X

İkinci beynimiz bağırsak için sağlık önerileri: Mikrobiyota sağlığı için nasıl beslenmeliyiz?

Son yıllarda hepimizin adını çok sık duyduğu mikrobiyota sağlığı, probiyotikler, prebiyotikler ve sağlık faydalarıyla ilgili yapılan araştırmaların sayısı gittikçe artıyor. Bağırsaklarımız artık ikinci beyin olarak adlandırılıyor.

Mikrobiyota kavramını da benden ilk defa duymadınız, sadece gözünüzde canlanması için hatırlatıyorum; 100 trilyon kadar simbiyotik mikroorganizmanın insan vücudunda yaşayarak mikrobiyotamızı oluşturduğunu biliyor muydunuz ? Sindirim sistemi kanalındaki mikrobiyotamızın ağırlığı için ise yaklaşık olarak 2 tenis kortunun yan yana gelmiş halini düşünebilirsiniz. Şüphesiz böyle bir düzende yararlı olduğu kadar, zararlı mikroorganizmalar da bağırsak floramızda yerini alıyor. Önemli olan denge halinde olup vücudumuzun normal işleyişini desteklemesi. Bu dengeyi diyetsel değişiklikler, genetik mirasımız, fiziksel ve psikolojik stres, bilinçsiz ve uzun süreli antibiyotik kullanımı ve doğum şeklimiz etkiler. Peki mikrobiyota sağlığını ve düzenli işleyişini korumak için nasıl beslenmeliyiz ?

Probiyotik ve prebiyotik nedir?

Beslenme düzeni bağırsak mikrobiyotasındaki bakterilerin gelişimini etkiler. Bu etkileşim sadece mikrobiyota sağlığından değil, çeşitli hastalıkların görülme oranından, bağışıklık sisteminin düzenli işleyişinden de sorumlu. Bağırsak sağlığı için ise daha çok beslenme düzeninde ağırlık vermeniz gerekenler probiyotikler ve prebiyotiklerdir.

Probiyotikler bağırsaklarımızda yaşayarak bağırsağın doğal dengesini sağlayan, vücudumuzu zararlı bakterilere karşı koruyan, bağışıklığı güçlendiren “dost bakteriler”dir. Temelde bağırsağa dost bakteriler olarak bilinseler de etkileri sadece bağırsaklarla sınırlı değildir ve genel sağlık için de çok faydalıdırlar. Prebiyotikler ise, insanlarda sindirim enzimleri tarafından sindirilemeyen ve bazı faydalı bakteri gruplarının aktivitesini zenginleştiren kısa zincirli karbonhidratlardır.

Beslenmenizde prebiyotik içeren besinlere yer verin

Prebiyotik içeren sebze ve meyveler, bağırsak mikrobiyotasının düzenli işleyişini destekleyerek, genel sağlığımızı olumlu etkiler. Geçtiğimiz aylarda Amerikan Klinik Beslenme Dergisi’nde okuduğum bir çalışmayı paylaşmak istiyorum sizlerle. 26 sağlıklı birey üzerinde yapılan bir çalışmada; iki hafta süresince prebiyotik bakımından zengin sebzelerin daha fazla tüketilmesi, bağırsak mikrobiyotasında ve fonksiyonunda faydalı değişimlere neden olmuştur. Bireyler kendilerini daha tok hissettiklerini, tuzlu ve tatlı besinlere olan eğilimlerinin azaldığını söylemiş. Bu noktada; prebiyotik bakımından zengin sebze ve meyveler arasında yer alan enginar, kuşkonmaz, yer elması, pırasa, sarımsak, soğan ve muz; bağırsak mikrobiyotasında yarattığı olumlu etkiler sebebiyle beslenme düzeninizde yer vermeniz gereken, son derece önemli ve faydalı besinlerdir.

Polifenollerden zengin beslenin

Mikrobiyota sağlığını destekleyen besinler arasında polifenollerden zengin besinler de yer alıyor. Polifenollerden zengin besinler dediğimizde; yaban mersini gibi meyveleri, çay, kahve, soğan, kuşkonmaz, enginar gibi sebzeleri düşünebilirsiniz. Bu besinlere beslenme düzeninizde yer vermeniz bağırsak bakterilerini ve sağlığını desteklemenin yanı sıra, metabolik sendrom belirteçlerini de azaltır ve kardiyovasküler sağlığı destekler. Ayrıca meyve ve sebzeler, içerdiği liflerle hem bağırsak sağlığı hem de genel sağlık için oldukça önemlidir.

İlginizi çekebilir: Stres hayatınızı ele geçirdiyse: Stresinizi yönetmek için ne yapabilirsiniz?

Dilara Koçak: 1990 yılında beslenme ve diyet mesleğine gönül veren Koçak, Hacettepe Üniversitesi, “Beslenme ve Diyetetik” mezunudur. Yüksek lisansını da aynı üniversitede tamamlayarak uzman ünvanını almıştır. Hâlâ Mezura Kliniğinde bireysel ve kurumsal beslenme ve danışmanlık hizmeti vermektedir.

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale