X

İnsan bedenini ve kendi bedenimizi tanımak

Bedeni en basit tabiri ile tanımlayacak olursak atomların bir araya gelerek hücreleri, hücreler bir araya gelerek; dokular, organlar, kaslar , kemik ve iskelet gibi sistemleri oluşturarak beden adını verdiğimiz kompleks yapıyı oluşturduğunu söyleyebiliriz. Yıllardır bilim, beden adını verdiğimiz yapıyı inceleyerek, gözlemleyerek çözümlemeye ve yapısını anlamaya çalışmaya devam etmektedir. Uzun yıllardır farklı şekillerde insanlar hem kendi üzerinde hem de başka insanlar üzerinden bedeni tanımaya çalışmaya devam etmektedir.

Tıp, fizik, biyoloji, kimya, egzersiz vb. birçok bilim alanı hala her geçen gün bedeni tanımaya çalışmakta ve gelişmektedir. Özellikle pandemi döneminde ve sonrasında insanlar fiziksel ve zihinsel yoğun bir strese maruz kaldıktan sonra kendilerini tanıma ve sağlıklı bir yaşam adına daha fazla kendileriyle vakit geçirmeye çalışmaktadır. Bunu fiziksel ve zihinsel olarak çeşitli yollardan yapabilirler. Ancak bu yolculuğa çıktığımızda herkesin ilk bakması gereken şeylerden biri bedeni tanımak olacaktır. Burada iki temel konu vardır: Birincisi insan bedenini tanımak, ikincisi ise herkesin bedenin işleyişi temel dinamikler dışında parmak izi gibi özel bir şekilde ilerleyeceği için kendi bedenini tanımak olacaktır.

Bedeni tanımayı kişisel düzeye indirecek olursak bunu nasıl yapabiliriz?

Aslında teoride basit bir mantığı var. Herhangi bir şeyi tanımak ile aynı şeyi yapacağız, onunla vakit geçirmek, dinlemek, gözlemlemek ve onu öğrenmek ile alakalı bir süreç. Sanki yeni bir dili öğrenmek gibi düşünebiliriz. Çünkü biz fark etmesek de sürekli olarak bizimle iletişim halindedir ve sürekli olarak bizle konuşur. Bunu birçok farklı çeşitte yapar. Genellikle kullandığı dil sinir sistemi aracılığıyla farklı bölge ve şekillerde göndermiş olduğu sinyallerdir. Bunu bazen bir ağrı şeklinde, bazen bir mide bulantısı şeklinde, bazen bir nefes tutma, bazen bir kalp çarpıntısı gibi ve daha bir çok şekilde yapabilir.

Burada kullandığım örneklerin çoğu biraz büyük örnekler, bazen bunun çok daha küçük düzeyinde. Mesela ilk uyandığınızda ya da vücudunuz oksijensiz kaldığında esneme hali, bazen bir yerde fazla oturduğunuzda ya da sabah ilk kalktığınız bir gerinme ihtiyacı veya küçük hisler şeklinde de olabilir. Bu durumların nereden, ne şekilde geldiğini ve nasıl ilerlediğini gözlemlemek için bedenle uzun zaman geçirmeniz gerekir. Buradaki uzun zaman geçirmekten kastım; hareket etmek, egzersiz yapmak, yoga, nefes egzersizleri, meditasyon, çeşitli enerji çalışmaları, spor yapmak, zihinsel egzersizler, dans, kitap okumak, araştırmak gibi birçok zihinsel ve fiziksel bedenin sinyal değişikliklerini, adaptasyonu gözlemleyebileceğiniz ve onun dilini öğrenebileceğiniz farklı çalışmalar olabilir.

Bedeni tanımak uzun bir yolculuk ama çok da keyifli bir yolculuk. Umarım içerisinde uzun yıllar geçirdiğimiz bu mükemmel yapıyı siz de en iyi şekilde keşfetmeye çalışırsınız. Bunun için kendinize uygun olan farklı yollarda, birçok farklı seyahatin keyfini çıkarmanız dileğiyle…

İlginizi çekebilir: Bedenini sevmek ve olduğu gibi kabul etmek isteyenler için ipuçları

Mert Bağ: Merhabalar, ben Mert Bağ. Erken yaşlarda ilk olarak voleybol branşını hayatıma kattıktan sonra basketbolla tanıştım ve uzun yıllar basketbol ve voleybol branşlarında çeşitli takımlarda oynadım. 2012 yılında aktif sporculuk hayatımı bırakarak, Marmara Üniversitesi Spor Yöneticiliği bölümünü bitirdim. Üniversitedeyken pazarlama, iletişim ve psikoloji alanlarında daha çok uzmanlaşmaya çalıştım ve birçok farklı spor branşını da tecrübe etme şansı buldum. Kısa bir süre spor pazarlaması alanında çalıştıktan sonra, 2017 yılından itibaren insan bedeni üzerine egzersiz, nefes, fiziksel ve zihinsel beden travmaları gibi alanlarda yurt içinden ve yurt dışından eğitimler alarak bu alanlarda çalışmaya ve kendimi geliştirmeye devam ediyorum. Kendi bedensel travmalarımı çözmek adına çıktığım bu yolculukta çok fazla farklı keşiflerin içerisinden geçtim ve insanı anlamaya dair her bilimsel alanın içerisinde dolanmaya çalışıyorum. O yüzden burada yazmaya, sizlerle paylaşmaya çalışacağım şeylerde kendi geçtiğim yollardan, bu yolda karşılaştığım farklı öğrencilerim ve danışanlarımla tecrübe ettiğimiz deneyimlerden, araştırmış olduğum farklı konulardan bahsetmek olacak. Bir gün psikoloji ile ilgili bir yazıya denk gelmişken, bir sonraki yazıda egzersiz, bir sonrakinde biyolojiden, bir başka yazıda nefesten bahsetmiş olabilirim sizlere, insanın işleyişi ve bağlantılı olduğu veya yoldayken karşılaşmış olduğum ne varsa bütün bu deneyimleri sizlerle paylaşacağım. Bu uzun ince karışık bir adamın insanı, işleyişi ve evreni keşfetmek adına çıkmış olduğu bir serüven, bu serüvenin içerisinde durağımız şu anda burası. Burada olmaktan umarım siz de keyif alırsınız.

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale