X

İç mekan dekorasyonlarıyla ilham veren filmler ve diziler

Dekorasyonla ilgileniyorsanız ancak gördüğünüz bir objenin, dekorasyon fikrinin nasıl görüneceğini gözünüzde canlandırmakta zorlanıyorsanız filmler, diziler size çok yardımcı olabilir. Bazı film ve dizilerde dekorasyon ve set tasarımı bazen filmin başarısının en önemli unsuru olabiliyor. Bir karakterin evi, iş yeri, olayların geçtiği mekan, kullanılan eşyalar yaratıcılığınızı harekete geçirebiliyor. İşte dekorasyon konusunda size ilham vereceğine inandığımız filmler ve diziler:

1. Tiffany’de Kahvaltı

Audrey Hepburn’un tam anlamıyla starlaştığı film, karakterleri bohem bir tarzda ortaya çıkarıyor. Zeminlere zebra desenleri yerleştirmek, kanepelerin üzerine atılan yastıklar, farklı boyutlarda masalar ve sehpalar, kostümler, mücevherler filmin ön plana çıkan unsurları. Bir odayı ikiye ayırmak için paravan kullanmak veya sabah sütünüzü şampanya kadehlerinde yudumlamak Tiffany’de Kahvaltı’dan çıkarabileceğiniz ufak tüyolardan birkaçı.

2. Bridget Jones’un Günlüğü

Tüm dünyada büyük ses getiren Bridfet Jones’un Günlüğü de kendine has dekorasyon tarzıyla akıllarda yer etmiş filmlerden biri. Mutfak lavabonuzun üzerine ayna yerleştirmek veya salonunuza biraz daha gizemli bir hava katmak için Victorian tarzı lambader iyi fikir olabilir.

3. Sex and The City

Hem filmi hem dizisi yapılan, yıllar sonra yeniden izleyiciyle buluşan Sex and The City’de de dekorasyonla ilgili pek çok şey bulabilirsiniz. Rahat deri kanepeler, büyük fotoğraf çerçeveleriyle New York tarzı bir şıklık arıyorsanız biraz daha dikkatli izleyebilirsiniz.

4. Beni Adınla Çağır (Call Me By Your Name)

2017 yapımı Beni Adınla Çağır filmi yumuşak, romantik ve minimalist bir dekorasyon tarzını yansıtıyor. Yerden tavana kadar uzanan kitaplıklar, altın rengi çerçeveli aynalar, yatak başına perde asma fikri Beni Adınla Çağır’dan alınabilecek fikirler arasında.

5. Suyun Sesi (The Shape of Water)

Eliza’nin retro-bohem tarzını yanıstan Suyun Sesi filmi, bu tarzı sevenler için tam bir ilham kaynağı. Özellikle duvarlara işlevsellik katan bu tarzı görmek istiyorsanız ilginizi çekebilir.


Kaynak: Vanity Fair

6. Otomatik Portakal

Stanley Kubrick’in karşıtlıkları bir arada sunan kült filmi Otomatik Portakal, özellikle pop-art sevenler için tam bir kaynak. Altın rengi detaylar, pembeler, desenler filmin her karesinde göze çarpıyor.


Kaynak: Vogue

7. The Great Gatsby

Yönetmen Baz Luhrmann’ın filmlerinin her biri ihtişamın ve gösterişin örneklerini barındırır. Bunun en önemli örneği de The Great Gatsby. Geometrik desenlelr, elegant çizgiler, altın rengi ve beyaz detaylar, açık pembeler filmin romantik ve gösterişli tarzını yansıtıyor. Filmde dekorasyona dair pek çok ipucu yer alıyor.


Kaynak: Kiku Musings

8. Parazit

Dekorasyon denilince illa eski filmleri izlemek zorunda değilsiniz. Güney Kore yapımı olan ve 4 dalda Oscar alarak büyük bir başarıya imza atan Parazit’te Park Ailesinin modern ve minimalist evine konuk oluyoruz. Tavana kadar yükselen camlar, salondaki detaylar, mobilyalar dekorasyonda modernizmi sevenler için pek çok detay barındırıyor.

İlginizi çekebilir: Duvar kağıdı kullanarak uygulayabileceğiniz en şık dekorasyon fikirleri

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale