X

Her şeye rağmen ayağa kalkmak için bir köpekten alabileceğimiz hayat dersi

“Son zamanlarda farkına vardım ki, köpeğimle birçok ortak noktaya sahibiz. İkimiz de işsiziz, günde iki kez tuvalete çıkıyoruz -tabi o bazen daha çok çıkabiliyor-, ben yemek yediğimde o da yiyor, ben uyuduğumda o da uyuyor, aynı sudan içiyoruz ve aynı koltuğa oturuyoruz ama o bazen bu konuda kaba davranabiliyor ve benim tam olarak oturmak istediğim yere benden önce oturuyor.

Köpeğimle sahip olduğumuz tüm bu ortak rutinlerimizin dışında bizi ayıran bir şey olduğunu gözlemledim; benim hüzünlü ve mutsuz hissettiğim zamanlarda o, sadece hayatta olduğu içi mutlu. Bu durum, kafamda bir soru işareti oluşmasına neden oldu. Köpeğim Mosby’nin bir işi olsa ne olurdu?

İlk olarak ona ilk gelen işi kabul etmeyeceğine ve onu tatmin edecek bir iş arayacağına eminim. En önemlisi de bunu mükemmel olduğu için yapmayacak. Mosby’nin de hataları olduğu ve motivasyonunu kaybettiği zamanlar oluyor. Ne var ki Mosby, böyle zamanlarda bir anda modunu yükseltebiliyor ve hayatına kaldığı yerden devam edebiliyor.

Mosby gibi hayvanları sadece izleyerek bile, onlardan pek çok şey öğrenebileceğimizi düşünüyorum. Çünkü bizim de tıpkı onlar gibi, toplumsal yükümlülükleri ayrı tuttuğumuzda, ihtiyacımız olan tek şey sevgi.”

“Mosby gibi hayvanları sadece izleyerek bile, onlardan pek çok şey öğrenebileceğimizi düşünüyorum. “
Büyük mucizeler basit detaylarda gizli

Mosby’nin sahibi Tyler Hudson’ın söylediği bu cümleler, sizin de bakış açınızı biraz da olsun değiştirmedi mi?

Çoğu zaman ilham almak ve güçlü hissetmek için çok önemli şeyler görmek, yaşamak isteriz. Büyük mucizeler yaşansın, biri bizi düştüğümüz durumdan kurtarsın isteriz. Ancak bazen hayatın basit güzelliklerini fark etmek için gözlerimizi açmamız ve basit düşünmemiz yeterli olur.

Zaman zaman hepimiz içinden çıkamayacağımızı düşündüğümüz şeyler yaşadığımızı düşünüyor, çaresiz kalıyor, yalnız hissedebiliyor ya da motivasyonumuzu kaybedebiliyoruz. Ne var ki hayat tüm mucizeleriyle ve fırsatlarıyla devam etmeye devam ediyor. Önemli olan kendinizi nasıl ayağa kaldıracağınızı biliyor olmak. Sonra mı? Sonrasında neler olacağını yaşamadan asla bilemezsiniz…

Şimdi sizi Tyler Hudson ve güzeller güzeli köpeği Mosby ile yalnız bırakalım.

 

 

İlginizi çekebilir: 80 yaşındaki büyüklerimizden öğrenebileceğimiz hayat dersleri

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale