X

Yaşlandıkça değişeceksiniz; peki iyimserliğinize ne olacak?

“48 yaşından önce kötümser olan birisi çok fazla şey biliyordur, 48’inden sonra iyimserse eğer o zaman da çok az şey.” ― Mark Twain.

“Kötümser olmaktan çok uzağım. Aksine hayatta aldığım yaralara rağmen çok sevinçliyim.” Eugene O’Neill

İyimserlik; geleceği düşünmeyi, canlı bir şekilde hayal etmeyi ve bu düşünceler gerçek dışı ve taraflı olsa da onun getirilerinin olumlu olacağına dair tahminlerde bulunmayı gerektiren eşsiz bir yeti. İyimserlik, geleceğin bugünden daha iyi olacağı inancını anlatan olumlu bir bakış açısını anlatıyor. Nörobilim alanında uzman Profesör Tali Sharot bunu “zihinsel zaman yolculuğu” olarak adlandırıyor. Sosyal psikologlarsa bireyin iyimserliğini “geleceğe dair yaygın olumlu beklentiler” olarak tanımlıyor.

İlginizi çekebilir: 5 adımda öğrenilmiş iyimserlik

Gençken iyimser olmamız doğal bir durum. Çünkü insan gençken iş, ilişkiler, yeni keşifler ve başarılar önümüzdeyken fiziksel ve zihinsel durağanlık ya da gerileme sonsuza kadar uzaktaymış gibi görünür.

Yapılan araştırmalar sonucu iyimserliğin genel itibariyle yaşlandıkça azaldığı sonucuna ulaşılıyor.

Fakat sonra, yıllar geçtikçe, başka birinden ya da durumdan kaynaklı veya kendiliğinden gelişen olaylar sonucu zor zamanlar geçiririz. Bu zor zamanların şüphesiz iyimser yanımıza etkisi olacaktır. Yazar Mark Twain bu etkinin olumsuz olduğunu savunanlardan. Ona göre yaşımız ilerledikçe daha az iyimser olmaya başlarız. Öte yandan oyun yazarı Eugene O’Neill ise, yıllar geçtikçe merakımızın ve mizah yeteneğimizin artacağını ve bu şekilde gelecek umutlarımızın daha da güçlü hale geleceği görüşünde.

Yaşlanmanın iyimserliğe etkisi ne yönde?

Twain ve O’Neill iki zıt görüşü savunuyorlar. Öte yandan psikolojik araştırmalarda elde edilen güncel veriler, Twain’in görüşünü doğrular nitelikte. Yapılan çalışmalar, insanların yaşlandıkça geleceklerine dair daha az iyimser olduğunu ve hayatlarının her yıl daha da gerilemekte olduğunu düşündüklerini ortaya koyuyor. 2013 yılında Pychology and Aging dergisinde yayımlanan bir çalışmada araştırmacılar, en genciyle en yaşlısı arasında 11 yıl olan 11,131 Alman katılımcıyla çalıştılar. 10 puanlık bir tabloda genç katılımcılar gelecek yaşamlarının doyum düzeyini ortalama 7.27 olarak derecelendirirken, yaşça daha büyük olanlarda bu oran 6.14’e kadar düşüyor.

Yaşları 70 ile 104 arasında değişen kişilerin katılımının sağlandığı başka bir çalışmada ise yaşanan her bir yılın bireyin daha az gelecek planı yapmasına ve daha az iyimser olmasına neden olduğu sonucuna ulaşıldı.  Öte yandan çok yaşlı bireylerde bu duruma rastlanmasının daha gerçekçi ve işlevsel olduğu da düşünülmekte.

İyimserliğin yaşlandıkça azalmasının üç temel nedeni olduğunu söyleyebiliriz. Birincisi sahip olunan sınırlı zamanın giderek azalması. İkincisi yaşanılan zor anların etkisi. Üçüncüsü ve muhtemelen en önemlisi ise sağlık problemleri arttıkça, hafızanın kuvveti azaldıkça ve birey, akran olduğu arkadaşlarını kaybetmeye başladıkça geleceğin daha kaygı verici görünmesi.

İlginizi çekebilir: Kendini ruhen yaşlanmış hissedenlerin yaşadığı 10 durum

Kültürün rolü

İlginçtir ki, ulaşılan bu sonuçlar herkes için geçerli değil. Bu konuda kültürün de önemli rol oynadığı bir gerçek. Yakın zamanda yapılan bir çalışmada, yaşları 18 ile 84 arasında değişen Çinli ve Amerikalı katılımcıların iyimserlikleri karşılaştırıldı. Buna göre Amerikalıların iyimserlik oranı yaşlandıkça artarken Çinlilerde ise tam tersi bir durum söz konusu.

Araştırmacılar bu konuda Amerikan kültürünün insanları motive eden, pozitif olmalarını teşvik eden ve kendileri ve çevrelerindeki olumlu olaylara dikkat etmelerini sağlayan bir özelliğinin olmasının kilit rol oynadığını ifade ediyor. Öte yandan Çin kültüründe başkalarının ihtiyaçlarına cevap vermek ve sosyal ilişkilerde bulunmak çok önemli bir yer tutuyor. Sürekli başkalarının ihtiyaçlarını kendi ihtiyaçlarıyla birlikte önemsemek ise bir süre sonra bireyin iyimser ruh haline olumsuz etki edebiliyor.

Başka bir deyişle birey, hayatta karşılaştığı olumlu olaylara odaklanarak iyimserliğini koruyabilirken; kendi ihtiyaçlarının yanı sıra başkalarının ihtiyaçlarını da aynı şekilde benimsediğinde umudunu uzun süre sürdüremeyebiliyor.

İlginizi çekebilir: Dünya sinemasından içinize umut ışığı serpecek 10 film

Kaynak:

psychologytoday.com

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale