İyi yaşlanmak için kişisel iyi oluş: İyilik halini nasıl koruyabiliriz?

Yaşlanma, tıpkı bebeklik, çocukluk, ergenlik ve yetişkinlik dönemleri gibi ele alınması gereken gelişimsel bir süreçtir. Diğer dönemlerde olduğu gibi bu dönemin de kendine has özellikleri, gereklilikleri ve problemleri olabilmektedir. Süreç genel özellikleri taşımakla birlikte her birey için farklı yaşanmaktadır. Genel olarak 65 yaş ve üstü, hatta 75 yaş ve üstü olarak belirlenen yaşlılığın aslında yaşam boyu gelişimsel bir süreç olarak ele alınması ve 50 yaş itibarıyla da değerlendirilmesi gereken bir süreç olarak görülmesi gerekmektedir.

Bu dönem özelikle öğrenme, stresi karşılama, psikolojik sağlamlık, kişilik, algı ve belleğin sürece nasıl uyumlandığı ve değişen rollerine nasıl uyum sağladığı gibi psikolojik etkileri içermektedir. Sosyal rolleri yerine getirebilme, günlük yaşama uyum, psikolojik ve fiziki yeterlilikler, yaşam tatmini ve somatik duyulara verilen cevaplar bireylerin yaşam kalitesini göstermektedir.

İyi yaş alma, iyi yaşlanma, aktif yaşlanma gibi kavramların yoğun kullanıldığı günümüzde aslında bilmeliyiz ki kişisel iyi oluş sağlayabilmektir iyi yaşlanma… İçinde yaşam kalitesi, psikolojik iyi oluş, mutluluk ve yaşam memnuniyeti, maneviyat ve aşmışlık, başarılı kişilerarası ilişkiler gibi unsurları barındıran… Kişisel iyi oluştan bahsederken aslında bazı hususları gözden geçirmek gerekir:

Yaş aldıkça;

  • Neden geçmişe daha çok özlem duyarız? Bugünün koşulları bizi tatmin etmez, pişmanlıklar olmuş ve bunu çözümleyememişsek ve mutlu değilsek…
  • Akranlarımıza neden daha çok ihtiyaç duyarız? Bu doğaldır, ancak yalnızlık duygumuz yoğun, destek mekanizmalarımız az ya da belki yok ise ve yeni nesle de uyumlanamamışsak…
  • Neden sürekli gelecek anksiyetesi yaşarız? Bugün yaşam doyumu elde edilememişse, yarına dair belirsizlikler hüküm sürüyorsa ve ölüm korkusu var ise bu kaygımızı artıracaktır…

Aslında yaş aldıkça;
Bilgelik, aşmışlık, umutlu olmak ve iyimserlik, yaşamı anlamlı kılmak, bir diğerine muhtaç olmadan huzurlu yaşamak, somatik duyularımızı anlayabilmek ve bunun cevabını psikolojik süreçlerimizle karşılayabilmek ve tüm bunlarla birlikte akıl sağlığımızı korumak olmalıdır yolumuz…

İlginizi çekebilir: Anlamlı ve iyi bir yaşamın sırrı: Kişisel iyi oluş

İdil Arasan Doğan
Üsküdar Üniversitesi Uygulamalı Psikoloji Yüksek Lisans eğitimi ile başladığı akademik çalışmalarını, Psikoloji Doktora programı ile sürdürmektedir. Pozitif psikoloji ve KİPT (Kişilerarası İlişkiler Psikoterapisi) temelinde ... Devam