X

In Pursuit of Wellness Serisi 2: Mutluluğa doğru dans etmek

Dans etmenin, günlük hayatımızdaki yerini hiç düşünmüş müydünüz? Arka fondan gelen kısık bir müzikle hafif hafif omuzlarınızı, ayaklarınızı salladığınız moddan tutun da bangır bangır müzik eşliğinde kendinizden geçtiğiniz moda kadar dansın her hali iyi oluşun güçlü bir destekçisi. Bilimsel araştırmalarca kanıtlanmış faydaları saymakla bitmeyen dans, depresyonu önlemekten motivasyonu artırmaya, fiziksel sağlığı desteklemekten beyin gelişimini yaşlanmanın olumsuz etkilerinden korumaya kadar pek çok olumlu etkiye sahip. Esnekliği artıran, stresi azaltan, enerjiyi yükselten, kilo verme sürecini destekleyen ve dengeyi iyileştiren dans, aynı zamanda anda kalabilmenin, hem kendimizle hem de başkalarıyla bağ kurmanın en eğlenceli yolu.

The Global Wellness Institute‘un Wellness Peşinde (In Pursuit of Wellness) Serisi’nin Beden bölümünde yer alan Dancing Towards Happiness isimli video da dansın hayatımızdaki yerine ve önemine değiniyor. Wise Motion Method’un kurucusu olan Dr. Hanna Poikonen, dansın hayatımızda çok önemli bir yere sahip olduğunu; bizi hem kendimizle hem de diğer insanlarla bağladığını ve yalnızlık duygusunu iyileştirdiğini anlatıyor. Ünlü doktor, günlük hayatımızda çok fazla zihnimizin içerisinde zaman geçirdiğimizi ve bunun ‘cognitive knowledge’ yani bilişsel bilgi ile ilgili olduğunu; oysa ki ‘silent knowledge’ yani sessiz bilgi ile bir denge kurmamız gerektiğini söylüyor. Ve ekliyor: ‘Dans ederken bu dengeyi kurabiliriz.’ Çünkü, ona göre bu iki tür bilgi de bizler için çok önemli, ancak biz sessiz bilginin önemini sıklıkla unutuyor ve yaşamlarımızın koşturmasına dönüyoruz. Dans ise bize ihtiyacımız olanı veriyor.

Diğer yandan, videoda bahsi geçen; nefes tekniklerini, birtakım özel zıplama, sallama şeklindeki hareketleri ve beden-zihin bağlantısını odağına alan bir dans türü olan ‘Sanctum’un kurucu ortağı Luuk Melisse, dansın hayatla eşdeğer olduğuna dikkat çekiyor. ‘Kendini herhangi büyük bir amaca bağlanmadan ifade etme şekli’ olarak tanımladığı dansın, anda kalmakla ilişkili olduğunu söyleyen Melisse, ‘Dans, anı yaşamaktır. Çünkü, dans ‘anda’dır, yani ya buradadır ya değildir.’ diyerek dans ettiğimizde kendimizi ‘an’a getirebileceğimizi söylüyor.

Bırakmanın, akışta kalmanın, kendimiz olmanın sanatı olarak değerlendirilen dansı, hayatımızın bir parçası haline getirerek kendimizin en iyi halini açığa çıkarmak için alan açabiliriz. Hem kendimizle hem de diğer insanlarla kurduğumuz bağı, dans sayesinde güçlendirebilir, ‘tam olmanın’ anlamını öğrenebiliriz. Six Senses Grubu’nun Wellness Öncüsü Anna Bjurstan’a göre, günümüzün en büyük sorunlarından biri olan yalnızlığın üstesinden dans ile gelebilir, dansın birleştirici gücünü keşfedebilir, diğer insanlarla güçlü ve sevgi dolu bağlar kurabiliriz.

Dansın yaşamınızdaki önemine ve rolüne dair ilham verici anekdotların yer aldığı bu videoyu aşağıdaki linkten izleyebilir, dilerseniz serinin bir başka videosunu incelediğimiz yazımıza da buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz:

İlginizi çekebilir: Dans etmek: Günlük rutinimize ekleyebileceğimiz bir aktivite

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale