X

İyisiyle, kötüsüyle stres: Stres gerçekten zararlı mı?

Günümüzde, nedeni bulunamayan ya da fiziksel bir anomaliye bağlanamayan baş ağrısı, uykusuzluk, ülser gibi rahatsızlıkların kaynağının stres olduğunu söylemek alışkanlık haline gelmiş olabilir. Ancak, stresin zararlı olduğuna dair yaygın kanının aksine, iyisi ve kötüsü olduğunu unutmamak gerek.

Daha önce bir yazımızda da bahsettiğimiz gibi, iyi (olumlu) stres kişinin büyümesine, başarıya ulaşmasına ve yeni beceriler kazanmasına yardımcı oluyor. Aile ve Toplum Sağlığı üzerine çalışmalarını sürdüren Dr. Thomas Sult’ın stresi kendi yararımıza kullanmakla ilgili tüyolarını siz Uplifers okurları için inceledik.

İyi stres, işleri yetiştirmeye yarayabilir

Bir işi olabildiğince öteleyip, son dakikada büyük bir konsantrasyon ve hızla bitiriverdiğiniz oldu mu? Endişeden soğuk terler dökerek başında oturmanız gerekse bile, işin yetişmeyeceğinden ötürü duyduğunuz stres size bu odaklanmayı sağlıyor. Çünkü belli bir miktarda stres, hedeflerimize ulaşmamızda bize gereken itici gücü sağlamakta büyük rol oynuyor.

Stres; beynimizde dur, savaş ya da kaç tepkisi oluşturan bir olay yaşadığımızda ortaya çıkar. İlk olarak yarattığı değişiklik, odaklanmanın artmasıdır. Acil bir durumda hızlı kararlar verip vücudumuzun elverdiğini sandığımızdan daha hızlı koşmamız ya da daha ağır yükleri kaldırmamız, veya bir sunum sırasında en zor sorulara yanıt verebilmemiz stres sayesinde gerçekleşir.

Ayrıca, stresin hastalıklarla savaşmada faydalı olduğu Stanford Üniversitesi’nde yapılan bir çalışmayla kanıtlandı. Araştırmanın sonuçlarına göre stres, vücudun bağışıklığını güçledirmede ve ameliyat, kanser, enfeksiyon gibi önemli rahatsızlıklarla başa çıkmada önemli role sahip.

Stres – performans ilişkisi

Her şey gibi, stresin de fazlası insana zarar veriyor. Kronik stres uzun süreli bir kaygı bozukluğu yaratarak uyku problemleri, depresyon, şişmanlama, hafızada ve bilişsel aktivitelerde bozukluklara sebep olabiliyor.

İngiliz kardiyolog Dr. Peter Nixon, bir İnsan Fonksiyon Eğrisi (Human Function Curve) geliştirerek iyi ve kötü stresin kişinin performansı üzerindeki etkisini görsel olarak ifade etti. Stres-Performans Eğrisi olarak da tanımlanabilecek grafiğe göre, herkese göre değişkenlik gösteren belli bir noktaya kadar stres, uyarıcı bir etki yaparak performansı arttırıyor. Bu noktadan sonra ise stresin artması, yorgunlukla başlayan ve çöküşe doğru ilerleyen bir performans azalmasına neden oluyor.

İyi stresi arttırmak için 3 öneri

Yaşamın püf noktası, yeterince iyi stres barındırırken, kötü stresi olabildiğince azaltmak. İleri Tıp merkezlerinden Meno Kliniği, fiziksel ve ruhsal olarak yararlı iyi stresi arttırmak için çok basit 3 öğütte bulunuyor:

1. Egzersiz yapmak: Spor yapmak, bağışıklık sistemini uyaran endorfin hormonunun salgılanmasına ve kötü stresin azalmasına yardımcı oluyor.

2. Pozitif olmak: Araştırmalar, olumlu bir bakış açısına sahip insanlarda olumlu stresin daha yüksek miktarda görüldüğünü gösteriyor.

3. Tek bir işe odaklanmak: Son zamanlarda yapılan pek çok araştırmanın desteklediği üzere, aynı anda birden fazla işi yapmaya çalışmak (multitasking), stresin olumsuz yönde artmasına ve başarma hissiyle gelen rahatlamanın azalmasına sebep oluyor.

Kaynaklar

Whole9

Meno Clinic 

Sınırsız Yaşam

Şule Kulein: Lisede “yapabildiği için” sayısal bölümü seçti ve Boğaziçi Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü’ne girdi. Üniversitede katıldığı Mühendislik Kulübü’nün dergisi StepS’e aşık olduğunda, içine sözelci kaçmış bir sayısalcı olduğunu fark etti. Yazım kuralları konusunda etrafındakileri itinayla delirten Şule, 2 yıl boyunca StepS’in editörlüğünü yaptı, üniversitede ve sonrasında okul ve şirket dergileri ile çeşitli bloglara yazılar yazdı. Seyahat etmeyi, okumayı, öğrenmeyi seviyor. Basılı materyalin hastası, fakat çevrimiçi de fena durmuyor. Şule kendini bildi bileli yazıyordu; artık bir de Uplifers’ta yazıyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale