X

Himalayan Kedisi Özellikleri ve Bakımı

Himalayan kedisi, ilk kez ABD’de yetiştirilmiş ve İran kedisi ile Siyam kedisinin melezlenmesi sonucu ortaya çıkmış bir kedi cinsidir. İran kedisinin uzun ve ipeksi tüylerini ve Siyam kedisinin kulaklarındaki, kuyruğundaki, yüzündeki ve patilerindeki renkleri alan Himalayan kedisinin parlak mavi gözleri de Siyam atalarından gelmektedir. Büyük boyutlarına rağmen oldukça sevecen olan bu kediler, insanlardan ilgi görmeye ve onlarla oynamaya bayılır. Himalayan kedilerini merak ediyor ve haklarında daha fazla şey öğrenmek istiyorsanız, bu kedilere bilmeniz gereken her şeyi bu yazıda okuyabilirsiniz.

Himalayan Kedisi Özellikleri

Himalayan kedileri, orta büyüklükte kediler olsalar da İran kedilerinden aldıkları kürk özellikleri sayesinde çok daha büyük görünürler. Uzun ve yumuşak tüylere sahip olan bu kedilerin burnunda, kulaklarında, kuyruklarında ve patilerinde tıpkı Siyam kedileri gibi gri, mavi, kahverengi ve lila renkli tüyler bulunabilir. Himalayan kedileri, sevecen ve sakin kediler olsalar da sıkıcı bir kişiliğe sahip değillerdir. Diğer kediler gibi oyun oynamaktan hoşlansalar da bu kedilerin ortalığı dağıttığını pek göremezsiniz. Aile üyeleriyle zaman geçirmeyi ve ilgilenilmeyi seven bu kediler evlerini diğer evcil hayvanlarla kolayca paylaşabilir. Himalayan kedilerinin fiziksel özellikleri ve karakterleri genel olarak şu şekildedir:

  • Boyu: 25-30 cm
  • Ağırlığı: 3,5-5,5 kg
  • Yaşam süresi: 10-15 yıl
  • Rengi: Krem, bej
  • Arkadaş canlılığı: İnsanlara ve evdeki diğer evcil hayvanlara karşı arkadaş canlısıdır. Aile üyeleriyle sosyalleşmekten ve insanların kucaklarında yatmaktan hoşlanır.

Himalayan Kedisi Tarihçesi

Himalayan kedilerinin ortaya çıkışı çok eski tarihlere dayanmamaktadır. Kedi yetiştiricileri 1920’li ve 1930’lu yıllarda İran kedisinin vücuduna ve Siyam kedisinin renklerine sahip bir kedi cinsi yetiştirmek istemiştir. 1935’te Harvard’dan iki araştırmacı, belli genetik özelliklerin nasıl diğer nesillere aktarıldığını incelemek için siyah renkli erkek bir İran kedisi ile dişi bir Siyam kedisini çiftleştirmiştir. Bu kedilerden ortaya çıkan yavrular da çiftleştirilerek ilk uzun tüylü Siyam kedisi elde edilmiş ve bu kediye Newton’s Debutante adı verilmiştir.

İkinci Dünya Savaşı sırasında bu kedilerin üretimi yavaşlamış olsa da Marguerita Goforth adlı Amerikalı bir kedi yetiştiricisi Siyam-İran melezi elde etmek için çalışmalarına devam etmiş ve Himalayan kedisini yeni bir cins olarak kabul ettirmeyi başarmıştır. Himalayan cinsi 1950’li yıllarda ABD’deki çeşitli kuruluşlar tarafından resmi olarak kabul edilmiştir.

Himalayan cinsi yıllar önce kabul edilmiş bir cins olmakla birlikte bazı kuruluşlar Himalayan’ı ayrı bir cins olarak tanımlamayı bırakmıştır. Günümüzde de pek çok kuruluş Himalayan ve İran kedilerini ayrı cinsler olarak kabul etmemektedir.

Himalayan Kedisi Kişiliği

Himalayan kedileri son derece sevecen ve zeki kedilerdir. Tıpkı İran kedileri gibi Himalayan’lar da tüm gününü kucakta yatarak geçirebilir. Himalayan’lar her tür yaşam tarzına uyum sağlayan kediler olsalar da kucakta bolca vakit geçirdiklerinde daha mutlu olurlar.

Himalayan kedileri genelde perdelere tırmanma ve yüksek yerlere zıplama gibi davranışlar göstermez. Ancak bu özellikleri onların oyun oynamayı sevmedikleri anlamına gelmez. Himalayan kedileri oyuncaklarla oynatılmaktan ve ortalıkta koşturmaktan hoşlanan kedilerdir.

Himalayan’lar çok rahat bir karaktere sahip oldukları için evdekilere rahatsızlık veren kediler değildir. Bu nedenle gecenin bir saatinde kedinizin ihtiyaçları için yatağınızdan kalkmanız gerekmeyecektir. Ancak Himalayan kedileri insanlarla arkadaşlık etmekten hoşlanan kediler olduklarından dolayı onları günün büyük çoğunluğunda evde yalnız bırakmamak önemlidir.

Himalayan Kedisi Bakımı

Himalayan kedilerinin her gün taranmaları gerekir. Bu kedilerin kolayca birbirine dolaşan ve matlaşan tüyleri olduklarından dolayı sağlam ve geniş dişli bir tarakla fırçalanmaları önemlidir. Bu sayede tüylerin birbirine dolaşması önlenebilir ve kedinin dökülmüş tüylerinden kurtulması sağlanabilir. Ayrıca kedinin tüylerinin sağlıklı olduğundan emin olmak için birkaç ayda bir olmak üzere evcil hayvan kuaförüne götürülmesi gerekir.

Himalayan kedileri diğer kediler kadar olmasa da tırnaklarını törpülemek için evdeki mobilyaları kullanabilir. Bunun önüne geçmek için kedinizin tırnaklarını 2-3 haftada bir kesebilirsiniz. Kulaklarını ise her hafta kontrol etmeli ve içinde kir olması halinde nemli bir pamuk yardımıyla nazikçe temizlemelisiniz. Kulaklarda kızarıklık veya çok fazla kir varsa veteriner hekiminizi ziyaret etmelisiniz.

Himalayan kedileri tıpkı diğer düz suratlı kediler gibi gözyaşı üretimiyle ilgili sorunlar yaşayabilir. Gözyaşının fazla üretilmesi, kedinin yüzünde kırmızımsı-kahverengimsi lekelere yol açabilir. Bu nedenle kedinin yüzünde leke oluşmaması için günde birkaç kez hafif nemli bir bez ile temizlik yapılabilir.

Himalayan’ların günlük egzersiz ihtiyaçları çok fazla olmasa da enerjilerini atamadıkları takdirde yaramazlık yapabilirler. Bu nedenle eve çeşitli kedi oyuncakları alarak ve her gün belli bir süre kedinizle oynayarak sıkılmasının önüne geçebilirsiniz. Himalayan’lar oyuncu kediler olduklarından dolayı kağıttan yapacağınız bir topla bile saatlerce oyalanabilirler.

Himalayan kedilerinin beslenmesi söz konusu olduğunda ise obezitenin önüne geçmek için aralıklı beslenme önemlidir. Kedinizin istediği gibi serbestçe yemesini önlemek için kedinize 8-12 saat aralıklarla mama verebilirsiniz. Kaliteli bir kuru veya yaş mama tercih edip belli saatlerde besleme yaptığınızda kedinizin obeziteyle ilişkili yaşayabileceği sağlık sorunlarının önüne geçebilirsiniz.

Himalayan Kedisi Yaşam Süresi ve Sağlık Sorunları

Himalayan kedileri tıpkı İran kedileri gibi bazı hastalıklara daha yatkındır. İyi bakıldığı zaman 15 yıla kadar yaşayabilen bu kedilerin karşılaşabilecekleri sağlık sorunları şu şekildedir:

  • Brakisefali ile ilgili sorunlar: Himalayan kedilerinin yüzleri düzdür, yani brakisefali mevcuttur. Himalayan’ların sahip oldukları bu yüz yapısı, nefes almakta zorlanmalarına yol açabilir. Ayrıca yutma ve fiziksel olarak aktif olma ile ilgili sorunlara da neden olabilir. Brakisefali ile ilgili görülen anomaliler zamanla kötüleşebilir ve kedinin ameliyat olmasını gerektirebilir.
  • Polikistik böbrek hastalığı (PKD): Polikistik böbrek hastalığı veya PKD, Himalayan’lara İran kedilerinden geçen kalıtsak bir böbrek hastalığıdır. PKD, böbreklerde kist oluşmasına neden olarak böbrek yetmezliğine yol açabilir. Bu nedenle kedinin böyle bir sorunu olup olmadığını anlamak adına veteriner hekim kontrolünden geçirilmesi önemlidir. PKD’nin belli bir tedavisi olmamakla birlikte çeşitli ilaçlar ve diyetlerle hastalığın neden olduğu belirtiler kontrol altına alınabilmektedir.

Himalayan kedileri, Siyam kedilerinin rengine ve İran kedilerinin yüzü ile vücuduna sahip sevecen kedilerdir. Uzun ve yumuşak tüyleri olan bu harika kediler, insanların kucaklarında yatmaktan ve onlarla oyun oynamaktan hoşlanırlar. Himalayan kedileri diğer cinslere göre daha fazla bakım gerektirdikleri için yalnızca gerekli bakımı yapabilecek kişilerin bu kedileri sahiplenmesi önemlidir.

İlginizi çekebilir:

Havana Brown Kedisi Özellikleri ve Bakımı

Exotic Shorthair Kedisi Özellikleri ve Bakımı

Egyptian Mau Kedisi Özellikleri ve Bakımı

European Shorthair Kedisi Özellikleri ve Bakımı

European Burmese Kedisi Özellikleri ve Bakımı

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale