X

Kadınlar kötü erkekleri sever gibi söylentileri unutun

“Tek ihtiyacın aşk”, “bir defa aldatan hep aldatır” gibi pek çok ilişkiye dair söylenti nesiller boyunca yayılır. Bunlar zararsız gibi görünseler de aslında aşka, cinsiyet rollerine ve sağlıklı ilişki için gerekli olan şeylere olumsuz etkileri vardır.

İlk görüşte aşk

Bazıları için çekicilik manyetik bir mıknatıs gibidir ve kişiyi anında çevreler. Ancak pek çok kişi için aşk, yavaşça yanan, zamanla ve duygusal bağlar güçlendikçe derinleşen bir şeydir. Araştırmalara göre ilk kimya uyumu güçlü olabilir ancak devamlı aşk paylaşılan deneyimler, güven ve büyüyen bağ ile oluşur. Pek çok insan kendini ilk başta çekici bulmadığı birisiyle bulur ve midedeki kelebekler o kişiyi tanıdıkça daha hareketli olurlar.

Karşıtlar birbirini çeker

Karşıtların birbirini çektiği ölçümü zor bir konudur çünkü ilk önce karşıt nedir onu belirlemek gerekir. Kariyer odaklı enerjik bir birey daha rahat birisini çekici bulabilir ama içe dönük birisi bir başka içe dönük birisini de çekici bulabilir. Uzun vadeli uyumluluk genelde paylaşılan değerlerdeki uyumluluk, yaşam hedefleri ve anlayışla oluşur. Farklar denge yaratabilirler ancak başarılı ilişkiler ortak zeminlerden beslenirler.

Tek ihtiyacın olan şey aşk

Aşk ve sevgi sağlıklı bir çift olmak için gereklidir ancak tek başına yeterli değildir. Güçlü bir duygusal bağ için güven, hesap verebilirlik ve açık iletişim de gerekir. Birisini derinden sevebiliriz ancak ihanet ve güvensizlik hisleriyle boğuşuyor da olabiliriz. Aşk ve tutku önemli olsa da, kalıcı ilişkiler devamlılık, bağlılık ve değer verilme hisleriyle tanımlanırlar.

Bir daha asla sevmeyeceğim

Kalp kırıkları bizi zamansız yakalayabilir, dünyamızı parçalayabilirler ve bu nedenle sadece bir tane gerçek ruh eşimiz olduğunu düşünebiliriz. Ayrıldıktan sonra hayatımız boyunca yalnız kalacağımıza inanabiliriz. Ancak aşk bir tane değildir ve ömür boyunca bir defa da yaşanmaz, o da bizim gibi evrim geçirir. Bağlanma hasarlarını atlatmak mümkündür. İlişkiler her zaman yaşamımızın gidişatına uymazlar ve arzu ile isteklerimiz de zamanla değişirler. Ayrılıktan sonra iyileşmek imkansız hissettirse de, zaman içerisinde duygusal gelişim ve refleksiyon ile kendimizi tekrar ilişkilere açık hale getirebiliriz.

Bütün iyiler kapılmış

Bu söylenti iyi ile kötü arasında açık bir ayrım olduğunun varsayılmasından kaynaklanır ancak insan doğası o kadar net değildir. İnsanlar karmaşık, deneyimle şekillenen, gelişen ve durumlara bağlı varlıklardır. Bu nedenle iyi bir insan bulmaya çalışmak yerine değerleri, eforu ve duygusal yoğunluğu bize uyan birisini bulmak gerekir.

Bir defa aldatan hep aldatır

Bazı insanlar tekrar tekrar aldatabilseler de, aldatma her zaman devamlı olmaz. Farklı ilişkilerde farklı kişiler oluruz ve belli dinamikler sinir sistemimiz ile savunma mekanizmalarımız farklı şekilde tetiklenirler. İnsanlar zamanla olgunlaşır ve değerlerini tekrar değerlendirirler. Bu değişim de kişinin önceliklerini ve bağlılığını değiştirebilir.

Tüm kadınlar kötü erkekleri sever

Popüler kültürde iyi kızın isyankar, duygusal olarak yoksun bir kötü çocuğu sevdiği efsanesi vardır ancak bu stereotipler gerçek hayatta daha karmaşıklardır. Seçtiğimiz partnerler genellikle kendimize karşı öz sevgimizi, öz değerimizi ve nasıl muamele edilmek istediğimizi yansıtırlar. Bakıcılarının ihmalkar, duygusal olarak yoksun veya istismarcı olduğu evlerde büyüyenler bunları kendi ilişkilerine de taşırlar. Bazı kadınlar risk alanları ve kural bozanları tercih etseler de, pek çok kadın hatalarının sorumluluğunu alan, iyi iletişim kuran ve normlara uyan erkekleri tercih eder.

Benzer şekilde toksik maskülinitede de erkeklerin geleneksel, itaatkar kadınları tercih ettikleri fikri vardır ancak pek çok erkek bağımsız, kariyer odaklı kadınları tercih eder. “O sana bakmaz” gibi şeyler de söylentidir çünkü ilişkiler böyle belirlenmezler ve aslında ortak saygı ve uyumluluğun bir yansımasıdırlar.

İlkini asla unutamazsın

İlk aşk veya ilk öpücüğün unutulmaz olduğu genelde fazla romantize edilir. Bazıları bu anıların kutsal olduğunu düşünse de, bazıları için de garip ve deneysel anlardır. İlkimize karşı duygusal bağımız değişkendir. Bazıları nostalji hissederken, bazıları düşünmek bile istemez ve bazıları hatırlamaz bile.

Kadınlar için son hedef evliliktir

Pek çok kadın evlilikle veya çocuk yapmakla ilgilenmez, hatta ilişki bile istemez. Kariyerini ve kişisel gelişimini öncelik haline getiren çok kadın vardır. Kadınların her zaman bakım veren olduğunu söyleyen veya ev işlerine odaklanmaları gerektiğini söyleyen toksik ve katı cinsiyet rolleri görüşü, modern ilişkileri yansıtmaktan uzaktır. Teklif almayı bekleyen çok erkek vardır ve erkekler de ev işleri, çocuk bakımı gibi şeylerle ilgilenirler.

Erkeklerin bağlanma sorunları vardır

Bazı erkekler evliliğe mesafeli olup yalnız kalmak isteyebilirler ancak bu kadınlar için de geçerli. Kültürel anlatılar genellikle erkeklerin bağlanmak istemediklerini söylerler ancak pek çok erkek aktif şekilde dengeli ve uzun vadeli bir ilişki arıyor ve aile yaşamında anlam buluyor. Dolayısıyla bağlılık bir cinsiyet özelliği değil, kişisel tercihtir.

Herkesin bir eşi vardır

İlişkiler enerji, zaman ve efor isterler ve kişinin öz farkındalığı üzerine şekillenirler. Herkes ilişkilere uygun değildir ve olmak da istemez. İlişkiye uygun olmak evrensel bir standart değildir. Bunun için emek, ilgi ve yapılacak şeyleri yapmaya dair istek gereklidir ve bu kolay değildir. Bu işi bir başkası bizim için yapamaz ve bu nedenle bu konuda enerji harcamak istemezseniz eşiniz de olmaz.

Bakmayı bıraktığında onu bulacaksın

Aşk onu beklemediğiniz anda gelir ama yine de çöpçatan uygulamanızı da silmeyin. Kendinizi ortaya koymaz ve potansiyel partnerleriniz ile aktif olarak etkileşime geçmezseniz, hiç bir şey olmaz.

Uzun vadeli ilişkilere dair hikayeler o kadar çok tekrar edilirler ki artık fazla basit hale gelmiş genellemeler haline gelirler ve bu da bağ kurma yetimizi sınırlandırabilir. Çöpçatanlığa dair efsanelerde biraz doğruluk payı olabilir ancak her gerçek ilişkideki karmaşıklık ve nüansları gözden kaçırırlar. Her çift özeldir, katmanlıdır, karmaşıktır ve devamlı evrim geçirir.

Kaynak: psychologytoday

İlginizi çekebilir: Ayrılmak istediğinizi eşinize nasıl söyleyebilirsiniz?

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale