X

İçindeki çocuk hayatından memnun mu?

Tıpkı dil bilgisi dersinde öğrendiğimiz ismin halleri gibi insanların da halleri vardır. Kiminin –de hali, birinde olma haliyken, kimininki kendinde olma halidir belki de. Bu hallerin ne olduğu sadece kelimelere yüklediğimiz anlamlardan ibarettir. Kelimelerle oynamayı ne kadar sevdiğimize göre türetebiliriz bu halleri. Ne kuralı vardır, ne genel bir kabulü. Bununla birlikte, bir de insanın “yalın hali” vardır ki, işte onu söylediğimizde herkes için aynı şeyi anlarız; insanın “çocuk hali”.

“Yalın haliniz”le aranız nasıl?

“İçinizdeki çocuk” konuşuyor mu sizinle?

Belki de yıllardır onu susturuyordunuz çünkü sorumluluklarınız vardı. Onu hep susturdunuz çünkü onun sesini dinlemek için cesaret gerekiyordu, tutku gerekiyordu, hareket gerekiyordu; ama bunlara ayıracak vaktiniz ya da enerjiniz yoktu. Durum buysa eğer, sonra başka şeyler için de vakit ya da enerji bulamamaya başlamanız kaçınılmaz olmuştur. Çünkü vaktinizi ya da enerjinizi çalan değil, ona kaynak olandır esasen o susturduğunuz çocuk.

İçindeki çocuğun büyümesine izin verme” derler ya, o zaten bizim elimizde değil. O çocuk bizim doğal halimiz, “yalın” halimiz.

Kişinin benlik durumlarını inceleyen bir kişilik kuramı olan Transaksiyonel Analiz şöyle der; insanın 3 benlik yani ego durumu vardır. Bunlar; ebeveyn, yetişkin ve çocuktur. Bu ego durumlarından yalnızca ebeveyn ve çocuğun sesi çıkar. Yetişkinin fonksiyonu ise, bu sesleri dinleyerek kişinin kendi ihtiyacını doğru tespit etmesi ve bunu uygun şekilde karşılamasıdır, dengeyi korumaktır bir nevi. Her yaştaki kişi için bu 3 benlik durumu geçerlidir. Tam da bu sebeple, içimizdeki çocuk hep var ve hep var olacak. Çünkü o çocuk benliğimizin bir parçası. Ne mutlu!

TA’da anlatılan bu benlik durumlarının detayına değinmeyelim, çocuk hallerimize odaklanalım biz.

Onu büyütemeyeceğimizi, büyütmek gibi bir durumun gereksiz olduğunu ve hatta zaten geçersiz olduğunu gördüğümüze göre, çocuk halimize daha çok sahip çıkmaya başlayabiliriz.

Bugüne kadar çevreden aldığımız tüm mesajlar özellikle doğal çocuğumuzu susturma eğilimi göstermemize yol açmış olabilir. Susturmayın, küstürmeyin onu. Sesine kulak verin.

İçimizden taşan isteklerimizin, tutkuyla bağlı olduklarımızın, spontanlığımızın, kendi kurallarımızın kaynağıdır doğal çocuk. Hayatımızdaki sorumluluklarla, ilişkilerimizle, çevremizle meşgulken onu dinlemeyi ihmal etmeyelim.

Dengeyi kurabilmek için onun sesine de ihtiyacımız var. Onun hayatından memnun olması çok önemli. Sizin içinizdeki çocuk hayatından memnun mu?

 

İlginizi çekebilir: Ne güzeldir “hoş gelmek”

Ceyda Tepret: İstanbul Teknik Üniversitesi İşletme Mühendisliği bölümü mezunudur. Koç Üniversitesi’nde MBA eğitimi alıp, Madrid’deki IE Business School’da International MBA programında eğitimini tamamlamıştır. Pazarlama alanında bir kariyer tercih etmiştir ve bu alandaki çalışmalarına devam etmektedir. İnsan davranışları ve psikolojiye duyduğu ilgi onu koçluk eğitimi almaya yöneltmiştir. ICF sertifikalı profesyonel bir koç olarak, danışanlarına kendi yolculuklarında destek vermektedir. Pazarlama profesyoneli kimliğiyle marka hikayelerinin, profesyonel koç kimliğiyle de insan hikayelerinin peşindedir.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale