Koşulsuz sevgi mitine veda vakti: Sevginizi güçlendirmek için neler yapabilirsiniz?

Sevgi neydi? Sevgi iyilikti, dostluktu, sevgi emekti…” Bu meşhur cümleyi bir yerden hatırladın mı? Selvi Boylum Al Yazmalım’ın final sahnesinde Türkan Şoray eski büyük aşkını gördüğünde içinden söyler. Bu hüzünlü sahne aslında bize sevgiyle ilgili çok derin bir iç görü kazandırmış olabilir mi?

Birçok kavramla ilgili bilgiye sahibiz ama bu bilgiler çoğunlukla aile ve toplumsal yaşam aracılığıyla öğrendiğimiz, tam anlamıyla bilmekten ziyade, kafamızda bir fikir oluşturan, ucu açık kalan bilgiler. Bilim bu ucu açık kalan bilgileri matematikselleştirerek açıklıyor ve o kavramın doğasına dair daha fazla fikrimiz olmasını sağlıyor. İşte sevgi de o kavramlardan biri. İnsan yaşamının belki de en önemli, birleştirici ve geliştirici ihtiyaçlarından biri sevgi… Hepimiz o büyük, ihtişamlı sevginin peşindeyiz. Peki sevginin matematiği ne?

Bir tutam olumlu duygu + birden fazla kişi = Sevgi 

Sevginin içine matematik karışınca biraz rahatsız olmuş olabilirsin. Bizler bilinçaltında matematiği hesapçılıkla eşleştirdiğimiz için bunu hissetmen doğal. Ancak sevginin matematiğini bilmek önemli. Çünkü o matematiği bildiğimizde nasıl sevgi üretebileceğimizi biliyor, sevgi ürettiğimiz zamanların farkına varıyor, daha farkında ve anda yaşıyoruz.

Sevgi, olumlu duyguları beraber paylaştığımızda otomatik olarak açığa çıkan bir duygu. Beraber neşelendiğimizde, zor bir durumda beraber umutlandığımızda, bir dostun sırtını sıvazladığımızda, destek olmak için dinlediğimizde, sarıldığımızda, beraber dans ettiğimizde, gülümsediğimizde… Formülde en az iki kişi ve olumlu duygu paylaşımı var. Tarifi hazırlarken olumlu duyguları zevkimize göre seçmekte özgürüz…

Sevgi nedir? 

Türk Dil Kurumu sevgiyi, “Kişiyi bir şeye veya bir kimseye karşı yakın ilgi ve bağlılık göstermeye yönelten duygu” olarak tanımlıyor. Kuzey Carolina Üniversitesi’ndeki Olumlu Duygular ve Psikofizyoloji Laboratuarında profesör olan Barbara Frederickson yıllardır olumlu duygular üzerine çalışıyor ve “Sevgi, hücrelerinizin arzu ettiği temel besindir” diyor.

Sevgi her şeyden önce bir duygudur ve duygular tıpkı gökyüzünde hızla hareket eden bulutlar gibi anda var olan ve hızla şekil değiştiren unsurlardır, başka bir deyişle geçicidirler.

Sevgi ortaya çıktığında, hisseden kişi ve ilişki kurduğu kişi/şey arasındaki sınırlar rahatlayarak geçirgen hale geliyor. Sevgi dolu olduğumuzda kendimiz ve diğerleri arasında daha az fark görmeye başlıyoruz. “Gönül gözüyle görmek” aslında sevgi duygusunu deneyimlediğimizde kişiyi farklı nitelendirmeye başlamaktır. Eminim senin de başına gelmiştir, bazen az tanıdığın biri ile olumlu duygular deneyimlediğinde onun siması ve zihnindeki yeri değişmeye başlar, ilk tanıdığın kişiden farklı bir kişi haline gelir. İşte bunun sebebi sevgi duygusunu beraber deneyimlemiş olmaktır.

Sevgi koşulsuz mudur?

Frederickson bir duygu olarak sevgiyi şöyle tanımlıyor; “Sevgi, olumlu duygu paylaşımı ve karşılıklı önem verme ile şekillenen, zaman içinde yakınlık, sadakat ve bağlılığın olgunlaşmasını sağlayan karşılıklı anlık deneyim.” Duyguların açığa çıkması mevcut durumda bir değişimle mümkün. Dolayısıyla sevgi koşullu, çünkü olumlu duygu paylaşımına ihtiyacı var. Koşulsuz sevgi fikri, zaman içinde olgunlaşan “bağlılık”la, anda açığa çıkan “sevgi”yi karıştırmamızdan kaynaklanıyor. Bağlılık sevgiyle yapılanan bir kavram. Sevgi olmadan bağlılık olmuyor. Daha da ilginci, yoğun sevgi ile oluşturulmuş bağlar da sevgiden yoksun bırakıldığında zamanla zayıflamaya başlıyor. Kanıksadığımız, koşulsuz sevgiye dayandığını düşündüğümüz ve emek sarf etmediğimiz ilişkilerde zamanla sadakatin zayıflaması ve bağlılığın çözülmesi kaçınılmaz. Bu nedenle günlük hayatlarımızda sevgi yaratmak için fırsatları değerlendirmek önemli.

Sevgiyle iyileşmek ve bağları güçlendirmek 

Tıpkı doğru miktarda güneş ışığı, su ve toprağın bir bitkiyi besleyerek açmasını sağlaması gibi sevgi de insanın gelişmesini, bilgeleşmesini, psikolojik dayanıklılığının artmasını, daha etkin, sağlıklı ve mutlu olmasını sağlayan besleyici bir gıda.

Bilimsel sevgi tanımı çerçevesinde bakacak olursak sevgi yaratmak için çevremizde sonsuz olasılık var. Sevgi düşündüğümüzden çok daha yaygın, çünkü en basit tanımıyla sevgi, ilişki kurmak. Çevrene baktığında birbirine gülümseyen, yardım eden, keyifle sohbet eden birilerini görürsen bil ki havada sevgi molekülleri dans ediyor. Sen de küçük sevgi anları yaratmak için gün içinde iletişim kurduğun kişilerle olumlu deneyimler yaşama fırsatlarını değerlendirmeye başlayabilirsin.

Ayrıca sevgi yaratmak için kullanabileceğin çok basit bir yöntem var; aşağıdaki olumlu duygulara göz gezdir ve aralarından 3 tanesini seç, sonra da bağlarını güçlendirmek istediğin bir kişiyi düşün.

  • Neşe
  • Minnettarlık
  • İlgi
  • Umut
  • Dinginlik
  • İlham
  • Huşu
  • Onur (başarı duygusu)
  • Eğlenme

Diyelim eğlenme duygusunu seçtin. Bu kişiyle eğlenebileceğin bir aktivite planla; komedi filmine gitmek, stand-up izlemek, kahkaha yogası… Sizi ne eğlendiriyorsa… Daha önce eğlendiğiniz aktivitelerden de kopya çekebilirsin. İlişkilerini güçlendirmek ve bağlarını sıkılaştırmak istediğin kişilerle bu duyguları yaşayabileceğin aktiviteler planlamak sevgi yaratmak için atabileceğin en sağlam adımlardan olacaktır.

Sevginin koşullu olduğunu bilmek, bağlarımızı güçlendirmemize ve güçlü bağlarımızı korumamıza yardım eder. O büyük ve ulaşılmaz “sevgi”nin peşinde koşmak yerine anda sevgi yaratma neşesinin peşinden gitmemizi sağlar. Hangi koşullarda sevgi yaratabileceğimizi bilmek bize sevgi üretme özgürlüğü ve ilişkilerimize iyi bakma farkındalığı kazandırır. Evet, filmde söylendiği gibi sevgi iyiliktir, dostluktur, ve belki de en önemlisi emektir. Sevgilerimle…

İlginizi çekebilir: Bakış açını değiştir, dünya değişsin: Düşünce simyasının formülü bakış açısı, umut ve güç 

İrem Ülgü Orhan
Berkeley, North Carolina ve Pennsylvania Üniversitelerinde bulunan Pozitif Psikoloji kürsülerinde, Pozitif Psikoloji alanında eğitimler almış olan İrem Ülgü Orhan, bu eğitimlerini şamanik öğretiler ile ... Devam