X

İlişkileri dolu dolu yaşamanın yolu kendini sevmekten geçiyor

“İnsan sosyal bir varlıktır” cümlesini neredeyse ilkokul çağından beri sürekli işitiriz. Hatta bazen bu “sosyal varlık” olma olgusunu biraz abartıp, diğer insanlar tarafından sürekli onaylanmak ve takdir edilmeye ihtiyaç duyarız. Elbette toplumun onayladığı ve sosyal çevrede sevilen bir birey olmak insana güvende hissettirir ancak bu durumun varlığı / yokluğu kişinin kendine verdiği değeri doğrudan etkiliyorsa ortada ciddi bir sorun var demektir.

Kimsenin sizi şımartmasını / onaylamasını / değerli hissettirmesini beklemeksizin aynaya bakıp “Her insan gibi ben de mucizevi niteliklere sahibim ve evrenin tüm güzelliğini yansıtıyorum” demeyi deneyin. Bunu yapmak hem size, hem de ilişkilerinizde yaşadığınız sorunlara ilaç gibi gelecek!

İlginizi çekebilir: Özgüven formülü: “Ben tekim!”

Kendine değer vermenin iki anahtarı

Kendine değer vermenin ilk ve en önemli anahtarı, kendinizi üst benliğinizden bağımsız olarak değerlendirmemek ve kendinize spiritüel bir varlık olarak bakmaktır. Kendinizle ilgili doğruları üst benliğinizden duymak zannettiğiniz kadar zor değildir! Öğrenilmiş doğruları bir kenara bırakıp bilincinizin derinlerine inmeye başladıkça kendinizi daha iyi tanımaya başlayabilirsiniz.

Kendine değer vermenin ikinci anahtarı da “kendine iyi davranmak”tır. Yani kendinize özenli davranmanız zamanla başkalarından onay almadan kıymetli hissetmenize yardımcı olur. Kendini sürekli suçlayan, cezalandıran veya aşağılayan insanların kendi kıymetlerini bilmemesi ve sürekli özgüven eksikliği içinde olmaları bundan kaynaklanır.

İlginizi çekebilir: Özgüven formülü: “Başkalarının ne düşündüğünü önemsemeyin”

Tüm bu kurallar aslında tek bir yere çıkar: Herkes tek ve benzersizdir. Kendinizi değersiz ve yalnız hissettiğiniz anlarda sizi diğerlerinden farklı kılan özelliklerinizi – bunu hatırlamak için en basitinden ses tonunuzu dinleyin veya ellerinize bakın- düşünün ve bu cümle daima  mantranız olsun: “Her insan gibi ben de mucizevi niteliklere sahibim ve evrenin tüm güzelliğini yansıtıyorum”

 

Kaynak:

Mindbodygreen.com

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale