X

İlişkinizin devam edip etmeyeceğini nasıl anlarsınız?

Yeni bir ilişkiye başladınız ve yeni sevgilinize gönlünüzü kaptırdığınızı hissediyorsunuz. Aynı şekilde, o da sizin gibi hissediyor görünüyor. Size çiçekler getiriyor, gün içinde birçok kez mesaj atıyor, sizi dikkatle dinliyor veya tüm boş zamanını sizinle geçirmek istiyor. Belki de umutlarını, hayallerini sizinle paylaşıyor, sizinle birlikte gülüyor. Aranızda çok güzel bir kimya var.

Ya da evlisiniz, ancak ilişkiniz zor bir dönemden geçiyor. Sık kavga ediyor ve fiziksel veya duygusal yakınlığın olmadığı paralel hayatlar yaşıyorsunuz. Sonsuza kadar birlikte olacağınızdan şüphe etmeye başladınız.

Her iki durumda da akıllara takılan soru, ilişkinin devam edip etmeyeceği. Partnerinizin zor durumlara göğüs gerip sizinle kalacağını ya da yeni başlayan bu flörtün ciddi bir ilişkiye gidip gitmeyeceğini nasıl bilebilirsiniz? Yakın zamanda yapılan bir araştırma; bu konuda, partnerinizle yaptığınız gelecek planlarının ve gelecekte ne kadar mutlu olacağınıza dair sahip olduğunuz öngörülerin belirleyici olduğunu söylüyor.

Partnerinizle yaptığınız gelecek planları ve gelecekte ne kadar mutlu olacağınıza dair sahip olduğunuz öngörüler ilişkinin devam edip etmemesini belirliyor. 

İlginizi çekebilir: Gerçek ve derin ilişkiler kurmanın 20 sırrı

Sosyal psikoloji alanında uzman Kelley ve Thibaut’un 1978 yılında ortaya attığı ‘yatırım modeli’ romantik ilişkilere adanmış olmanın aşağıda yer verilen durumlar geçerli olduğu müddetçe devam ettiğini ifade ediyor:

  • Partnerinizin sizin ihtiyaçlarınızı (yakınlık, eğlence, güven ve heyecan gibi) karşılaması ve sizi hayal kırıklığına uğratmaması;
  • Partnerinizle olan ilişkinizin diğer potansiyel ilişkilerden veya vakit geçirme şekillerden daha çekici olması;
  • İlişkinin bitmesinin zaman, para, ev, eğlenceli etkinlikler ya da bir ailenin veya sosyal bir grubun parçası olmak gibi değerli kaynakları kaybetmenize yol açacak olması.

Bazen aslında pek tatmin olmadığımız ilişkimizi kayıplarımızın büyük olacağını veya daha iyi alternatifler bulamayacağımızı düşündüğümüz için bitirmeyiz. Bazen de tatmin olduğumuz bir ilişkiyi daha çekici bir partnerle karşılaştığımızda bitirebiliriz.

Journal of Personality and Social Psychology isimli dergide yayımlanan, Maryland Üniversitesi’nden Prof. Dr. Edward Lemay imzalı bir makalede ise yukarıdaki yatırım modeline alternatif olarak bir ‘tahmin modeli’ne yer veriliyor. Bu modelere göre; yukarıda sıralanan üç etkenin yanı sıra bireylerin partnerleriyle gelecekte ne kadar mutlu olacaklarına dair beklentileri de ilişkinin ciddiyetine katkı sağlıyor.

Bireylerin partnerleriyle gelecekte ne kadar mutlu olacaklarına dair beklentileri de ilişkinin ciddiyetine katkı sağlıyor.

Başka bir deyişle; yen bir bebeğe sahip olma, çocukların zorlu ergenlik dönemlerinden geçmesi, finansal konulardaki stres, kavga veya partnerlerden birinin tüm zamanını çalışarak geçirmesi gibi zor durumlarla karşılaşılan ilişkilerde bireyler, ilişkilerinin gelecekte onlara mutluluk getireceğini düşünüyorlarsa ayrılmak istemiyorlar. Ayrıca ilişkiden gelecekte kazanımlar elde etme ihtimalimiz varsa emek vermeye ve fedakarlıklarda bulunmaya daha istekli olduğumuz da bir gerçek. Tahminlerimiz tam tersi yönde olduğunda ise ilişkiye emek vermek ve onu sürdürmeye çalışmak konusunda pek hevesli olmayabiliyoruz.

Yeni bir ilişkide aklınıza takılan sorular

Yeni ilişkilerde ise, partnerimizin hayattan bizimle aynı şeyleri isteyip istemediğini, ileride nasıl bir ebeveyn olacağını, birlikte eğlenmeye devam edip etmeyeceğimizi merak ediyor olabiliriz.

Bu konuda yapılan araştırmalarda da, yatırım ve tahmin modellerinde belirtilen toplam 4 etkeni destekleyen sonuçlara ulaşılmakta. Bu sonuçlara göre;

  • Partneriyle mutlu bir gelecek öngören bireylerin hem günlük olarak hem de bir yol sonrasında diğerlerine oranla ilişkilerine daha fazla adanmış haldeler.
  • Gelecekte ilişkilerinden daha fazla tatmin edici olacağı beklentisindeki kişiler, ilişki içinde daha az yıkıcı davranıyor. Örneğin daha az eleştiri ve suçlamalarda bulunuyor.
  • Bu kişiler aynı zamanda partnerlerinin olumsuz davranışları karşısında daha yapıcı eleştirilerde bulunuyor.
  • İlişki içindeki bu tür olumlu davranışlarsa ilişkinin istikrarını artırıyor.

Tüm bunlara baktığımızda; ilişkimizin devam etmesi için partnerimizle hayallerimizi, gelecek umutlarımızı, ilişkiden beklentilerimizi paylaşarak geleceğe dair mutlu bir resim çizmeye çalışmamız gerektiği sonucunu çıkarabiliriz.

İlginizi çekebilir: İlişkinizin istenilen seviyede olması aranızdaki bağlarla mümkün

Kaynak:

psychologytoday.com

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale