X

İlişkilerin çıkmaz sokağından bir ses yükselir: “Ben değişemem”

“Dünyayı değiştiremiyorsan, dünyanı değiştirirsin. Hepsi bu.”
Stefan Zweig

İlişkilerin en büyük çıkmazlarından biridir: “Ben böyleyim, değişemem.” İlişki derken her türlü ilişkiyi düşünebilirsiniz; Kadın-erkek, anne-çocuk, baba-çocuk, patron-çalışan vb. Düşünün bu kelimeleri yaşamınız boyunca kaç kere, kimlerden duyduğunuzu… Dahası kimlere söylediğinizi… İşte bu yazım, tam da böyle olduğunu düşünenlere.

“Değişim” demişken… Gelin tanımını tekrar yapalım. “Değişim” kendinizden/değerlerinizden ödün vermek değildir, kendinizden vazgeçmek hiç değildir. Aksine kendiniz olmaya attığınız her adımdır. Değişim “-mış gibi yapmak” da değildir, her ne yapıyorsanız yaptığınızı özümsemek, sindirmektir. Evrene rezone olmaktır.

Evrende sonsuz bir enerji dönüşümü söz konusu. Dünyadaki su döngüsünü düşünün. Su daima hareket halindedir. Buz halden sıvı hale, sıvı halden buhar haline ve buhar halinden tekrar sıvı haline dönen suyun bu hareketi devamlılık arz eder. İşte bu değişim, dünyanın da temel yaşam kaynağıdır. Suyun bu muazzam varlığı ve enerjisi kaybolmaz, sadece form değiştirir.

Siz hala değişmediğinizi mi düşünüyorsunuz? 2014 yılında Daily Mail gazetesinde yayımlanan bir araştırma sonucuna göre;

  • Kalbiniz kendini 20 yılda, iskelet sisteminiz yani kemikleriniz ise 10 yılda yeniliyor.
  • Yaklaşık 100 bin adet olan saçlarınızın her bir teli ayda 1,25 santimetre uzuyor.
  • Mide duvarınız kendisini 3-5 günde yeniliyor.
  • Tüm cilt epiderm hücreleriniz 2 haftada bir yenileniyor.
  • Bağırsak hücrelerinizin kendini yenileme hızı ise muazzam. Tüm bağırsak hücreleriniz 2-5 günde bir yenileniyor.
  • Tat moleküllerini sinirler yoluyla beyne ileten dilinizde bulunan 10 bin tomurcuğun her birinde 50 hücre bulunuyor. Dilinizdeki bu hücreler her 10 günde bir kendini yeniliyor.
  • Yağ, protein, şeker ve kan yapımı için gerekli olan maddeleri depolayan karaciğeriniz kendini 6 ayda, akciğeriniz de kendini 1 yılda yeniliyor.

Diyeceğim o ki; siz değişimin kendisisiniz. Değişim her zaman var ve her zaman olacak. Her şey belki de önce değişimi kabul etmekle başlayacak. Hayatınıza aldığınız herkes -buna ruh eşiniz de dahil- sizin tekamülünüze hizmet etmek için varlar. Size dersler öğretmek için buradalar. Değişmemekte direndikçe daha ağır sınavlarla karşı karşıya kaldığınızı çoktan fark etmiş olabilirsiniz.

Evren bize bütün kitapların öğrettiğinden daha fazlasını öğretir. Çünkü direnir bize” diyor Küçük Prens’in yazarı Antonie de Saint-Exupery. Zamanlardan, çağımızdan bağımsız olan bu gerçek, evrenin mini bir denklemi. Oldukça yalın, saf ve net..

Madem hepimiz değişiyoruz, gelin bunu kendimizin ve içinde bulunduğumuz ilişkilerimizin en yüce hayrına gerçekleştirelim. Sizler de Thetahealing yöntemiyle ilgili ayrıntılı bilgiye www.esindemir.com sitesinden ulaşabilir; her türlü sorunuz için benimle Instagram hesabımdanwww.esindemir.com  ve info@esindemir.com mail adresim üzerinden iletişime geçebilirsiniz.

“Bilinçaltınızı değiştirin, dünyanız değişsin.”

İlginizi çekebilir: Bahanelerimiz bittiyse: Şimdi harekete geçme zamanı

Esin Demir: 2010 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Endüstri Mühendisliği bölümünü bitirdi. Spiritüel gelişim merakı 2009 yılında, Japonya’ya bir yaz stajı programı ile gittiğinde başladı. Bu ilginç ada ülkesinde pek çok tapınak gezdi, bu tapınaklarda yapılan dini ritüelleri yakından görme imkanı buldu. Türkiye’ye dönüp profesyonel iş yaşamına başladıktan sonra ruhsallık ve kişisel gelişim ile ilgili araştırmalarını daha da derinleştirirken; beyin, bilinçaltı ve kuantum fiziğine de ilgi duymaya başladı. Bu sırada ThetaHealing® bilinçaltı temizlik tekniği ile tanıştı. O günden itibaren bu teknik ile ilgili aldığı çok sayıdaki uygulayıcılık eğitimini, Valencia’da aldığı ThetaHealing® eğitmenliği ile taçlandırdı. Esin şimdi bir taraftan profesyonel kariyerine devam ederken, diğer yandan ThetaHealing® grup eğitimleri ve bireysel seanslar veriyor. Thetahealing yöntemi ile ilgili detaylı bilgiye www.esindemir.com adresinden ulaşabilirsiniz. Esin’in en büyük arzusu, Dünya’nın yaşanacak daha sevgi dolu bir yer olması...

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale