X

İçinizdeki çocuğu mutlu etmenin yolları

“İçinizdeki çocuğun elinden tutun. O çocuk için imkansız diye bir şey yok.” -Paulo Coelho

Çocuğunuz olmasa bile aslında her birimizin ebeveyn olduğunu biliyor musunuz?

Hepimizin içinde bir çocuk yaşar. Bu çocuk sadece kişiliğimizin alt katmanı değil, aslında gerçek benliğimiz, en derindeki kişiliğimizin ta kendisi. Birçoğumuz içimizdeki bu çocuğun, kişisel hassasiyetlerimizle ilgili olduğunu veya hepimizin zaman zaman sergilediği çocukça davranışların kaynağı olduğunu düşünürüz. Oysa içimizdeki çocuk, bundan çok daha fazlası anlamına geliyor. İçimizdeki çocuğun sorumluluğunu alabilmenin ne kadar önemli olduğunun birçoğumuz farkında değiliz. Birçoğumuz içimizdeki çocuğa kötü davranıyor, onu istismar ediyoruz. Oysa bundan vazgeçsek, kendimize karşı davranışımız ne kadar da değişecek.

İçinizdeki çocukla vakit geçirin.

Bir çocuğun ihtiyaçlarını düşünün. Uyku, beslenme, övgü ve cesaretlendirme, fiziksel olarak kendini güvende hissetme ve tabii ki sevgi. Eğer çocuğunuz varsa, onun tüm bu ihtiyaçlarından mahrum kalması, ebeveyn olarak sizde fiziksel bir acıya bile neden olabilir. Peki ya içinizdeki çocuk? Ona karşı da en az kendi çocuğunuza olduğu kadar sorumluluğunuz var. Ancak birçoğumuz, yetişkin olduktan sonra içimizdeki çocuğa karşı olan sorumluluklarımızı yerine getirmemeye başlıyoruz.

İlgili yazı: Kimlik hırsızlığı sendromu çocukluktan geliyor olabilir

İçimizdeki çocuğu uykusuz bırakıyoruz, uzun süre hiçbir şey yemeyip aç bırakıyoruz, su içirmiyoruz, canı sıkılmış olmasına rağmen kendimizle birlikte çalışması için zorluyoruz. En kötüsü de onu sevdiğimizi hissettirmiyoruz. Ona kendisini sevgisiz, istenmeyen ve değersiz hissettiriyoruz.

İnsanlar birbirlerine “Kendine iyi bak” dediklerinde, aslında söylemedikleri bir şey var o da şu: Kendine iyi bakmazsan, her şeyiyle sana bağımlı olan içindeki çocuğa da iyi bakmamış olursun. İşte içinizdeki çocuğa iyi bakmak için yapmanız gereken üç şey:

1. Temel ihtiyaçlarını karşılayın

Nasıl ki çocuklarınızın yemeksiz, susuz, uykusuz kalmasına gönlünüz razı olmuyorsa, aynı özeni içinizdeki çocuğa da göstermeniz gerek. İş konusunda kendinizi zorlayın, hedeflerinize ulaşmak için fedakarlıklar yapın ama asla sağlığınızdan vazgeçmeyin. Uykunuzu aldığınızdan, düzenli ve sağlıklı beslendiğinizden, günlük ihtiyacınız olan suyu içtiğinizden emin olun.

İlgili yazı: İnsan zekası çocuk gelişimine cevap vermek için evrilmiş olabilir

2. Ona hediyeler verin

Hediye, büyüklüğüne veya pahasına bakılmaksızın sevgiyi almanın ve vermenin bir yoludur. Herkes hediye almayı sever. Kendinize zaman zaman hediyeler alın. Bunu çok büyük bir şey olarak düşünmek zorunda değilsiniz. Birçok insanın hediye ve yardım kabul etme konusunda zorlandığı düşünülürse, kendinize hediyeler alarak kendinizi bu konuda eğitebilirsiniz.

Hepimizin içinde bir çocuk yaşar. Bu çocuk sadece kişiliğimizin alt katmanı değil, aslında gerçek benliğimiz, en derindeki kişiliğimizin ta kendisi.

İlk bakışta kendine hediye almak biraz tuhaf hissettirebilir. Ama burada odaklanmanız gereken şey satın alma eylemi değil, bir şeyi kabul etme eylemi olmalıdır. Bir hediyeyi kabul etmek için kendinize duygusal anlamda izin verdiğinizde, içinizdeki çocuğa da bunu hak ettiğini anlatmış olursunuz. Ancak burada dikkat etmeniz gereken şey, sevgiyi göstermenin tek yolunun hediye olmadığını vurgulamak.

3. İçinizdeki çocukla vakit geçirin

Hepimizin bildiği gibi bazı çocuklar her türlü fiziksel ve maddi imkanı olmasına rağmen, sevgisiz ve iletişimsiz bir ortamda büyüyebiliyor. Siz de içinizdeki çocukla benzer bir dinamiğin olduğunu unutmayın. Ona fiziksel olarak tüm koşulları sağlamanın yanı sıra, onunla vakit geçirin ve onu sevdiğinizi hissettirin.

Kaynak:
Tiny Buddha

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale