X

İş görüşmesine gittiğiniz saatler işe alınıp alınmayacağınızı belirliyor

Eğer bir iş görüşmesine gidecekseniz, düşünmeye başladığınız ilk şeyler arasında dış görünümünüz, kıyafetiniz ve muhtemel sorulara karşı vereceğiniz cevaplar yer alır. Fakat Accountemps adlı personel şirketinin yaptığı bir araştırmaya göre, tüm bunlara ek olarak düşünmeniz gereken bir faktör daha var ki, o da görüşmenizin saati.

İlk 15 dakika iyi bir izlenim için çok önemli

Görüşmenin başladığı ilk 15 dakika, iyi bir ilk izlenim yaratmanız için oldukça elverişli.

Araştırma sonuçlarına göre sabahın erken saatlerinde yapılan iş görüşmelerinde işe alım yüzdeleri öğleden sonra yapılan görüşmelere kıyasla daha yüksek bir yüzdeye sahip ve görüşmenin başladığı ilk 15 dakika, iyi bir ilk izlenim yaratmanız konusunda daha elverişli.

İlgili yazı: İş görüşmesine gelen başarılı adayların sorduğu 5 soru

Accountemps şirketinin partneri Robert Half şirketinin yaptığı bir araştırmada ise, sabah 9 ve 11 saatleri arasında iş görüşmesine giren katılımcıların %62’si işe alınıyorlar. Sabah saatleri kadar verimli olmasa da işe alım yüzdesinin yüksek olduğu ikinci zaman aralığı ise akşamüzeri iş çıkış saatine denk gelen saat 5 ve 5’ten sonrası.
Sabah saatlerinin iş görüşmeleri için ideal zaman olmasının sebebi, görüşmeyi yaptığınız kişinin mesai saatlerinin aksine dikkatini tamamen size yöneltebilecek olması. Accountemps şirketinin bölge başkanı bu konuda şunları söylüyor: ‘Yorgunluğun ve stresin tavan yaptığı öğle saatlerinde iş görüşmesi yapmaktan kaçının. İş yoğunluğunun azalmaya başladığı akşamüzeri saatlerinde yapılan görüşmelerde odağın siz olduğunuzu hissedeceksiniz ve emin olun görüşmeniz daha iyi geçecek.’

İşe alım yüzdesi olarak en yüksek işe alım sabah 9-11, daha sonra ise akşamüzeri 5 ve 5’ten sonra.

Genellikle ilk 10 dakikada işe alınıp alınmadığınız belli oluyor

Araştırmanın devamında ise görüşmeyi yapan kişilere, görüşmeye gelen kişi hakkında pozitif veya negatif kararın ne zaman verildiği soruluyor. Sonuçlara göre ilk izlenim çok önemli ve genellikle görüşmenin ilk beşinci ve onuncu dakikaları arasında işe alınıp alınmayacağınız belli oluyor. Araştırmanın sonuçlarına göre; katılan işverenlerin %23’ü altıncı dakikadan itibaren, %16‘sı ise beşinci dakikada kararlarını verdiklerini belirtmişler. Geri kalan %17’lik kısmı ise biraz daha sabırlı katılımcılardan oluşuruyor ve onlar da 11 veya 15 dakika sonunda işe alınıp alınmayacağınızın kararını çoktan vermiş oluyorlar.

Tabi ki siz müsait olsanız bile görüşmeyi yapacağınız kişinin programı uygun olmayabilir ve görüşmenizi sabah saatleri içerisinde gerçekleştiremeyebilirsiniz. Fakat endişelenmeyin; daha enerjik bir gülümseme, şık kıyafetler ve sıkı bir tokalaşma ile mükemmel bir ilk izlenim elde edebilirsiniz.

Kaynak:

mentalfloss.com

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale