X

İş yerinde can sıkıntısının üstesinden gelmenin yolları

Hepimizin başına gelmiştir; bazen iş yerinde dakikalar, saatler, günler geçmek bilmez. Bunun nedeni herhangi bir şey olabilir. Belki işiniz sizi meşgul tutacak kadar hızlı değildir, belki büyük bir projeyi yeni bitirdiğiniz için fazla boş vaktiniz vardır, belki de işiniz başınızdan aşkındır ama bir türlü odaklanmayı beceremiyorsunuzdur. Sonuçta masanın başında sıkılırsınız ve bu sizi içten içe yer bitirir.

Hemen moralinizi bozmayın. Bazen sıkılmak, motivasyonunuzu ateşleyen bir şey olabilir. Sonuçta masanızın başında sıkılmaya devam edemezsiniz, aradığınız üretkenliği yeniden bulmak zorundasınız. İş yerinde can sıkıntısının üstesinden gelip verimliliği artırmanın püf noktaları:

1. Bir şeyler üretin

Hiçbir şey yapmadan masanızda oturmak yerine, bir şeyler üretin. Aslında aradığınız güç ve enerji, içinizde mevcut. Bulunduğunuz pozisyona ve yeteneklerinize güvenerek istediğiniz bir şeyi üretebilirsiniz. Örneğin iletişim konusunda becerikliyseniz, blog yazın. İş geliştirme yönünüz kuvvetliyse, farklı projeler türetin. Yöneticiyseniz yeni bir iş akışı oluşturun. Yeni bir şey üretmek, beyninizde uyarıcı bir etki yaratacak ve yaşadığınız sıkılganlığı yok edecek. Dahası, ürettiğiniz şey kullanışlı bir şeye dönüşebilir ve hem sizi hem de iş yerinizi geliştirebilir.

2. İnternetten faydalanın

İş yerinde canınız sıkılıyorsa çareyi internette aramak her ne kadar iyi bir fikir gibi görünmese de, bunu yararlı bir şeye dönüştürebilirsiniz. Parmaklarınızı ve araştırma yeteneğinizi akıllıca kullanarak binlerce ücretsiz online eğitime ulaşabilirsiniz. Alacağınız online eğitimler sayesinde şirketiniz için çok daha değerli bir çalışan olmayı bile başarabilirsiniz. Yazılım, kodlama, bilgisayar programlarıyla ilgili eğitimlerin sizi nasıl geliştireceğine inanamazsınız. Eğer online eğitimler can sıkıntınızı geçirmiyorsa, motivasyonunuzu artıracak konuşmalar bulabilirsiniz. Onlarca TED konuşması, Webinar açık kaynak olarak sizi bekliyor.

İlginizi çekebilir: Birçoğumuzun dahil olduğu X jenerasyonu verimlilik hakkında ne düşünüyor?

3. Masanızı ve bilgisayarınızı düzenleyin

Eğer büyük bir projeyi yeni tamamladıysanız, hem bilgisayarınız, hem masanız hem de mailiniz karmakarışık bir halde olabilir. Canınızın sıkıldığı bir gün, tüm bunları düzenleyebilirsiniz. Böylelikle hem aradığınız şeyi daha sonra kolayca bulabilir hem de bitirdiğiniz işlere göz atarak belki de fark etmediğiniz yeni bir bilgi dikkatinizi çekebilir, geçmiş işlerin üzerinden geçme fırsatı yakalayabilirsiniz.

4. Ayağa kalkın ve yürüyün, diğer departmanları ziyaret edin

Birçok ofis çalışanı gün boyunca tuvalet ve yemek ihtiyacı dışında yerinde kalkmaz. Bu da zamanla ofis çalışanlarını yavaşlatır ve verimliliğini düşürür. Eğer canınız sıkılıyorsa, ayağa kalkın ve ofisin içinde gezinin, başka departmanlara gidin. Bu kısa yürüyüş hayal gücünüzü harekete geçirebilir, size enerji verebilir ve masanıza döndüğünüzde kendinizi tazelenmiş ve daha üretken hissetmenizi sağlayabilir.

İlginizi çekebilir: Sabah rutininizi değiştirin, haftada 20 saat daha az çalışın

5. Farkına varın

Can sıkıntısı bazen çok değerli olabilir. Beyninize, biraz gezinip dolaşma imkanı tanıyabilir. Bu yüzden eğer canınız sıkılıyorsa, umutsuz bir şekilde kendinizi oyalayacak bir şeyler aramak yerine arkanıza yaslanın ve tavana bakın. Kendinizi nasıl hissettiğinize odaklanın. Zihninizin içinde gezinirken, can sıkıntısının nedenlerinin farkına varabilir veya hiç farkında olmadığınız yeni düşünceleri fark edebilirsiniz.

6. Yeni iş ilanlarına göz atın

İş yerinde ne sıklıkla canınız sıkılıyor? Eğer bu duyguyu çok sık yaşıyorsanız ve kendinizi boğulacak gibi hissediyorsanız, belki de iş değiştirmenin vakti gelmiştir. İş ilanlarına göz atabilirsiniz, iş değiştirmeye hazır olup olmadığınız konusunda kendinizi dinlemeye çalışabilirsiniz veya şirket içinde başka bir pozisyona geçmeyi düşünebilirsiniz.

İlginizi çekebilir: Dünyanın en başarılı isimlerinin sırrı: 5 saat kuralı

İş yerinde can sıkıntısının üstesinden gelmek zor olabilir. Hiçbir yönetici, etrafta canı sıkılan çalışanlar görmek istemez. Ancak akıllıca adımlar atarak, iş yerinde zaman zaman hepimizin yaşadığı bu durumun üstesinden kolayca gelebilirsiniz.

Kaynaklar:
Lifehack
INC.com

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale