Yeni bir ilişkiye başlamadan önce izlemeniz gereken 5 adım

İlişki seçimlerinde mutlu olan insanlar, genellikle sevgiyi hayatlarına çekmektense kendi gelişimlerine daha fazla enerji harcayanlardır. Dolayısıyla eğer bu konuda sorun yaşayanlardansanız, bir partnerin aklını çelmek için oyunlar oynamak yerine aşağıda yer verdiğimiz beş ilkeye odaklanırsanız, zaman içinde doğru kişiyi de bulacaksınız:

1- Hem duygusal hem de cinsel açıdan kendinizi anlayın

Eğer kendinizi henüz bu iki yönden anlamamışsanız, ilişkilerinize duygusal bağımsızlıktan uzak olarak başlayacaksınız demektir. Henüz siz nasıl mutlu olacağınızı bilmiyorken bir başkasından sizi anlamasını ve mutlu etmesini beklemek gerçekçi olmayan bir umut olacaktır. Başkalarının sizin duygusal ve cinsel ihtiyaçlarınızı içgüdüsel olarak bilmesi bir hayal; dolayısıyla partnerinizle duygularınız ve cinsel yönünüz hakkında doğrudan konuşabilmeniz çok önemli. Hayatınızdaki insanlara ve olaylara karşı verdiğiniz duygusal tepkilerle ilgili kendinizde bilinçli bir farkındalık oluşturun. Verdiğiniz tepkileri gözlemleyip tanımlayın. Duygularınız üstünde kafa yorun; insanlarla kendinizle ilgili fark ettiğiniz ve hissettiğiniz şeyleri anlatın. Ancak bunu yaparken onlardan sizi toparlamalarını beklemeyin.

ilişki
İlişkide partnerinizle duygularınız ve cinsel yönünüz hakkında doğrudan konuşabilmeniz çok önemli.

2- İnsanların kendileriyle ilgili söyledikleri ve gösterdiklerine inanın

Hoşlanılan kişinin yanlış davranışlarını bir mantık çerçevesine oturtma isteği oldukça yaygındır. Eğer karşınızdaki kişi size saygısızlık ediyor ya da sizi sürekli hayal kırıklığına uğratıyorsa, bu davranışlarını onunla ilgili veriler olarak saklayın. Konuştuğunuz insanın size yanlış şekilde davranması onun doğru kişi olmadığı anlamına gelebilir. Veya ciddi bir ilişki istemediğini ya da biraz mesafeye ihtiyacı olduğunu söylüyorsa, bırakın gitsin. Çünkü bu, bu kişinin sizinle aynı konumda olmadığını ve muhtemelen sizinle aynı şeyleri istemediğini gösterir. Kısacası, insanların kendileriyle ilgili söyledikleri ve gösterdiklerine inanın. Olgun ve saygılı davranmayan, sizi üzecek şeyler söyleyen insanlarla uğraşmaktansa kendi yolunuza bakın.

3- Duygusal yakınlığı elde etmek için cinselliğe başvurmayın

Sadece cinsel boyutta olan bir ilişkinin sonunda duygusal yakınlaşmalara ve ciddi bir ilişkiye gideceğini düşünüyorsanız, yanılıyor olabilirsiniz. Çünkü araştırmalar duygusal yakınlık olmadan başlayan cinsel ilişkilerin genellikle ciddi birlikteliklerle sonuçlanmadığını gösteriyor. Bu yüzden başka birine odaklanıp onun değişmesini beklemektense kendi gelişiminize odaklanıp sizi sevecek insanı bulmanız daha doğru olacaktır.

4- Ebeveynlerinizden psikolojik olarak ayrılmayı sağlayın

Öyle görünse de kolay bir iş değil bu. Nitekim bunu sağladığını düşündüğü halde aslında yanılan birçok insan var. Yetişkin bir birey olarak bütün duygusal ihtiyaçlarınızın hala ebeveynleriniz tarafından karşılanmasını bekliyorsanız, ilişkinize ayırmanız gereken enerjinin bir kısmını başka yerlerde harcıyorsunuz demektir. Yavaş yavaş da olsa mümkün olduğunca ebeveynlerinizden bağımsız kalmaya çalışın. Böyle yapmak, onlarla vakit geçirmemek ya da hayatınızla ilgili isteklerinizi onlarla paylaşmamak anlamına gelmiyor. Aksine, kendi kararlarınızı rahatlıkla verebilmenizi ifade ediyor. Sürekli onların fikrini, rehberliğini ve tatmin olmalarını isterseniz; ya da hayatınızı kontrol etmelerine izin verirseniz, hayatınızı kendiniz için yaşayamazsınız. Ve hayatınızdaki yükleri sizin yerine ailenizin kaldırmasına izin veriyorsanız, doğru kişi karşınıza çıktığında kendini gerçekleştiren bir birey olarak onunla karşılaşamazsınız. Bir ilişkiye ailenizin size gösterdiği ilgiyi karşı taraftan bekleyerek girmek, o ilişkiyi çıkmaza sokar. Hayatınızın kontrolü sizin elinizde olmalı, amaçlarınızın, ihtiyaçlarınızın ve duygularınızın farkında olmalısınız.

İlginizi çekebilir: Neden ebeveynlerimize benzeyen eşler seçeriz?

5- Yeni şeyler deneyin

Doğru kişiyi bulmak için insanın kendisine odaklanması fikri genelde, özellikle kadınlarda olmak üzere, inzivaya çekilmek olarak algılanabiliyor. Bu ise insanları üzgün ve daha yalnız hale getirebiliyor. Dolayısıyla birey, kabuğuna çekilmek yerine sosyal olmayı denerse hem kendini daha iyi tanıyacak, hem de yalnızlık hissetmeyecektir. Her buluşma tecrübesi, size kendi tercihleriniz, zayıflıklarınız ve güçlü yanlarınızla ilgili yeni bir şeyler öğretir. Her zaman yaptığınız şeyleri yapmaya ve o şekilde düşünmeye devam ederseniz, bunların arasında sıkışıp kalırsınız. Beyninizin gelişim sağlamaya ve adapte olmaya olağanüstü bir yetisi vardır; ama bunun için ona izin vermeniz gerekir. Burada izin vermeden kasıt, onu belli ölçülerde zorlayacak yeni deneyimler kazanmaktır. Yapmaya korktuklarınız arasında belki de çok seveceğiniz şeyler vardır, ancak bunu denemeden bilemezsiniz.

Kaynak:

psychologytoday.com