X

İKSV ve Mercedes-Benz Türk’ten: Deprem bölgesinden sanatçılara açık çağrı

Kurulduğu günden bu yana kültür ve sanatın farklı alanlarını destekleyen Mercedes-Benz Türk’ün; İKSV’nin yürütücülüğünde oluşturduğu SaDe (Sanatçı Destek Fonu) bu yıl, Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen 30 yaşını aşmamış sanatçılara çağrıda bulunuyor. Tasarı aşamasındaki sanat projeleriyle yapılacak başvurular arasından belirlenecek beş projeye fondan 5.000’er avro katkı sağlanacak, ayrıca genç sanatçılara üretim süreçleri boyunca projelerini geliştirebilmeleri amacıyla, alanında uzman mentorlarla çalışma imkanı sunulacak. Sanatçılar, projelerini hayata geçirirken destek almak isteyecekleri kültür-sanat profesyonelleri, kurumlar ve üreticilerle de bir araya getirilecek.

Program kapsamında adaylar görsel sanatlar (resim, heykel, seramik, fotoğraf, cam, illüstrasyon, çizim veya baskı teknikleri) alanında bir proje sunumuyla başvurularını gerçekleştirebilecek.

Değerlendirme sürecini, sanatçı ve akademisyen Şive Neşe Baydar, sanatçı Burçak Bingöl, sanatçı Sinem Dişli, sanat alanı yöneticisi ve sanatçı Erkan Özgen ile sanatçı ve akademisyen Evrim Kavcar’ın üstleneceği SaDe programına başvurular 10 Mayıs Cuma saat 17.00’ye kadar kabul edilecek.

SaDe’nin yeni dönemi hakkında değerlendirmede bulunan Mercedes-Benz Türk İcra Kurulu Başkanı Süer Sülün; “Mercedes-Benz Türk olarak, tüm faaliyetlerimizi ülkemize ve toplumumuza değer katma bilinciyle sürdürüyoruz. Bu kapsamda eğitim, spor, kültür-sanat ve çevre odaklı birçok kurumsal sosyal fayda programını ve sponsorlukları hayata geçiriyoruz. Kültür ve sanat alanını da toplumların gelişimindeki öncü rolü bakımından çok önemsiyoruz. ‘Kültür sanatla daima ileri’ mottomuzun rehberliğinde, 40 yıla yakın bir süredir ülkemizde kültür-sanat alanında farklı desteklerimize devam ediyoruz. Bu yıl da, SaDe (Sanatçı Destek Fonu) ile deprem bölgesinden sanatçılarımıza özel bir destek sunmayı hedefliyoruz. Amacımız; depremden etkilenen sanatçılarımızın sanatsal üretimlerine ve topluma ilham vermeye devam etmelerine katkı sağlamak. Bu açıdan bu yılki SaDe Programı’nın bizim için ayrı bir anlamı var. Mercedes-Benz Türk olarak, toplumların hayal gücünü besleyen, yaratıcılıklarını teşvik eden ve entelektüel gelişimine katkıda bulunan kültür ve sanatı desteklemeye devam edeceğiz.” dedi.

İstanbul Kültür Sanat Vakfı Genel Müdürü Görgün Taner de SaDe hakkında şunları ifade etti: “İKSV olarak sanatın pek çok alanındaki sanatçıları ve yeni üretimleri desteklemek üzere projeler hayata geçirmeye devam ediyoruz. Uzun yıllardır farklı projelerde yanımızda olan Mercedes-Benz Türk ile birlikte başlattığımız SaDe programında (Sanatçı Destek Fonu) bu yıl depremden etkilenen illerdeki genç sanatçıların üretimlerine katkıda bulunmayı amaçlıyoruz. SaDe ile güncel sanat alanında üretimlerine devam eden sanatçıları desteklemenin yanı sıra onları sanat profesyonelleri ile buluşturarak gelişimlerine yardımcı oluyor, ihtiyaç duydukları her alanda tecrübelerimizle katkı sağlıyoruz.”

Başvuru koşulları ve ayrıntılı bilgiye buradan ulaşılabilir.

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale