirsiniz!

 

Kaynak: Upworthy.com

 

İlginizi çekebilecek diğer yazılar:

Evcil hayvan sahiplenme ve hayatınızda değiştireceği 5 şey

Engelleri aşarken engel kabul etmeyen bir savaşçı: Ebru Bulgurcu

İkramiye garantili piyango bileti: İyilik

 

 

 

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale