X

İlişkilerde seçicilik: İyi midir yoksa kötü mü? Yaşla beraber o da artar mı?

Hepimiz en az bir kere duygularımızın peşinden gitmiş ve sadece aşk uğruna kendimizi bir ilişkinin ortasında bulmuşuzdur. Ancak aşk bazen bir ilişki için yeterli olmayabilir. İki kişinin hayattan ne beklediği, nelerden zevk aldığı, birbirine neler katabileceği ilişki ilerledikçe daha önemli olmaya başlar. Uzun süreli ilişki arayışındaki kişiler için fiziksel çekim sadece bir başlangıçtır. 

Gitgide daha olgun bir hale gelen ilişkiler ve ayrılıklar, biz farkında olalım veya olmayalım ‘ideal’ ilişkinin kafamızda şekillenmesini sağlar. Hepimizin kafasındaki ‘İdeal Sevgili’ kavramı tam formuna ulaşmıştır. Her olumlu ve olumsuz özellik listede yerini alır. Liste uzadıkça ne istediğimiz netleşir ancak potansiyel ilişki alanımız da o ölçüde daralır.

İlginizi çekebilir: İlişkilerde karşı tarafa sevildiğini hissettirecek küçük ama etkili adımlar

İlişkilerde seçici olmak iyi mi, kötü mü?

Peki bu seçicilik bir problem midir? İstediğimiz kadar müsamaha gösterelim, uzun vadede bizi üzeceğini bildiğimiz tavır, davranış ve düşüncelere karşı bir filtre oluşturmak yanlış bir şey değildir. Aksine bizi olası mutsuzluklardan, gereksiz tartışmalardan uzaklaştırır. Problem, bu liste uzamaya ve erişilemez hale geldiğinde başlar. Siz de kendi listenizi sorgulamaya ve tedirgin olmaya başladıysanız merak etmeyin. Yalnız değilsiniz. Çok fazla kişi ‘gerçek aşk’ ve ‘idealler’ çatışmasının ortasında ve karşılarına çıkan engeller o kadar da özgün değil.

Uzun vadede bizi üzeceğini bildiğimiz tavır, davranış ve düşüncelere karşı bir filtre oluşturmak yanlış bir şey değildir.

Kadın ve erkeklerin ilişkilerden beklentilerinin farklı olduğu bilinen bir gerçek. Bu açıdan bakıldığında kadınlarda seçicilik daha sık rastlanan bir durumdur. Fakat bazı temel noktalar her iki taraf için de aynı: dış görünüş ve bedensel çekim. Bu iki özellik hala partner seçimin ilk ve en belirleyici unsurları. Hatta bazen daha buluşmadan karşı tarafı eleme nedeni. Bu yüzden de karşınızdakinin güzelliklerini görmenizi engelleyen birer perde.

Bir diğer olumsuz yaklaşım ise daha ilk buluşmadan karar vermek ve kestirip atmak. Size yakın olan insanlara bir bakın. Kaç yıldır hayatınızdalar, onları yakından tanımak ne kadar vaktinizi aldı? Arkadaşlarımıza gösterdiğimiz müsamahayı neden birlikte olmak istediğimiz kişilere tanıyamıyoruz? Bunu aşmak için kendinize, sizinle ilgilenen kişiyi tanıma fırsatı vermelisiniz. Kötü muamele görmediğiniz sürece onlara kendini tanıtma ve sizi tanıma şansı verin.

İlginizi çekebilir: Doğru insanla karşılaştığınızı nasıl anlarsınız?

Seçicilik yaşla birlikte artar mı?

İkili ilişkilerde hikaye asla net bir sona ulaşmaz. Her zaman bir yenilik vardır ve bu her yaşta farklılık gösterir. Gelişmekte ve ilerlemekte olan bir bireyden de başka türlüsü beklenemez zaten. Özellikle evlilik, çocuk gibi ciddi aşamalardan geçmiş bir birey için seçicilik başka bir boyuttadır. Tüm bu seçiciliğin, buluşmaların ve tek gecelik ilişkilerin rengi değişmeye başlar.

İleriki yaşlarda kadın ve erkeklerin öncelikleri değişir. İdeal sevgili kavramları daha net ve olgundur, daha geniş bir pencereden bakarak şekillenmiştir. İstikrarlı bir kariyer ve tutarlı bir karakter aranır. Genç yaşlarda görüşmeme sebebi sayılabilecek farklılıklar ise önemsizleşir.

Olgun yaşlarda bireylerin sorumlulukları da artmış olur. Kariyerlerinde ilerlemiş, çocuk veya benzeri önemde sorumluluklar geliştirmişlerdir. Bu da onların beklentileri konusunda daha net olmalarını sağlar. Daha önce ilişkilerini felakete sürükleyen unsurları anında fark edebilirler.

Kısacası gençlik döneminin oyunlarından, belirsizliklerinden uzaklaşmış olurlar. Ancak bu olgun yaşlarda buluşmanın, yeni ilişkiler yaşamanın eğlenceli olmadığı anlamına gelmez. Hatta birçok kişi bunun daha eğlenceli olduğunu düşünüyor.

İlginizi çekebilir: Neden kötü giden ilişkiyi bitiremiyoruz?

Kaynak:

huffingtonpost.com

bodyandsoul.com.au

psychologytoday.com

dailymail.co.uk

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale