X

İnsanın 5 katmanına doğru kısa bir bakış: Kosha nedir?

Yoga felsefesinde önemli bir yeri olan koshalar oldukça derin konuları içermesine rağmen, kabaca ne olduğu ve nasıl işlediği hakkında bilgi almak isterseniz, bu yazı tam size göre!

Kosha tanımının ilk kez Upanishad’lardan Taittiriya Upanishad’da geçtiği söylenmektedir. Kosha temel olarak, her canlı varlığın birbirini saran ve gerçek benliğini örten 5 enerji katmanından oluştuğunu tarifleyen bir kavramdır. Yani gerçek benliğini örten, koruyan ya da saklayan 5 farklı beden katmanına sahip olduğumu anlatır. Daha süptil bir alanın konusu olan koshalar, insan bedeninde değerlendirilecek olursa, et bedenden içeriye, benliğin özüne doğru olan katmanları tarifler. Kelime anlamı olarak ise kosha zaten “katman” demektir.

Bu 5 katman çoğunlukla birbirini ve ruhu saran, iç içe geçen ve örten “soğan kabukları” olarak tariflenir. Yoga felsefesinde ise, her bir katman üzerine yapılan çalışmanın, kişiyi kendi özüne ve gerçek benliğe yaklaştırdığına inanılır.

En dış katman, yani kosha, fiziksel bedenimizdir. Bazı yerlerde bu “besin beden” olarak da geçer ve annamaya kosha olarak adlandırılır. Anna, besin anlamına gelir, maya ise içermek anlamı taşır. Yani besin içeren katman olarak söylenebilir. Bunun nedeni ise, “dünyadan aldığı besinlerden oluştuğu gibi, yine diğer canlılar için besin olacağı içindir” diye tariflenir. Yani aslında, fiziksel bedeni besleyen her ne varsa, annamaya kosha’yı da etkilediği söylenebilir.

Bir alt katmana doğru hareket ettiğimizde, besin-beden kadar rahatlıkla fark edemediğimiz, daha süptil bedenimizle alakalı olan katmanlar gelmeye başlar. Bunlardan ilki pranamaya kosha’dır. Prana daha önce de duymuş olabileceğiniz gibi nefes, yaşam gücü anlamlarına gelir ve pranamaya kosha ise enerji bedenimiz, enerjiyi taşıyan katman olarak tariflenebilir. Yogada asana çalışmalarında ya da meditasyonda, önce sadece bedensel bir egzersiz olarak başlayıp, pratik ettikçe ortaya çıkan ve içeriden gelen hisler, enerji akışlarını fark etmeye başlamak, pranamaya kosha alanına doğru geçtiğinizi ve sadece kendi bedeninizin değil, etrafınızdaki insanların da süptil bedeninden yayılan enerjileri hissetmeye başlamanızı kabaca özetleyebilir.

Üçüncü katman, manomaya kosha olan ve “zihin-beden” olarak anlatabileceğimiz katmandır. Mano, zihin anlamına gelir. Bizi “düşünen varlık” olarak tanımlayan her şey bu katmandadır. Özetlemek gerekirse, kendini ifade etmek için, var olduğun dünyada anlam çıkarmanı sağlayan her şeyi kapsadığı söylenmektedir. Düşünceler, hayaller, duygular, inanışlar gibi zihin bedenin sınırlarında da birçok katman vardır. Kendimizi ilk başta tanımladığımız, inanışlarımız, varsayımlarımız, içinde yaşadığımız kültürden gelen düşüncelerimizin hepsi bu koshanın çalışma alanında yer alır. Manomaya koshaya yaklaşmak için tüm bu düşünce ve duyguları bir kenara bıraktığımızda “Ben kimim?” sorusu ile manomaya kosha üzerinde çalışılabildiği söylenmektedir.

Bir alt katman, vijnanamaya kosha yani “farkındalık (bilgelik) bedeni”dir. Vijnana, fark edebilme, ayırabilme yeteneği olarak tanımlanır. Açıklaması ve de anlaması oldukça zor olan bir katman olan vijnanamaya kosha için, sahip olduğumuz düşüncelerden öte, daha içeriden gelen hislerin olduğu bir alanı fark edebilmekten geçer diyebiliriz.

En içte yer alan katman ise, anadamaya kosha’dır. Nedensel beden ya da saadet bedeni olarak da tanımlanan bu katman çoğumuz için fark edilmesi oldukça zor bir katmandır. Meditasyon oturuşlarındaki düşüncelerden tamamen sıyrılıp, sessizliğin içinde fark edilen derin huzur, mutluluk, aşk kişiyi bu katmana doğru yaklaştırır denilebilir ya da güçlü bir asana pratiğinin ardından, derin dinlenme (savasana) haline geçtiğimizde, boşluğun içinde hissettiğimiz hislerin de bizi bu katmana, gerçek benliğimizin ne olduğunu keşfetmeye doğru bir yolculuğa yaklaştırdığı söylenir.

Konuyla ilgili detaylı bilgi almak isterseniz, aşağıdaki kaynak linklere göz atmanızı öneririm.

1) https://www.yogajournal.com/yoga-101/getting-know
2) https://yogainternational.com/article/view/the-koshas-5-layers-of-being
3) https://www.yogapedia.com/definition/5889/annamaya-kosha

İlginizi çekebilir: Senin meditasyonun hangisi: Bilmeniz gereken 8 farklı meditasyon yöntemi

Fulya Ates: 2012 yılında İTÜ Mimarlık Bölümünü bitirdi. 2014 yılında İTÜ Mimari Tasarım Master derecesini aldı. 2012 yılından bu yana çeşitli ulusal ve uluslararası mimari yarışmalarda ödüller aldı. Mimarlık mesleğini pratik ederken hayatına bir hobi olarak kattığı yoga ve meditasyon çalışmalarını yoga eğitmenlik eğitimi alarak ileri bir boyuta taşıdı. Şimdi mimarlık mesleğinin yanı sıra, kişiye özel ve grup yoga dersleri vererek, beden üzerinden yeni bir mimarlık inşa etmeye ve araştırmaya devam ediyor. Bilginin paylaştıkça çoğaldığına inanarak, www.cevikmaymun.com adresi üzerinden yoga ile ilgili edindiği tüm deneyimleri paylaşıyor. Daimi öğrenci kalabilmek, sürekli öğrenmek en büyük tutkusu.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale