X

İstanbul Maratonu’na birkaç gün kala: Apple Watch ile son maraton hazırlıkları için öneriler

İlk kez 1973 yılında ortaya atılan “kıtalararası koşma” fikri ve 1979 yılında bir grup turistin girişimiyle gerçekleşen ilk koşu, günümüzün en büyük atletizm organizasyonlarından biri olan İstanbul Maratonu’nun doğuş hikayesi.

Asya-Avrupa Maratonu olarak başlayıp yıllar içerisinde önce Avrasya Maratonu, son olarak da İstanbul Maratonu adını alan organizasyon, bu yıl 12 Kasım 2017 Pazar günü gerçekleşecek. Her yıl farklı bir sosyal sorumluluk konusuna destek veren ve bu yıl #çocuklariçinkoş hashtagiyle farklındalık yaratmayı hedefleyen maraton hakkında detaylı bilgi almak için İstanbul Maratonu web sitesini ziyaret edebilirsiniz.

Eğer siz de bu yıl İstanbul Maratonu’nda koşacaksanız; Apple Watch ile motivasyonunuzu arttıracak ve sizi yarışa hazırlayacak önerilerimize mutlaka göz atın. Üstün spor saati Apple Watch Series 3, yerleşik GPS ve yeni altimetre sayesinde tüm dış mekan antrenmanlarınızı takip ediyor. Akıllı aktivite koçluğu, gelişmiş Kalp Atış Hızı uygulaması, doğrudan bileğinizden erişebileceğiniz favori çalma listeleriniz, yerleşik altimetre ve daha duyarlı bir Siri deneyimi sunan Apple Watch Series 3 ile her zamankinden daha aktif, motive ve bağlantıda kalmanızı sağlayacak özellikleri keşfedebilirsiniz.

Apple Watch Series 3 İstanbul Maratonu’nda yanınızda

Üstün spor saati Apple Watch Series 3, İstanbul Maratonu’nda motivasyon ve keyifli bir deneyim için yanınızda. Nasıl mı?

Kalp atış hızı uygulaması 

Koşarken kondisyonumuzu belirleyen önemli ölçümlerden biri ise kalp atış hızımız. Kalp Atış Hızı uygulamasını kullanarak kalp atış hızınızı istediğiniz zaman kontrol edebilirsiniz. Uygulamayı açın ve Apple Watch’un kalp atış hızınızı ölçmesini bekleyin. Ayrıca gün boyunca dinlenme, yürüme, nefes egzersizi, antrenman ve iyileşme sırasındaki kalp atış hızınızı da görüntüleyebilirsiniz. Antrenman uygulamasını kullandığınızda Apple Watch, kalp atış hızınızı antrenman sırasında sürekli ölçer; kalp atışınızın iyileşme hızını belirlemek için de antrenman bittikten sonraki 3 dakika boyunca ölçmeye devam eder. Ek olarak, Apple Watch, hareketsiz olduğunuzda gün boyunca, yürüdüğünüzde ise düzenli olarak kalp atış hızınızı ölçer. 

Bütün bu verilere anında Apple Watch ekranınızdan ulaşabilirsiniz. Ayrıca, iPhone’unuzdaki sağlık uygulamasında bulunan yeni Kalp Görünümü’ne de göz atarak  daha ayrıntılı bilgi edinebilirsiniz.

10 dakika boyunca aktif görünmediğiniz halde kalp atış hızınız belirlenen vuruş/dakika (v/dk) oranının üzerinde seyrederse Apple Watch’unuz sizi uyarabilir.  

Daha detaylı bilgi için tıklayın

GPS ve Altimetre: İster yola çıkın ister yükseklere, her zaman takipte.

Yerleşik GPS, dış mekan antrenmanlarınızda mesafeyi, hızı ve rotayı kaydediyor. Altimetre ise tepelere yaptığınız sürüşlerde ve tırmanışlarda ne kadar yükseğe çıktığınızı ölçüyor. Dilerseniz, eve döndüğünüz zaman iPhone’unuzda daha da ayrıntılı istatistikler bulabiliyorsunuz.

Antrenman takibinizi özelleştirin.

Apple Watch’un yerleşik antrenman uygulamasıyla ya da Nike+ Run Club uygulamasıyla koşu esnasındaki performansını takip etmeniz kolunuzu kaldırmak kadar kolay. Ayrıca takip ettiğiniz ölçümlemelerinizi koşunuza göre özelleştirebilirsiniz. Apple Watch’un kendi antrenman uygulamasında 8 farklı ölçümleme arasından seçip ekranınızda aynı anda 5 ölçümlemeyi takip edebilirsiniz. Örneğin İstanbul Maratonu’nda ortalama temponuzu takip etmek istiyorsanız Apple Watch Nike+ Run club uygulamasından destek alabilirsiniz. Tepe koşularınızda ise yükselişinizi ve mevcut temponuzu takip etmeyi tercih edebilirsiniz.

Daha fazla bilgi için tıklayın

Akıllı koçluk ve ihtiyaç duyduğunuzda ufak bir destek.

Apple Watch Series 3, ihtiyaç duyduğunuz motivasyonu sağlamak için size kişisel antrenörlük de yapıyor. Sabahları gelişiminizle ilgili kişisel güncellemeler, akşamları ise halkaları kapatmanız için öneriler sunuyor. Ayrıca, aktivite ve antrenman geçmişinizi baz alarak size her ay yeni bir hedef öneriyor. Apple Watch’unuzu maratonu tamamlamak için de bir motivasyon kaynağı olarak kullanabilirsiniz.

 Bileğinizdeki şarkılarla havaya girin

Apple Watch Series 3 ile, gittiğiniz her yere daha fazla müzik götürebiliyorsunuz. En sevdiğiniz Apple Music çalma listeleriniz saatinizle otomatik olarak eşzamanlanıyor ve bu sayede her antrenmanınızda size güç verecek motivasyona sahip olabiliyorsunuz. Bu harika dinleme tecrübesini desteklemek için Müzik uygulaması yeniden tasarlandı, çok daha akıcı bir ara yüz ile bir çok çalma listenizi eşzamanlamanız artık çok kolaylaştı.

Artık Apple Music’e indirdiğiniz çalma listelerinizi Apple Watch’unuzdaki Müzik uygulamasından seçip anında Apple Watch’unuzla eşzamanlayabilirsiniz. Siz maratona hazırsanız favori müzikleriniz de hazır.

Apple Watch Series 3 ile spor performansınızı arttıracak diğer öneriler

Apple Watch Series 3, yalnızca İstanbul Maratonu’nda değil, tüm sportif faaliyetlerinizde yanınızda olmaya aday.

Az oturun. Çok hareket edin. Biraz egzersiz yapın.

Üç basit halka, gün boyunca ne kadar aktif olduğunuzu gösteriyor ve onları tamamlamanız için sizi daha fazla hareket etmeye teşvik ediyor. Çok fazla oturup oturmadığınızı görün. Kaç adım attığınızı ve kaç kalori yaktığınızı takip edin. Ve her gün 30 dakika egzersiz yapmayı hedefleyin. Tamamını aynı anda yapmasanız bile.

Aktivite halkalarınızı arkadaşlarınızla paylaşın.

Motivasyonunuzu korumak için arkadaşlarınız ve ailenizle Aktivite halkalarınızı karşılaştırın. Kaydettikleri ilerlemeler hakkında bildirimler alın. Ve teşvik etmek ya da biraz dalga geçmek için bildirim ekranından onlara kolayca cevap verin.

Antrenmanınızdaki bölümleri işaretleyin.

Antrenman esnasında koşunuzu belirli bölümlere göre işaretleyebilirsiniz ve bölüm başı performansınızı iPhone’unuzdaki aktivite uygulamasından inceleyebilirsiniz. Örneğin yarış pistindeki bir Koşu (Dış) antrenmanında her turu veya mesafeyi işaretleyebilirsiniz. 10K’lik uzun mesafeli bir koşu antrenmanında ilk ve son 5K daki temponuzu ayrı görmek isteyebilirsiniz ve asıl yarış gününde aynı tempoyu tutturmayı hedefleyebilirsiniz. Antrenmanınızdaki bir bölümü işaretlemek için ekrana çift dokunun ve ardından bölüm özetinin görünmesini bekleyin. Eğer koşunuzu bölümlere göre işaretlemediyseniz bile Apple Watch’unuz her kilometrede temponuzu otomatik olarak kayıt eder ve her kilometrede bileğinize dokunur ve ekranda bir güncelleme gösterir. 

Daha fazla bilgi için tıklayın

Mesafe tanımayan özellikler.

Apple Watch Nike+ yerleşik GPS ve altimetre sayesinde koşularınızı bir üst düzeye çıkarabilecek tüm özellikleri sunuyor. Saatinizi uyumlu spor ekipmanlarıyla da kablosuz olarak eşleştirebiliyor ve suya dayanıklı olduğu için koşudan sonra kolunuzdan çıkarmadan havuza atlayıp serinleyebiliyorsunuz.

Her koşunuzun izinde.

Hem içeride hem dışarıda daha fazla koşu istatistiğiyle daha akıllı antrenmanlar yapın. Bir koşuyu son beş koşunuzla mı karşılaştırmak istiyorsunuz? Ekranı sola kaydırmanız yeterli. Duraklat’ı seçerek bölümleri işaretleyin. Ayrıca, yükseklik verilerini de içeren eksiksiz bir koşu sonrası raporu alın. 

Nike+ Run Club uygulaması. Mükemmel bir koşu arkadaşı.

 

İster amatör ister profesyonel bir koşucu olun, Nike+ Run Club uygulaması koşu deneyiminizi hiç olmadığı kadar iyi hale getirmek için tam olarak ihtiyacınız olan şeyleri sunuyor. Sizi motive eden milyonlarca koşucu ve her adımınıza rehberlik eden uzmanlar sayesinde daha ileriye, daha hızlı gideceksiniz.

Daha detaylı bilgi için tıklayın

Koşup eğlenin.

Küçük bir destekle uzun mesafeler katedin. Arkadaşlarınızdan motive edici emoji’ler alın. Güncel hava durumuna, aktivite geçmişinize veya arkadaşlarınızın paylaştıkları aktivitelere ait anımsatıcılarla, koşmak için daima bir sebebiniz olacak.

Just Do It. Sunday.

Her Pazar koşun ve performansınızın sınırlarını keşfedin. Apple Music’te yer alan özel Nike+ Run Club çalma listeleriyle koşunuza enerji katın.

Sevdiğiniz uygulamalar ile hazırlanın.

Bildiğiniz ve sevdiğiniz antrenman uygulamalarını istasyon çalışması, ağırlık kaldırma veya yoga gibi aktiviteleri yaparken de kullanabiliyorsunuz. Üstelik, bu antrenmanlar da Aktivite halkalarınıza ekleniyor.

  • Nike+ Run Club. Ayrıntılı takip, Ses Kılavuzlu Koşu* ve kesintisiz motivasyon ile daha iyi ve daha sık koşun.
  • Seven‑7 minute workout. Kişiselleştirilmiş programlarla her antrenmanı daha verimli hale getirin. Hedefinizi belirleyip hemen başlayın. Hiçbir ekipmana gerek yok. Seven her egzersizin şeklini net bir şekilde gösteren animasyonlar ve doğrudan saatinizde oynatabileceğiniz motive edici antrenman koçları ile saatinizde tamamen bağımsız bir şekilde çalışır.
  • Runkeeper. iPhone’unuzu yanınızda taşımanıza gerek olmadan koşularınızı, yürüyüşlerinizi ve bisiklet sürüşlerinizi takip edebilirsiniz.
  • Runtastic.  Mesafe, Tempo veya Yükseklik Kazancı gibi tüm ilgili antrenman verilerini Apple Watch’unuzda görebilirsiniz. 
    Zones. Kalp atış hızınıza odaklanan bir antrenman izleyicisi ve gösterge panelidir. Uygulama, kalp atış hızınızı ve egzersiz yoğunluğunuzu gerçek zamanlı olarak Apple Watch’ta gösterir ve kalp atış hızınız değiştiğinde, arka planda çalışıyor olsa bile bileğinize dokunarak sizi uyarır.
    Zova. Tüm antrenman verilerinizi tek bir skorda birleştirerek ne kadar aktif olduğunuzu veya olmanız gerektiğini gösterir.

Kendinize en uygun Apple Watch modelini seçmek için interaktif galeriye bir göz atmayı unutmayın. Daha fazla bilgi için www.apple.com/tr/watchinteraktif galeriye  adresini ziyaret edebilirsiniz.

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Klima çarpar mı?: Çocuklu evlerde yazın en çok konuşulan klima soruları

Çocuk sahibi olduktan sonra daha önce üzerine iki dakika bile düşünmediğimiz konuların nasıl bir anda hayatımızın önemli meselelerine dönüştüğüne hâlâ şaşırıyoruz.



Gece üstünü açtı, tekrar örtsek mi? Saçları terlemiş, oda çok mu sıcak? Camı açsak sivrisinek girer mi? Klimayı açsak bu kez üşür mü?

Ve tabii yaz aylarının aileler arasında nesilden nesile aktarılan o meşhur cümlesi: “Aman klima çarpmasın.”

Biz de Uplifers ekibinde çocuklu evlerde yaz konforunu konuşurken fark ettik ki aslında hepimizin kafasında benzer sorular var. Üstelik mesele çoğu zaman “klima kullanalım mı, kullanmayalım mı?” kadar siyah-beyaz değil. Belki de asıl konuşmamız gereken şey klimayı nasıl kullandığımız.

O yüzden bu kez biraz kendi evlerimizden, biraz ebeveynler arasında dönüp duran konuşmalardan, biraz da yeni nesil teknolojilerin sunduğu çözümlerden yola çıkarak çocuklu evlerin en klasik yaz sorularına baktık.

Önce şu “klima çarpması” meselesini bir konuşalım

İtiraf edelim, bu cümle hepimizin zihnine biraz yerleşmiş durumda.

Çocuğun yatağı klimanın karşısındaysa huzursuz oluyoruz. Arabada klimayı açınca hava doğrudan arka koltuğa gidiyor mu diye elimizi havalandırma ızgarasının önüne koyuyoruz. Bir restoranda klimanın tam altında masa verilirse çocuğun sandalyesini başka yere çekiyoruz.

Aslında “klima çarptı” diye tarif ettiğimiz rahatsızlıkta mesele çoğu zaman klimanın kendisinden ziyade soğuk havanın uzun süre doğrudan üzerimize gelmesi.

Kendimizden düşünün: Ağustos sıcağında klimalı bir yere girdiğimizde ilk birkaç dakika harika. Ama hava yarım saat boyunca doğrudan omzumuza üflüyorsa bir noktadan sonra sandalyeyi sağa sola çekmeye başlıyoruz.

Çocuk odasında da benzer bir mantık var. Odayı serinletmek istiyoruz ama bunu çocuğu sürekli güçlü bir soğuk hava akımının karşısında bırakarak yapmak istemiyoruz.

Tam bu noktada Samsung Bespoke AI WindFree Pro’nun WindFree™ Rüzgarsız SerinlikSamsung Bespoke AI WindFree Pro’Samsung Bespoke AI WindFree Pro’ teknolojisi bizim özellikle dikkatimizi çekti. Çünkü klima havayı tek bir noktadan güçlü biçimde üflemek yerine, on binlerce mikro hava deliğinden çok düşük hızla dağıtıyor. Sonuçta oda serinliyor ama o klasik “klima üzerime üflüyor” hissi olmadan.

Bunu yerde oyuncaklarıyla oynayan, yatağında kitap bakan ya da gece sürekli sağa sola dönen bir çocuk üzerinden düşündüğümüzde teknoloji biraz daha anlamlı hale geliyor. Amaç çocuğu soğuk havanın karşısına oturtmak değil; içinde bulunduğu odanın konforunu değiştirmek.

Peki çocuk uyurken klimayı açık bırakabilir miyiz?

Bizce asıl ebeveynlik ikilemi burada başlıyor. Çünkü gündüz çocuğun terlediğini görüyoruz. Klimayı açıyoruz, oda serinliyor, hayat güzel. Gece ise işler değişiyor. Çocuk uyuyor. Üstünü atıyor. Bir saat sonra oda serinliyor. Biz uyanıp üstünü örtüyoruz. Sonra “Acaba klima fazla mı açık?” diye dereceyi yükseltiyoruz. Bir süre sonra sıcak geliyor, tekrar düşürüyoruz… Tanıdık geldiyse yalnız değilsiniz.

Aslında burada aradığımız şey çok basit: Gece boyunca mümkün olduğunca dengeli bir oda ortamı.

Samsung Bespoke AI WindFree Pro‘nun yapay zekâ tarafını da tam bu nedenle ilginç bulduk. Sistem ortam sıcaklığını, nemi ve kullanım alışkanlıklarını analiz ederek ihtiyaca göre uygun soğutma yöntemini seçebiliyor.

Odayı hızlıca serinletmek gerekiyorsa Hızlı Soğutma devreye giriyor. İstenen sıcaklığa ulaşıldığında daha yumuşak bir serinlik için WindFree kullanılabiliyor. Havanın sıcaklığından çok nemi rahatsız ediyorsa Konforlu Nem Alma modu devreye girebiliyor.

Yani gece boyunca klimanın kumandasıyla küçük bir satranç maçı oynamak yerine, sistem ortamın ihtiyacına göre kendini ayarlayabiliyor.

Bir de çocuk nihayet uyumuşken önemini çok iyi anladığımız başka bir detay var: sessizlik.

WindFree modunda düşük hava hızıyla sessiz çalışan sistem, özellikle çocuk odası gibi gece ses seviyesinin önemli olduğu alanlarda ciddi bir konfor sağlıyor.

Bir dakika önce yatağındaydı, şimdi yerde: Çocuk odasında hava akışını nasıl ayarlayacağız?

 

Bir yetişkinin çalışma odasında klimayı ayarlamak nispeten kolay olabilir. Masanız belli, koltuğunuz belli, günün büyük bölümünde nerede olduğunuz belli.

Bir çocuk odasında ise böyle bir düzen beklemek biraz iyimserlik.

Beş dakika önce masada resim yapan çocuk bir bakmışsınız yerde tren yolu kuruyor. Sonra yatağa çıkıyor. Ardından odanın öbür ucundaki oyuncak sepetine gidiyor.

Bu yüzden Samsung Bespoke AI WindFree Pro’daki 7 farklı akıllı hava akışı modu bize özellikle çocuklu evlere uygun geldi. Klima hızlı soğutma, havayı eşit dağıtma, uzak mesafeye ya da aşağı doğru üfleme gibi farklı ihtiyaçlara göre hava akışını değiştirebiliyor.

Ama bizim burada daha çok sevdiğimiz detay Akıllı Sensör oldu.

Sistem odadaki kişilerin konumunu ve hareketini algılayarak hava yönünü ve üfleme şiddetini buna göre optimize edebiliyor. Doğrudan hava akımı istemediğiniz durumlarda AI Dolaylı Üfleme tercih edilebiliyor.

Bunun ebeveyn dilindeki karşılığı ise aşağı yukarı şu olabilir: “Klimanın karşısına geçme!” cümlesini biraz daha az söylemek.

Ve açıkçası bazen iyi teknoloji bizim için tam olarak budur: Gün içinde tekrarladığımız cümlelerden bir tanesini eksiltmek.

Bazen sorun sıcaklık değil, o yapış yapış nem hissi

Özellikle İstanbul’da yaşayanlar bu hissi çok iyi biliyor.

Termometreye bakıyorsunuz, aslında sıcaklık korkunç görünmüyor. Ama çocuğun saçları ensesine yapışmış, pijaması nemlenmiş, yastığı terlemiş.

İlk refleksimiz ne oluyor? Klimanın derecesini biraz daha düşürmek.



Fakat oda bu kez gereğinden fazla serinleyebiliyor.

Samsung’un konforlu nem alma özelliğini bu nedenle önemli bulduk. Sistem sıcaklıkla birlikte nemi de değerlendirerek ortamı gereğinden fazla soğutmadan nemi dengelemeye yardımcı oluyor.

Özellikle sıcak ve nemli yaz gecelerinde bazen ihtiyacımız olan şeyin “daha soğuk” değil, sadece daha konforlu bir hava olduğunu hatırlatan güzel bir özellik.

Parktan eve dönerken klimayı açabilmek küçük bir lüks mü? Bizce değil.

Sıcak bir ağustos öğleden sonrası düşünün.

Parktan dönüyorsunuz. Bir elinizde scooter, diğerinde çanta, su şişesi bir yerden sarkıyor. Çocuk “kucaak” diye peşinizden geliyor ve hepiniz eve vardığınızda hafifçe erimiş durumdasınız. İşte SmartThings özelliğini tam olarak böyle anlarda sevdik.

Samsung’un SmartThings uygulaması üzerinden klimayı uzaktan açıp kapatabiliyor, çalışma modunu değiştirebiliyor ve enerji kullanımını takip edebiliyorsunuz. Yani parktan çıkarken klimayı açıp eve geldiğinizde daha konforlu bir ortamla karşılaşmak mümkün.

Tersi de geçerli.

Evden çıktınız ve “Klimayı kapattım mı?” sorusu aklınıza düştü. Geri dönmek yerine telefondan kontrol edebiliyorsunuz.

Üstelik Akıllı Sensör odada kimse olmadığını algıladığında performansı düşürerek veya klimayı kapatarak gereksiz enerji tüketiminin önüne geçmeye yardımcı olabiliyor.

Çocuk odasındaki oyun salona taşındığında klimanın bunu bizden önce fark etmesi fikri açıkçası hoşumuza gitti.

Peki bütün bunların elektrik faturasındaki karşılığı?

Konfor güzel ama yaz boyunca klima kullanırken hepimizin zihninin bir köşesinde aynı hesap makinesi çalışıyor.

Özellikle çocuklu evlerde klimayı “çok sıcak oldu, yarım saat açalım” şeklinde değil de ortam sıcaklığını gün boyunca daha dengeli tutmak için kullanıyorsanız enerji tüketimi daha da önemli hale geliyor.

Burada Samsung’un AI Enerji Modu, kullanım alışkanlıklarını ve dış ortam koşullarını analiz ederek enerji tüketimini %30’a kadar azaltmaya yardımcı oluyor.

WindFree Rüzgarsız Serinlik modu ise Hızlı Soğutma moduna kıyasla %77’ye kadar daha düşük enerji tüketebiliyor.*

Bizce buradaki güzel fikir şu: Teknoloji artık yalnızca “odayı ne kadar hızlı soğutabilirim?” sorusuna değil, “bu konforu ne kadar akıllı sürdürebilirim?” sorusuna da cevap vermeye çalışıyor.

Çocuk odasında konuşmamız gereken bir şey daha var: Temizlik

Klima konusunda sıcaklık ve hava akımını çok konuşuyoruz ama cihazın temizliğini bazen ikinci plana atabiliyoruz.

Samsung Bespoke AI WindFree Pro’nun 3 adımlı otomatik temizleme fonksiyonu kullanım sonrasında iç ünitenin içindeki nemi azaltmak için sistemi otomatik olarak kurutuyor; böylece nem ve kötü koku oluşumunun azaltılmasına yardımcı oluyor.

HD Filtre ise kolayca çıkarılıp temizlenebiliyor ve havadaki tozun yakalanmasına yardımcı oluyor.

Ebeveynlik yapılacaklar listesinin hiçbir zaman gerçekten bitmediğini düşünürsek, evdeki bir cihazın kendi bakımının en azından bir bölümünü üstlenmesine kesinlikle itirazımız yok.

Belki de yanlış soruyu soruyoruz

Bu yazıyı hazırlarken bizim aklımızda en çok kalan şey bu oldu.

Yıllardır “Çocuklu evde klima açılır mı?” diye soruyoruz.

Belki artık soru bu olmamalı.

Belki daha doğru sorular şunlar:

  • Hava doğrudan çocuğun üzerine geliyor mu?
  • Odayı gereğinden fazla mı soğutuyoruz?
  • Sıcaklık kadar nemi de düşünüyor muyuz?
  • Gece boyunca ortamı mümkün olduğunca dengeli tutabiliyor muyuz?
  • Ve kullandığımız teknoloji bütün bunları bizim sürekli müdahale etmemize gerek kalmadan yapabiliyor mu?

Samsung Bespoke AI WindFree Pro’yu ilginç kılan taraf da bizim için tam olarak burada.

WindFree™ teknolojisi, yapay zekâ destekli soğutma, hareket sensörü, nem kontrolü ve SmartThings gibi özellikler tek tek bakıldığında birer klima özelliği. Ama hepsini çocuklu bir evin gündelik hayatının içine koyduğunuzda başka bir şeye dönüşüyorlar:

Gece kalkıp klimayı üçüncü kez kontrol etmemek.
Parktan eve ter içinde dönmeden önce odayı serinletebilmek.
Çocuk yerde oynarken “klimanın önünden çekil” dememek.
Ve bazen sadece bir şeyi daha az düşünmek.

Çünkü ebeveynlikte konfor her zaman hayatımıza daha fazla şey eklemek anlamına gelmiyor. Bazen iyi bir teknoloji, gün içinde düşünmemiz gereken şeylerden birini sessizce listeden çıkardığında gerçekten işe yarıyor. Keşfetmek için tıklayın.

*Belirtilen enerji tasarrufu oranları Samsung’un ilgili modeller üzerinde gerçekleştirdiği testlere dayanmaktadır. Gerçek enerji tasarrufu kullanım koşullarına ve ortama göre değişiklik gösterebilir. AI Enerji Modu ve bazı akıllı özellikler için SmartThings uygulaması, Wi-Fi bağlantısı ve Samsung Account gerekebilir.

*Bu yazı Samsung’un katkılarıyla hazırlanmıştır. 



İlgili Makale