X

Joseph Pilates’in en ünlü 10 sözü ve ardındaki felsefe: Bölüm 2

Yazının ilk bölümüne Joseph Pilates’in en ünlü 10 sözü ve ardındaki felsefe: Bölüm 1 linki üzerinden ulaşabilirsiniz. 

6. ” İyi tasarlanmış, doğru ve dengeli sıralamayla uygulanan birkaç hareket, saatlerce yapılan yarım yamalak egzersizlerle ve zorlama esneme hareketlerine eşdeğerdir.”

Joseph Pilates, bu sözüyle antrenman yapacak bireyin yaşı, hareket geçmişi ve kabiliyeti gibi önemli ayrıntılar hesaba katılmadan yapılan zorlama egzersiz yöntemlerinin yararından çok zararına vurgu yapmıştır. Bununla birlikte dengeli ve merkez odaklı egzersizlerin niceliğinden çok niteliğinin göz önünde bulundurulması gerektiğini ifade ediyor. Mevcut futbol, basketbol vb. gibi büyük spor kulüplerinin oyuncularının antrenman sistemleri içerisine pilatesi dahil etmeye başlaması da tesadüf olmasa gerek.

7. “Nefes, yaşamın ilk ve son eylemidir. Hayatımız buna bağlı.”

Joseph Pilates, kan basıncını dengelemek, gergin kasları esnetmek ve postürümüzü dikleştirmeye yardımcı kasları harekete geçirmek için bazı nefes alma tekniklerini kendi metodunda oldukça fazla kullanmıştır. Doğru nefes aldığınızda organlarınıza oksijen taşıyan kalbiniz daha az yorulur, stresle başa çıkmanız kolaylaşır, uyku kaliteniz artar ve birçok hastalığın da oluşumunun önüne geçebilirsiniz. Pilates egzersizlerinizde ideal olan burundan alınıp verilen nefesler olsa da ilk etapta bu yöntem sizi zorlarsa burundan alıp ağızdan verme yöntemini kullanabilir, nefes alma kapasiteniz arttıkça da ideal yönteme geçiş için kendinize alan açmayı deneyimleyebilirsiniz.

8. “Kontroloji, yalnızca şişkin kaslar üretmek için tasarlanmış gelişigüzel egzersizler sistemi değildir.”

Joseph Pilates bu sözüyle uyguladığı kontroloji sisteminin vücut geliştirmeyle değil, sağlıklı yaşam ile ilgili kısmına dikkat çekmiştir. Pilates’i fitness, body building gibi egzersizlerden ayıran en önemli özellik, büyük kas grupları yerine ince ve derin kas gruplarını çalıştırmasıdır. Çok daha yavaş ve konsantrasyonla, derin kas gruplarını aktifleştirmeyi amaçlar. Derin kas grupları çalıştırılmadan sadece büyük kas grupları çalıştırıldığında vücutta dengesizlikler ve sakatlıklar ortaya çıkabilir. Ancak pilatesle merkez (core) bölge kasları ve omurga etrafındaki derin kaslar çalıştığında omurganız dik ve güçlü hale gelir. Bu da sağlık demektir.

9. “Egzersiz yaptığınız her seferde doğru harekete odaklanın, aksi halde bunları uygunsuz bir şekilde yapar ve böylece tüm hayati faydaları kaybedersiniz.”

Joseph Pilates, omurga sağlımızı tekrardan kazanmak için doğru hareketlerin seçilmesinin öneminden bahsediyor. Hareketsizlik ve alıştığınız duruş bozukluğunun önüne geçmek adına kas hafızasının düzenli uygulanacak doğru hareketlerle yeniden inşa edilmesini sağlamalısınız. Zaman içinde de bu kas hafızası hayatınızın bir parçası olarak tekrar otomatikleşerek sizi ideal postüre getirerek hayatınızda dengeyi yansıtacaktır. Vücudunuz bilinçli bir şekilde ve uğraş gerektirmeden kambur durmak yerine kendi doğası olan dik durmayı amaç edinecektir.

10. “Medeniyet fiziksel zindeliği bozar.”

Teknoloji sayesinde modern yaşamın bize sunduğu bazı avantajların- bilgisayar, tablet, telefon kullanımı, merdiven yerine asansör kullanımı, kısa mesafe yürüyüşler yerine araba kullanımı gibi- duruş ve kan dolaşımı üzerindeki negatif etkileri tartışılamaz. Bu etkilerin farkına vararak Joseph Pilates’in neredeyse 100 yıllık yöntemini modern yaşamınızın bir parçası haline getirerek ivmeyi terse çevirmenin elinizde olduğunu görün ve harekete geçin.

İlginizi çekebilir: Joseph Pilates’in en ünlü 10 sözü ve ardındaki felsefe: Bölüm 1

Tulya Türgen Fırat: 2006 Koç Üniversitesi Matematik Bölümü mezunuyum. Mezuniyet sonrası 7 yıl analitik yönümü kullanarak kurumsal hayatıma finans sektöründe yön verdim. Sonraki 10 yıl içerisindeyse fiziksel ve duygusal yönlerimi daha fazla kullandığım, bedenimin beni davet ettiği bambaşka bir serüvene çıkıp topuklu ayakkabılarımdan vazgeçerek kendi pilates stüdyomda spor ayakkabılarımla pilates eğitmenliği yapıyorum. İçimdeki kendimi bulma yolcuğuysa beni aynı zamanda birçok kişisel gelişim eğitimi almaya yönlendirdi. Bedenim kadar ruhumu geliştirme yolculuğunda Mindfulness felsefesini derinlemesine anlayabilmek adına ICF onaylı Breathing Mind akademisinde Minfulness Koçluk eğitimlerimi tamamladım. Hedefim, tüm bilgi ve deneyimlerimi dokunduğum herkese aktarıp, kolektif bir bilinç oluşturmak ve her birimizin içindeki ışığı bulmasına yardımcı olmak.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale