X

İngiltere’de babalık izni şartlarını iyileştirmeyi hedefleyen “Dad Shift” hareketi

Yaşamın hemen hemen her alanında, toplumsal cinsiyet rolleri kendini bariz bir şekilde gösteriyor. İş hayatından ev işlerine kadar dünyanın her köşesinde bu rollerin etkisini hissetmek mümkün. Elbette ki ebeveynlik de buna dahil. Tarihsel olarak kadınların ‘bakıcı’ erkeklerinse ‘sağlayıcı’ olarak tanımlandığı sistem, ne yazık ki hala varlığını koruyor. Uzaktan bakıldığında bu durum yalnızca annelere yüklenen aşırı sorumluluklar olarak yorumlanabilir, fakat bundan çok daha derin bir konu.

Annelerin ‘tek’ ebeveynmiş gibi algılanması ve bebek bakımına dair her şeyi ‘üstlendirilmeleri’ sadece onları yormakla kalmıyor; babaların da bebekleriyle anlamlı bir bağ kurmak için sahip oldukları fırsatları sınırlandırıyor. Ve bu durum ebeveyn olarak anne ve baba arasında büyük bir eşitsizlik yaratıyor. Pek çok baba çocuklarının hayatında daha aktif bir rol almak istese de toplumsal normlar bir yana yasal haklardaki eksiklikler de bu isteğin önüne geçiyor. Bu durumun farkında olan ve bir şeyler yapmak isteyen bazı babalar ise harekete geçiyor ve ilham veren bir kampanyaya imza atıyorlar: Dad Shift.

Görsel: theguardian.com

Dad Shift isimli bir grup İngiltere’de babalık izni seçeneklerinin iyileştirilmesini savunmak için seslerini yükseltiyor. Henüz çok yeni başlayan bir hareket olan Dad Shift, mevcut ebeveynlik izinlerinden memnun olmadıklarını belirten ve bunun için bir şeyler yapılması gerektiğini vurgulayan babalardan oluşuyor. Ve bu babalar, seslerini duyurmak için oldukça etkileyici bir yöntemle karşımızı çıkıyor: Sling içerisine yerleştirilmiş oyuncak bebekleri ülkenin çeşitli yerlerindeki erkek heykellerin üzerine bağlayarak.

Sosyal medyada da oldukça yankı uyandıran bu kampanya ile babalar, daha fazla ebeveynlik hakkı elde etmeyi ve en önemlisi de İngiltere’de şu anda mevcut olan 2 haftalık babalık iznini artırmayı hedefliyorlar.

@dadshiftuk‘un kurucu ortağı George Gabriel, “Kadınlara eş, anne ve kız olarak hayatları hakkında sık sık sorular sorulurken, kamusal yaşamdaki erkek figürler genellikle kendilerinin bu kısmını paylaşmaya davet edilmez. Babalar olarak rollerine ve ayrıca bebekler hayatlarına girdiğinde insanları daha iyi destekleme ihtiyacına dikkat çekmek istedik.” diyerek konuya dikkat çekiyor.

Çocuk gelişiminde baba katılımının önemi yadsınamaz bir gerçek. Beyin gelişiminden sosyo-duygusal becerilere kadar çocukların bütüncül açıdan sağlıklı bireyler olarak yetişebilmesi için babaların aktif rol alması çok önemli. Bu nedenle İngiltere’de başlatılmış olan bu hareket, aslında yalnızca babalar açısından değil, anneler, çocuklar ve toplumlar açısından da büyük önem taşıyor.

Geleneksel anlayışlara göre çocuk bakımında tek sorumlu annelermiş gibi görüldüğü için geri planda kalan babaların böylesi ilham veren bir değişim çağrısı yapmış olmuş oldukça kıymetli. Çünkü, çocuğun tek ebeveyni anne değildir; babaların da eşit katılım hakkı vardır ve olmalıdır da. Sağlıklı nesiller yetişmesi için babaların da çocuk bakımında eşit roller üstlenmesi şart. Bunun için de imkanların genişletilmesine dikkat çeken babaların varlığı gerçekten ümit verici.

Dileyelim ki tüm ülkeler ve babalar için ilham veren çalışmalara imza atan bir hareket olsun.

Kaynak: people, theguardian, thedadshift.org

İlginizi çekebilir: Dengeli yaşam sanatı Lagom’dan kadın-erkek eşitliği üzerine: Latte Babaları

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale