X

Heyecanlandığımız anlarda karnımızda uçuşan kelebeklerin sırrı nedir?

Karında kelebeklerin uçuşması hissini hepimiz biliriz. Bazen hoşlandığımız kişiyle göz göze geldiğimizde, bazen de çok önemli bir iş görüşmesinden önce… Peki genellikle çok heyecanlandığımız anlarda yaşadığımız bu garip kelebek hissinin nedeni nedir? Bilim bunun nedeninin otonom sinir sistemi olarak adlandırılan bir yapı olduğunu söylüyor. Beynin ve omuriliğin dışında yer alan bu sistem, bilincinde olmadığınız vücut fonksiyonlarından sorumlu. Nefes alma, yemekleri sindirme veya kan dolaşımı bunlardan bazıları.

Otonom sinir sistemi nasıl çalışıyor?

Otonom sinir sistemi, biz farkında olmadan gerçekleşen işlevlerin yanı sıra, “savaş ya da kaç” tepkisi olarak bildiğimiz, stresli ve tehlikeli durumlarda bize yardım eden tepkinin de gerçekleştiği yer.  İnsanlık, yeryüzündeki ilk zamanlarında şimdikinden çok daha farklı şeylerle mücadele ediyordu. Örneğin; devasa boyutta hayvanlarla karşı karşıya geliyordu ve bu sırada söz konusu “savaş ya da kaç” tepkisi, ona son derece yardımcı oluyordu. Şanslıyız ki, şu an böyle şeylerle karşılaşmıyoruz. Ancak binlerce yıl önce yaşayan akrabalarımızdan bize geçen bu his varlığını devam ettiriyor. Dolayısıyla heyecanlı bir durumla karşılaştığımızda kalp atışımız yine hızlanıyor, göz bebeklerimiz büyüyor.

Adrenalinin etkisi

O sırada aklımızdan geçen yanlış bir şey yapma korkusu ya da bunun gibi hislerse, adrenaline neden olurken, hormonlarımız vücudumuzdaki kanı karnımızdan diğer kas gruplarına gönderiyor. Çünkü bu kana eskiden tehlike anları söz konusu olduğunda, karnımızda değil, bacak kasları gibi diğer kas gruplarımızda ihtiyacımız vardı. Örneğin; bu şekilde karşılaştığımız devasa hayvana saldırabilir, onu alt etmeyi başarabilirdik. Öte yandan adrenalinin tek etkisi kan dolaşımına değil. Karın kaslarımız da bu hormondan etkileniyor.

Uçuşan kelebeklerin bir diğer nedeni ise karnımızda bulunan milyonlarca sinir hücresinin heyecan anında kanın başka yerlere gitmesiyle yaşanan oksijen azalmasını çok çabuk fark etmesi.

Konuyla ilgili daha fazlasını öğrenmek için aşağıdaki videoyu izleyebilirsiniz:

İlginizi çekebilir: Duyguların tetiklediği psikolojik bayılma hakkında bilmeniz gerekenler

Kaynak

SchiShow

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale