X

Kahvaltı yapmalı mı, yapmamalı mı: Cevap bedeninizde gizli

Geçtiğimiz hafta Dr. Öz’ün açıklamalarından sonra kahvaltı konusu gündemimize oturdu. Bir taraftan “kahvaltı yapalım” diyenler diğer taraftan “kahvaltı gereksiz, yapmasak da olur” diyenler… Eğer senin de bu konuda kafan karıştıysa hadi gel beraber bakalım kahvaltı meselesine.

Öncelikle şunu söylemeliyim ki; herkes için geçerli tek bir beslenme programı, beslenme durumu veya diyet listesi maalesef mümkün değil. Diyelim ki 5 kardeşsiniz, yaşlarınız, cinsiyetleriniz, birçok özelliğiniz farklı. Tişört alacakken “beşimizin ortalaması 38 beden, o zaman hepimize 38 beden alalım” der misiniz? Ya da 38 beden bir tişört hepinizde aynı durur mu? Elbette hayır, o zaman tek bir beslenme durumunu/doğrusunu/yanlışını toplumun tamamına nasıl genelleyebiliriz?

Kahvaltı günün en önemli öğünü mü?

Kahvaltı günün en en en önemli öğünü müdür bilemem ama önemli öğünlerinden biri olduğu kesin ve bu durum da kişiden kişiye göre değişir. Aynı şey günün diğer öğünleri için de geçerli. Gün içinde yaptığın bütün tüketimlerin önemi tamamen sana ve bedeninin ihtiyaçlarına göre değişir.

Kahvaltı yapmak sağlıklı mı?

Bu sorunun cevabı da kahvaltıda neler tükettiğine göre DEĞİŞİR. Eğer Amerikalılar gibi sadece bol yağlı bacon, fazlasıyla yumurta, pancake, waffle ve bol basit şeker dolu bir kahvaltı yapıyorsan, kahvaltı senin için zararlı olabilir. Ama eğer ihtiyacın kadar yumurtanı, peynirini, sebzeni ve tahılını tüketiyorsan kahvaltı senin için sağlıklı! Üstelik bu konuda yapılan birçok çalışma var. Güne kahvaltıyla başlayan bireylerin kilo yönetiminde ve kilo kaybında daha başarılı olduğunu gösteren çalışmaların yanı sıra, kahvaltının sağlık faydalarına odaklananların sayısı da oldukça fazla.

Mesela geçtiğimiz yıl Amerikan Kardiyoloji Koleji’nde yapılan çalışma, günlük beslenme düzeninde kahvaltıyı atlamanın kalp-damar hastalıklarına yakalanma riskini artırdığını söylüyor.

Çalışmada bireyler yüksek enerjili kahvaltı tüketenler, düşük enerjili kahvaltı tüketenler ve kahvaltıyı atlayanlar olarak üç gruba ayrılmış. Çalışma sonucunda, yüksek enerjili kahvaltı tüketenlerin, kahvaltıyı atlayan veya düşük enerjili kahvaltılı tüketen bireylere kıyasla daha sağlıklı damar yapısına sahip olduğu bulunmuş.

Kahvaltı yapmak zorunda mıyız?

DEĞİŞİR, eğer büyüme ve gelişme çağındaysan, okul dönemindeysen, gebe veya emziren anneysen bence yapman gerekli! Düzenli öğün yapmanı gerektirecek herhangi bir sağlık sorunun varsa kahvaltı yapman gerekli! Özellikle adölesanlarda ve okul çağı çocuklarında yapılan çalışmalar, kahvaltının okul başarısını, bilişsel performansı ve odaklanmayı artırdığını söylüyor.

Eğer sağlıklı bir yetişkinsen ve zaten oldum olası kahvaltı alışkanlığın yoksa, sadece daha sağlıklı olabilmek adına alışmadığın ve sürüdüremeyeceğin bir düzeni hayatına sokmana ve her sabah krallara layık bir kahvaltı yapmana gerek yok, uygun bir alternatif bulunabilir.

Kısacası her konuda olduğu gibi bu konuda da kesin bir yargı yok. Kahvaltının da, akşam yemeğinin de, öğle yemeğinin de senin için, bedenin için gerekli olup olmadığını, saat kaçta yemen gerektiğini, saat kaçta yememen gerektiğini ve hatta neleri tüketip neleri tüketmemen gerektiğini bedenin sana zaten söylüyor.

Tek yapman gereken değişen beslenme trendleri yerine bedenini dinlemek…

İlginizi çekebilir: Sınırlayıcı, yasaklayıcı beslenme programları ‘out’: En doğru beslenme programı, gerçekçi ve sürdürülebilir beslenme programı

Betül Karakuş: 2014 yılında Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü’nden şeref öğrencisi olarak mezun oldu. Üniversite eğitimi süresince, Hacettepe Üniversitesi Erişkin Hastanesi onkoloji, nutrisyon destek, poliklinik ve dahiliye bölümlerinde ve Özel Ankara Güven Hastanesi’nde yetişkin beslenmesi üzerine; Hacettepe Üniversitesi İhsan Doğramacı Çocuk Hastanesi’nde çocuk beslenmesi üzerine; T.C. Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği ve Hacettepe Üniversitesi Hastaneleri mutfağında kurum beslenmesi üzerine stajlarını başarıyla tamamladı. Diyabet diyetisyenliği, kardiyoloji diyetisyenliği, sporcu diyetisyenliği kursları başta olmak üzere bir çok eğitim ve kurs programına katıldı. Nisan 2014 tarihinden itibaren Mezura Kliniği’nde diyetisyen olarak çalışmaya başlayan Betül Karakuş; Mezura’nın wellness çalışmalarının yönetimi ve koordinasyonundan sorumludur. Ayrıca Mezura Kliniği’nde hasta tedavi ve eğitimi konularında, bilimsel yayın takip ve uygulama geliştirme konularında Uzm. Dyt Dilara Koçak’a yardımcı oluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale