X

Güne başlamaya direniyor musunuz: Hurkle-durkle ile tanışın

Sabahları uyanır uyanmaz yataktan çıkmak yerine bir süre yatakta miskinlik yapmayı alışkanlık haline mi getirdiniz? Eğer bu soruya olumlu bir şekilde cevap veriyorsanız hurkle-durkle yaptığınızı söyleyebiliriz. Bu yazımızda, son dönemlerde TikTok’un hızla yükselen trendleri arasına giren hurkle-durkleın ne olduğunu sizler için kaleme aldık.

Hurkle-durkle nedir?

Hurkle-durkle, 1800’lere dayanan bir İskoç teriminden ismini alıyor. Bu uygulamayı soğuk ve karanlık bir sabahta yatağın keyfini çıkarmak şeklinde tanımlayabiliriz. Hurkle-durkle uygulayan kişiler, uyandıktan sonra yataklarında miskin miskin vakit geçiriyorlar.

Uzmanlara göre, hurkle-durkle uygulaması insanların kendilerine vakit ayırdıklarını hissetmelerine yardımcı oluyor. Bir diğer yandan, bazı uzmanlar uzun bir süre boyunca hurkle-durkle yapılmasının zararlı bir alışkanlığa dönüşebileceğini ve tembelliği destekleyebileceğini vurguluyor.

Tembelliğe zemin hazırlamaması için bu pratik uygulanırken başka aktivitelerin de yapılması öneriliyor. Örneğin, hurkle-durkle yapılırken yatakta günlük tutulabilir veya müzik dinlenebilir.

https://www.tiktok.com/@carolinemcquistin/video/7325857790017277216?q=hurkle%20durkle&t=1737298164524

 

Hurkle-durkle ve bed rotting arasındaki fark nedir?

Bir diğer TikTok trendi olan bed rotting (yatakta çürüme) ve hurkle-durkle birbirine çok fazla benziyor fakat bu iki pratik arasında önemli farklar bulunuyor; bed rotting genellikle tükenmişliğinbed rotting (yatakta çürüme) ve hurkle-durkle birbirine çok fazla benziyor fakat bu iki pratik arasında önemli farklar bulunuyor; ve yorgunluğun bir semptomu olarak değerlendirilirken hurkle-durkle genel iyi hissetme hali için dinlenmeyi teşvik ediyor.

Hurkle-durkle çoğu zaman belli bir süre ile sınırlandırılıyor. Örneğin, bazı insanlar hafta sonu sabahları iki saat boyunca bu pratiği uygularken bazıları da hafta içi sabahları yarım saat olacak şekilde bu pratiği sergiliyor. Bed rottingin ise bir sonu olduğunu tam olarak söyleyemeyiz. Bir başka deyişle, bed rotting bazen tüm bir hafta sonunu kapsayabilirken bazı zamanlarda iki günden de uzun sürebiliyor.

Hurkle-durkleın yaygın etkileri

Bu pratik, insan vücudunun mola ihtiyacını karşılayabiliyor ve yeteri kadar dinlenemediklerini düşünen bireylerin fiziksel açıdan rahatlamasına yardımcı oluyor. Ayrıca, bu uygulamanın zihni sakinleştirdiğini ve beraberinde psikolojik rahatlama da getirdiğini söyleyebiliriz.

Bu yöntem, güne daha sakin, rahat ve kontrollü bir başlangıç yapmaya da yardımcı oluyor. Hurkle-durkle yapan kişiler, uykunun etkisinden tamamen çıkabiliyorlar ve rahatça gerinerek bedenlerini günün yoğun temposuna ve harekete hazırlıyorlar. Bilinçli bir rahatlama ve toparlanma anı olarak somutlaştırabileceğimiz bu pratik, başta hızlı tempolu bir yaşam tarzına sahip kişiler olmak üzere herkesin sabahları yumuşak bir geçiş yapmasına olanak tanıyor.

Her ne kadar yatakta zihni ve bedeni yormadan vakit geçirmek avantajlı bir yöntem olsa da bu pratiğin ölçülü uygulanması gerektiğini vurgulamak istiyoruz. Bununla birlikte, bu uygulamanın uyumanın yerine geçmediğini de belirtmeliyiz. Bir başka deyişle, yatakta vakit geçirmek adına uykudan feragat edilmemesi gerekiyor. bu noktada, intikam amaçlı uyku ertelemeciliğine uzanarak bu tarz bir alışkanlıktan kaçınılmasının öneminin altını çiziyoruz. Uzmanlar, yetişkin bireylerin her gün ortalama 6-8 saat arası uyuması gerektiğini ifade ediyor. Düzenli olarak belirtilen süreden az uyunduğu zaman kardiyovasküler hastalıklara yakalanma riski artıyor, kan şekeri seviyesi normalin üzerine çıkıyor, dikkat eksikliği yaşanıyor ve yorgunluk hissiyatı kendisini belli edebiliyor.

Uyku süresini azaltmadan yapılan hurkle-durkle da etkili bir şekilde uygulanmadığı zaman bazı olumsuz durumları açığa çıkarabiliyor. Uzmanlar, bu pratiğin uzatılması sonucunda depresif bir ruh haline yol açabileceğini belirtiyor. Ayrıca, bu pratiğin düzenli bir alışkanlığa dönüştürülmesi de günlük işlerin ve sorumlulukların aksatılmasına neden olabiliyor. Eğer bu pratiği uygulayarak hem bedeninizi hem de zihninizi rahatlatmak istiyorsanız bu durumları göz önünde bulundurmalısınız. Bir başka deyişle, bu yöntemin sınırlarını aşmadan ve günlük hayatınızın diğer unsurlarını unutmadan yatakta pineklemeye özen göstermelisiniz.

İlginizi çekebilir: Son zamanların en popüler akımı: Sabah 5’te uyanmak, herkes için ideal bir rutin mi?

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale