X

İki adım ileri bir adım geri giden insanoğlu, birbirinin derdini anlamaktan yine çok uzakta

Lisedeydim hatırlıyorum. Amerika Irak’a girmişti, demokrasi de demokrasi diyordu. Her yerde demokrasi nutukları, tiratlar atılıyor, gelecek baharlardan söz ediliyordu. Biz destek vereceğiz korkmayın, abiniz, sizi kurtarmaya geldi diyorlardı. Daha önce batı devletleri de aynı vaatlerle kucak açmıştı birçok devlete, kurtuluş savaşında da öyle… Lise zamanlarımda İngilizce dizi izleme alışkanlığım yoktu, ‘Homeland’ ya da ‘House of Cards’ gibi diziler işlerin nasıl yürüdüğüne dair öngörü sahibi olabilmemize yardımcı olabiliyor bir nebze de olsa, izlememiş olanlar için tavsiye ederim. Böyle dizilerin yapılabiliyor ve yayınlanabiliyor olmasının da en azından özenilesi bir durum olduğunu ve eleştirebilme özgürlüğünün uygulanabilmesi bakımından iyi bir şey olduğunu da belirtmeden geçemiyorum. O yıllarda, bütün olup bitenleri, haberlerin bize yansıttığı kadarını takip ederken, üniversiteye hazırlanan her genç gibi önümdeki çoktan seçmeli sorulara A mı B mi C mi desem de geleceğime yön verebilsem telaşı içindeydim ama ara ara bir şeyler yazıp çizip karalarken buluyordum kendimi, çünkü samimiyetsizliği ve pragmatizmi görünce tanıyabilen hislerim vardı, belki de daha çarkın içine henüz girmemiş olmanın verdiği bir cesaretti düşündüklerimi yazmaya teşvik eden.

Bugün yine Mehter Marşı gibi iki adım ileri bir adım geri giden insanoğlu, ayrıştırıcı ve zarar verici dili parlatmaya çalışıyor. Uzayı anlama yolunda mücadele verirken; birbirinin derdini anlamaktan uzak, içindeki renklerle; gökkuşağıyla kavga eden bir görüntü çiziyor yine, yeni kıyımlarına dayanaklar yaratabilmek için ve ben o şiiri hatırlıyorum:

Bir yerlerde insanlar acı çekiyor
Ne uğruna çektiğini bilmeden,
Bir yerlerde insanlar ölüyor
Ne uğruna öldüğünü bilmeden
Bir yerlerde ‘gelişmişlik’ diyorlar insanlar.
Öldürüyorlar.
Demokrasi adına bu olanlar deyip
Bizi güldürüyorlar.
Salça yapan kadın edasıyla, 
Domates suyuymuşçasına dökülen
Ruhlarını kolayca arındırabiliyorlar.
Bir yerlerde caf caflı çarşaflarda yatıyor insanlar
Düşünmüyorlar,
Düşüneni de hiç sevmiyorlar!

İlginizi çekebilir: Yeşil doğası, buz gibi akan nehirleri, tarihi dokusu ve kültürel çeşitliliğiyle Balkanlar

Duygu Meriç: Ben Duygu Meriç, 2013 yılında Boğaziçi Üniversitesi Okul Öncesi Öğretmenliği bölümünden mezun oldum. Bir yıl özel bir okulda çalıştıktan sonra atanarak doğu göreviyle köy öğretmenliğini deneyimledim. Daha sonra İstanbul’a döndükten sonra Boğaziçi Üniversitesi Erken Çocukluk alanında yüksek lisansımı tamamladım ve halen Kuştepe’de öğretmenlik görevime devam ediyorum. Sosyo-duygusal öğrenme, çocuk hakları, oyun, çocuk kitapları, anne çocuk ilişkileri ve ebeveynlik stilleri, çocuk tiyatroları, müzik ve toplumsal cinsiyet rolleri temel ilgi alanları olarak odaklandığım konuları oluşturuyor ve burada sizlerle deneyimlerimin ve eğitimlerinin bana verdiği bakış açısıyla önerilerimi ve düşüncelerimi paylaşma serüvenine başlıyorum. Hayata, çocuğa ve eğitime dair bilgi ve önerilerle buluşmak üzere...

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale