X

İyileşmek için blokajları kaldırmak: Enerji özgürleştiğinde, olasılıklar gerçekliğe dönüşür

Evren mükemmel bir uyum içinde ve yüzyıllardır varlığını kendi kendine devam ettiriyor. Dengesi bozulduğunda ise tekrar dengeye ulaşmak için değişimler gerçekleştiriyor. Kışın hava çok kuru ve soğuk olduğunda, kar yağmasıyla birlikte havanın yumuşaması ya da ormanlardaki ağaçların etrafındaki ağaçlardan dolayı ışık alamayacak duruma geldiğinde büyüyerek ışığa ulaşması aklıma ilk gelenlerden. Bizlere baktığımızda, her bir organımız gün içinde birçok işlem yapıyor ve yaşamımızı sürdürüyoruz. Bu örnekleri değerlendirirsek, kar bulutu bunu aylar önceden planlamıyor yada ağaç ışıksız kaldığında “Mahvoldum, bittim” demiyor. İyileşme süreçleri kendiliğinden gerçekleşiyor. Bizde de durum benzer; sindirimimiz için bir yıllık plan yapmıyoruz mesela, zaten sistemimiz işlemi nasıl yapacağını biliyor. Peki madem tüm bunlar kendiliğinden gerçekleşiyor, yine vücudumuzda olup biten hastalıkların iyileşmesi neden öyle olmasın?

Hasta olduğumuzda (ya da kendimizi öyle hissettiğimizde) en büyük yanılgımız sürekli ona odaklanmamız. Neden benim başıma geldi diye düşünmek, “Şuram da hep ağrıyor” ya da “Vücudumun şu bölgesinde hep … olur” diye söylenmek, bunu etrafındakilerle konuşurken de uzun uzun negatif bir şekilde dile getirmek birçoğumuzun ortak alışkanlığı. Bir de buna etraftaki meraklı kişilerin, iyi niyetle de olsa negatif yorum yapması, falanca tanıdıkta da benzer şeyin olduğunu söyleyip kötü bir hastalık olduğunu anlatması gibi dış etkenleri de katarsak bu iş tamamlanıyor. İster istemez yemek yerken, televizyon izlerken, çalışırken, arkadaşlarımızla ya da ailemizle otururken dikkatimizi o “hastalıklı” olarak tanımladığımız yere getiriyoruz.

Bu konuya enerjisel yönden baktığımızdaysa, evrende genel geçer kural şudur ki: Sen enerjini neye harcarsan, o olayın ya da durumun gerçekleşme olasılığı enerjinle güçlenir ve bir süre sonra hayatının gerçeği haline gelir. Bu gerçeği, obsesif olarak sürekli aynı şeyi düşünmekle karıştırmamak gerekir. Burada enerjini gerektiği kadar harcamak esastır, enerjinin fazlası o olayın/durumun gerçekleşmesi için blokaj yaratabilir.

Hani hep olur ya bir şeyi çok isteriz ya da mesela spesifik bir kişiden mesaj bekleriz, ama bir türlü istediğimiz olay gerçekleşmez ya da beklediğimiz o mesaj gelmez. Sonra kendi kendimize “Tamam” deriz, “Vazgeçiyorum…” Ve vazgeçtikten kısa bir süre sonra bir sabah uyandığımızda bakarız ki o olay gerçekleşmiş ya da o mesaj telefonumuzda okunmayı bekliyor. Size de tanıdık geliyor değil mi?

Burada olan durum sen vazgeçtin diye gerçekleşmesi değildir. Sen zaten uzun süredir istemişsindir, niyetini ortaya koyduktan sonra da hayatına devam etmişsindir. Kendini rahat bıraktığın ve niyetinin üzerinde gerektiğinden fazla enerjini harcamadığın için, enerjin de kolaylıkla akıp o olasılığı gerçekliğine dönüştürmüştür.

Hayatımda bu işleyişi kanıtlayan o kadar çok örneğim varmış ki! Uzun süredir uğraştığım bir işin kontrolünü sağlamaya çalışırken işin sürekli uzaması, tam ben “Akışına bırakıyorum” dediğimde olması, o beklenen mesajın hiç beklemediğim anda, beklediğimden daha da heyecan verici içerikte gelmesi…

Bu örneklerin hepsini düşününce, hastalıklar için de aynı konunun geçerli olduğunu kolaylıkla görebiliriz. Biz hastalığın kötü yanlarına odaklanmak yerine, onu kabul edip iyileşmesini diledikten ve gerekli tedaviye başladıktan sonra normal hayatımıza devam ettiğimizde iyileşmemesi için hiçbir sebep yok! Biz günlük yaşantımızı elimizden geldiğince devam ettirdiğimizde, enerji akışı önündeki blokaj (yani bizim sürekli o hastalık durumunu düşünmemiz) kalkacak ve asıl iyileşme, nasıl iyileştireceğini bilen vücudumuz tarafından gerçekleşecektir.

Söylemesi kolay da, nasıl olacak o iş?” dediğinizi duyar gibiyim! Bu noktada bize düzenli nefes çalışması, meditasyon ve yoga gibi anda kalma pratikleri çok yardımcı olacaktır. Zihnimizi sakinleştirmeyi öğrendiğimizde, zaten blokajları görmeye başlayıp teker teker kaldıracağımız için biz kendimize düşen payı gerçekleştirmiş olacağız.

Vücudumuz her şeyi nasıl yapacağını zaten biliyor. Bu zamana kadar layığıyla yapmış ve biz ona düşünce ve duygularımızla blokaj yaratmadığımız sürece bu görevini yapmaya devam edecek. Ne dersiniz, denemeye değmez mi?

İlginizi çekebilir: Zihin gökyüzü, düşünceler ise bulutlardır: Düşüncelerin geçip gitmesine izin vermek

Sibel Okan - moment by Sibel: Merhaba ben Sibel. Boğaziçi Üniversitesi Kimya Mühendisliği bölümü mezunuyum. Daha önce özel sektörde pazarlama alanında çalıştım. Mühendislik eğitiminin bana katmış olduğu analitik düşünce yapısı ve süreç yönetimi bilgisinin yanı sıra, Hamburg'da 5 ay boyunca yaşama fırsatı bulduğum Erasmus programı ve yelkencilik deneyimi okulumun bana verdiği en keyifli hediyeler. Üniversite hayatından özel sektördeki iş hayatına geçtiğim ilk yıllarda, mutluluğu arama yolunda tanıştığım enerji dengeleme deneyimi, farkındalığımın artmasına ve içimdeki yaratma gücünü daha derinden tanımama vesile oldu. Çıktığım bu yoldaki tüm deneyimlerimde ortak öğreti "anda yaşamak" oldu. Daha mutlu bir Sibel'e dönüşmek için anda yaşamanın yollarını keşfederken edindiğim bilgileri olabildiğince çok kişiyle paylaşarak herkesin kendi yaşamına uygulayabileceğini göstermek ve ilham olmak isteğiyle farklı bir yolda ilerlemeye karar verdim. Mindfulness temelli yoga ve meditasyon eğitmeni, mindfulness koçu olarak; tüm servislerimi tek bir çatı altında topladığım moment by Sibel markamla anda yaşamak için farklı yollar keşfetmenize alan açıyorum!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale