X

İlişkileri sağlamlaştıran mutluluk pratiği: Aktif yapıcı karşılama

Sosyal ilişkiler insanın mutluluğu üzerinde bilinen en fazla etkisi olan unsur olma niteliğini taşıyor. Başka bir deyişle ilişkilerimiz ne kadar kaliteli, samimi, destekleyici ve güven vericiyse, mutluluk seviyelerimizin yüksek olma ihtimali o kadar yüksek. Peki ilişkilerimizi daha sağlam temellendirmek nasıl mümkün olur? Elbette bunun pek çok yöntemi var, ben bugün çok fazla bilinmeyen bir yöntem üzerinde duracağım.

Öncelikle hayatımızın her alanında olduğu gibi ilişkilerimizde de olumlu duygular yaratan deneyimler paylaşmak çok önemli. Partnerimize iltifat etmek, büyük ya da küçük bir jest için teşekkür etmek, iyi hissettiren bir anıyı beraber hatırlamak ya da onun hoşuna giden bir şey yapmak ilişkimizi güçlendirir. Ancak tüm bunların ötesinde, günlük hayatın içinde ıskaladığımız bir fırsat alanı var. Sohbetler içerisinde iyi haberleri karşılama şeklimiz…

Şimdi bir canlandırma yapalım ve aşağıdaki sohbetin ardından hangi alternatifteki karakterle ilişkinin daha iyi olacağını düşünün…
1. Alternatif:
Sen: Biliyor musun, bugün hazırladığım rapor çok beğenildi.
X: Aaa aklıma geldi, sana bir kitap ödünç vermiştim, onu ne zaman bitirirsin?
2. Alternatif:
Sen: Biliyor musun, bugün hazırladığım rapor çok beğenildi.
X: Aaa çok şaşırdım, hazırlarken bayağı korkmuştun beğenilmeyecek diye… Acaba sen üzülme diye mi öyle dediler? Hiç ümidin yoktu, konuyla ilgili yeterli bilgin olduğunu da düşünmüyorum. İlginç…
3. Alternatif:
Sen: Biliyor musun, bugün hazırladığım rapor çok beğenildi.
X: (inanılmaz düşük bir enerjiyle) Aa öyle mi? Sevindim…
4. Alternatif:
Sen: Biliyor musun, bugün hazırladığım rapor çok beğenildi.
X: Yaşasın! Harika haber… Anlatsana neler oldu? Nasıl yorumlar yaptılar? Heyecanlandın mı? İnanılmaz sevindim ya, tüm emeklerine değdi!

Hangi alternatifteki X’in yakın dostun olma ihtimali daha fazla? Ya da biricik partnerin? Tabii ki gönül 4. alternatiften yana, değil mi? Bilim de 4. alternatifteki yapıcı karşılamanın ilişkileri desteklediğini, diğer 3 alternatifin ilişkilere zarar verdiğini söylüyor. 1. alternatif karşıdaki kişiye değersiz, önemsiz hissettiriyor. 2. alternatifte kişi sevindiği konuyla ilgili olumsuz geri bildirim alıyor ve yine kendini kötü hissediyor. 3. alternatif kişi genelde yorgun ve enerjisiz olduğunda karşımıza çıkıyor. Bu alternatifte de güzel haberi veren kişinin enerjisi düşüyor. İlişkileri güçlendirmedeki en önemli faktör bu alternatiflerin aksine, partnerin iyi haberlerini aktif ve yapıcı bir şekilde karşılamak. Peki aktif yapıcı karşılama nasıl olmalı?

  • Haberi dinlerken kişi hevesli olmalı.
  • Sorular sormalı.
  • Partneri/arkadaşı tebrik etmeli.
  • Deneyimi tekrar yaşaması için detaylarla anlatmasına teşvik etmeli.

Güzel bir haberi bu şekilde karşıladığımızda olumlu duygular yaratıyor, oksitosin gibi bağları güçlendiren hormonlar salgılıyor, sevgi duygusunu hissediyoruz. Haberi verenle aramızdaki bağı güçlendiriyoruz. Bu bağ ne kadar güçlü olursa olsun, kanıksamadan, aynı şevkle iyi haberleri aktif yapıcı karşılamak önemli. Bunu bir alıştırma gibi haftada 3 gün yapan partnerlerin mutluluk seviyelerinin yükseldiğini ve eskiye nazaran daha az depresif hissettiklerini gösteren çalışmalar var.

Günlük hayatın içindeki koşturma yüzünden kimi zaman sosyal ilişkilerimizde aktif yapıcı karşılama yerine diğer 3 alternatifi kullanma eğiliminde olabiliyoruz. Kötü niyetli olmasak da o an karşımızdaki kişiye odaklanmadığımız ya da anda olmadığımız için bu ilişki tutkalı olabilecek fırsatları es geçip ilişkilerimize zarar verebiliyoruz. İlişkileri ve hayatı güzelleştiren şeyler büyük ve nadir unsurlardan oluşuyor gibi geliyor, ancak aksine ilişkiler günlük hayatın içindeki ufak adımlarla sağlamlaşıyor. O nedenle değer verdiğimiz kişileri can kulağıyla dinlemek, kötü anlarında yanlarında olduğumuz gibi, iyi haberlerinde de tüm varlığımızla yanlarında olduğumuzu hissettirmek çok önemli.

Bugünki konu ve benzeri pozitif psikoloji yöntem ve pratikleri ile hayat deneyimlerimi paylaştığım Instagram hesabıma, web sitemeInstagram hesabıma,  ve Youtube kanalıma ulaşabilirsin.

Sevgiler…

İlginizi çekebilir: Koşulsuz sevgi mitine veda vakti: Sevginizi güçlendirmek için neler yapabilirsiniz?

İrem Ülgü Orhan: Berkeley, North Carolina ve Pennsylvania Üniversitelerinde bulunan Pozitif Psikoloji kürsülerinde, Pozitif Psikoloji alanında eğitimler almış olan İrem Ülgü Orhan, bu eğitimlerini şamanik öğretiler ile besleyerek, doğu batı senteziyle kendi mutluluk atölyelerini tasarlıyor. Bireysel danışmanlık pratiğinde, özellikle kişilerin hedefleri önünde engel oluşturan, farkında olmadıkları düşünce ve davranış kalıplarını fark ettirme ve değişim yaratmaya dayalı kendine has koçluk metodlarını kullanıyor. Amacını "Her geçen gün daha çok kişinin potansiyelini gerçekleştirmesine yardımcı olmak" olarak özetliyor. İrem kurucusu olduğu HUB Consulting şirketi ile koçluk, eğitim ve danışmanlık hizmetleri vermenin yanı sıra, İrem Ülgü Orhan adlı Youtube kanalı aracılığıyla kendi alanıyla ilgili video içerikleri paylaşıyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale