X

İyi yaşlanmak için kişisel iyi oluş: İyilik halini nasıl koruyabiliriz?

Yaşlanma, tıpkı bebeklik, çocukluk, ergenlik ve yetişkinlik dönemleri gibi ele alınması gereken gelişimsel bir süreçtir. Diğer dönemlerde olduğu gibi bu dönemin de kendine has özellikleri, gereklilikleri ve problemleri olabilmektedir. Süreç genel özellikleri taşımakla birlikte her birey için farklı yaşanmaktadır. Genel olarak 65 yaş ve üstü, hatta 75 yaş ve üstü olarak belirlenen yaşlılığın aslında yaşam boyu gelişimsel bir süreç olarak ele alınması ve 50 yaş itibarıyla da değerlendirilmesi gereken bir süreç olarak görülmesi gerekmektedir.

Bu dönem özelikle öğrenme, stresi karşılama, psikolojik sağlamlık, kişilik, algı ve belleğin sürece nasıl uyumlandığı ve değişen rollerine nasıl uyum sağladığı gibi psikolojik etkileri içermektedir. Sosyal rolleri yerine getirebilme, günlük yaşama uyum, psikolojik ve fiziki yeterlilikler, yaşam tatmini ve somatik duyulara verilen cevaplar bireylerin yaşam kalitesini göstermektedir.

İyi yaş alma, iyi yaşlanma, aktif yaşlanma gibi kavramların yoğun kullanıldığı günümüzde aslında bilmeliyiz ki kişisel iyi oluş sağlayabilmektir iyi yaşlanma… İçinde yaşam kalitesi, psikolojik iyi oluş, mutluluk ve yaşam memnuniyeti, maneviyat ve aşmışlık, başarılı kişilerarası ilişkiler gibi unsurları barındıran… Kişisel iyi oluştan bahsederken aslında bazı hususları gözden geçirmek gerekir:

Yaş aldıkça;

  • Neden geçmişe daha çok özlem duyarız? Bugünün koşulları bizi tatmin etmez, pişmanlıklar olmuş ve bunu çözümleyememişsek ve mutlu değilsek…
  • Akranlarımıza neden daha çok ihtiyaç duyarız? Bu doğaldır, ancak yalnızlık duygumuz yoğun, destek mekanizmalarımız az ya da belki yok ise ve yeni nesle de uyumlanamamışsak…
  • Neden sürekli gelecek anksiyetesi yaşarız? Bugün yaşam doyumu elde edilememişse, yarına dair belirsizlikler hüküm sürüyorsa ve ölüm korkusu var ise bu kaygımızı artıracaktır…

Aslında yaş aldıkça;
Bilgelik, aşmışlık, umutlu olmak ve iyimserlik, yaşamı anlamlı kılmak, bir diğerine muhtaç olmadan huzurlu yaşamak, somatik duyularımızı anlayabilmek ve bunun cevabını psikolojik süreçlerimizle karşılayabilmek ve tüm bunlarla birlikte akıl sağlığımızı korumak olmalıdır yolumuz…

İlginizi çekebilir: Anlamlı ve iyi bir yaşamın sırrı: Kişisel iyi oluş

İdil Arasan Doğan: İstanbul doğumlu olan Öğr. Gör. İdil Arasan Doğan, Üsküdar Üniversitesi Psikoloji Yüksek Lisans programı ile başladığı akademik yaşamını Psikoloji Doktora Programı ile sürdürmektedir. Yüksek Lisans Bitirme Tezini, Prof. Dr. A. Oğuz Tanrıdağ danışmanlığında "Alzheimer Hastaları Bakım Veren İyi Oluş Psikoeğitim Programının Bakım Verenlerin Tükenmişlik Sendromu Üzerine Etkisi" konusunda vermiştir. Üsküdar Üniversitesi Anne & Bebek Ruh Sağlığı Merkezi ve Türkiye Alzheimer Derneği’nde yönetim kurulu üyeliği bulunmaktadır. Akademik çalışmalarına; geriatri, anne & bebek ruh sağlığı, kişilerarası ilişkiler, pozitif psikoloji bağlamında devam etmekle birlikte özellikle yaşlanma, demans; Alzheimer, kişilerarası ilişkiler alanlarında yoğunlaşmıştır. Yapılandırmış olduğu "Hasta Yakınları İyi Oluş Programı"nı Kadıköy Alzheimer Merkezi’nde 3 yıl boyunca uygulamıştır ve halen aynı merkezde ayda 1 kez olmak üzere "Hasta Yakını Destek Programı"nı yürütmektedir.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale