X

Kama Sutra seks pozisyonları mimari çizimlerle buluşuyor: Archisutra

Doğadan ve insandan ilham alan tasarımlar eski çağlardan beri birçok tasarımcının ve mimarın odak noktasında. Ancak size bu yazıda bahsedeceğimiz ilginç proje, bu sefer insan deneyimine mizahi bir üslupla mimari dokunuşlar yapmayı deneyen Londra’lı mimar Miguel Bolivar’ın Archisutra isimli yaratıcı ve esprili kitabıyla ilgili. Bolivar, kitabında çeşitli seks pozisyonlarının açıklamalı ve ölçeklendirilmiş çizimlerine yer vermiş.

Archisutra, ‘architecture’ ve ‘sutra’ kelimelerinden türetilmiş. Architecture, mimarlık kelimesinin İngilizce’si. Kama Sutra ise, antik Hint kültüründen günümüze kadar gelmiş olan ve hem Batı hem de Doğu kültüründe hala popülerliğini koruyan bir cinsellik öğretisi. (Günümüzde özellikle cinsel ilişkiden alınan zevki doruk noktasına çıkaran birbirinden farklı ve yaratıcı yüzlerce seks pozisyonuyla popüler olan Kama Sutra öğretisiyle ilgili daha detaylı bilgi edinmek için “Kama Sutra” seks pozisyonları yazımızı inceleyebilirsiniz).

Archisutra’da yer alan çizimlerin ve illüstrasyonların tamamı dünyaca ünlü ikonik binalardan ve ünlü tasarımcıların hazırladığı mobilyalardan ilham alınarak hazırlanmış. İki senelik bir çalışmanın ürünü olan projenin yaratıcısı Bolivar, Archisutra’nın ‘Seks nasıl tasarlanabilir?’ sorusuna odaklandığını söylüyor. Bolivar’ın kitap yazma fikri, kadın bir çalışma arkadaşının erkek müşterisine evinin dizaynı konusunda danışmanlık verirken yaşadığı bir deneyimle ortaya çıkmış. Çalışma arkadaşı, erkek müşterisinin yatak odasının kapısına kilit yaptırmak istemesi karşısında aklından geçen, tasarladığı binada birilerinin seks yapacak olması fikrinin onu oldukça utandırdığını Bolivar’la paylaşmış. Çalışma arkadaşının bu ilginç tepkisi karşısında oldukça şaşıran Bolivar, mimari projeleri tasarlarken insanın en temel ihtiyaçlarından biri olan cinselliğin ne kadar geri planda bırakıldığına dikkat çekmek için bu çizimleri yapmaya ve kitap haline getirmeye karar vermiş.

Bolivar çizimlerinde Leonardo da Vinci’nin ve Le Corbusier’in eserlerinden ilham almış. Özellikle de Vinci’nin MS 400’lü yıllarda Vitruvius’un yazdıklarına dayanarak oluşturduğu, mükemmel insan vücudunu tasvir eden çizimi ‘Vitruvian Man’ ve Le Corbusier’in yine Vitruvius’un çalışmalarından esinlenerek oluşturduğu standart insan figürü olan ‘The Modulor’ Bolivar’ın çizimlerine ilham vermiş. Bolivar, mimari tasarım sürecinde insan yaşamının baz alınması gerektiği fikrini harekete geçirdikleri için da Vinci ve Le Corbusier’in çalışmalarından ilham aldığını belirtiyor.

Bolivar’ın çalışmaları dışında Kama sutra ve mimarlığı bir araya getiren başka projeler de var. Örneğin 2015 yılında illüstratör Federico Babina da kendi tasarım anlayışını ve stilini yansıttığı, Kama Sutra seks pozisyonlarını binalarla tasvir ettiği bir sanat projesiyle adından söz ettirmişti.

Kaynaklar:
Dezeen
Archinect

 

İlginizi çekebilir: Mindful seks: Bilinçli farkındalıkla zihni arındırıp cinsel hazzı doruklarda yaşamak

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale