X

Her gün işe başlarken uygulamanız gereken 8 şey

Sıradan bir iş gününün ilk saatleri, günün geri kalanındaki verimliliğiniz açısından kritik bir öneme sahiptir. Bu yüzden iş yerindeki sabah rutininize özen göstermelisiniz. Yazar ve iş yeri uzmanı Lynn Taylor, “Güne iyi bir başlangıç yapmak, kontrolü ele alabilmek daha iyi sonuçlar ve daha büyük başarılar elde etmek için kritik bir öneme sahip” diyor.

Aslında güne nasıl başladığınız, günün geri kalanı açısından belirleyici oluyor. Güne nasıl başladığınız sizi tamamen kontrolden de çıkarabilir, doğrudan odaklanmanıza da yardımcı olabilir. Eğer kendinize iyi bir sabah rutini oluşturup, düzenli olarak bu rutini uygularsanız günün geri kalanında verimliliğinizi olumsuz etkileyen ve dikkatinizi dağıtan unsurlardan uzaklaşmış olursunuz. İşte iş uzmanlarına göre başarılı ve verimli bir iş hayatı için uygulamanız gereken sabah rutini:

1. İşe zamanında gidin

İşe zamanında gitmek herkes için bir zorunluluk ancak zaman zaman bu zorunluluğun dışına çıkabiliyoruz. Oysa işe zamanında gitmemek sadece işvereninizin gözünde olumsuz bir izlenim yaratmakla kalmıyor, günün geri kalanındaki verimliliğinizi de etkiliyor. İşe zamanında gitmek, günün geri kalanı için kendinizi hazırlamanızı kolaylaştırır.

2. Derin nefes alın

Birçoğumuz işe koştura koştura gidiyoruz çünkü evdeki işlerle ilgilenmek için kendimize yeterince vakit ayırmıyoruz. Bu yüzden iş gününe stresle başlamış oluyoruz. Bunu elimine etmek için işe başladığınızda biraz yavaşlayabilir, derin nefesler alabilir ve öncelikle kendinize odaklanabilirsiniz. Derin nefesler aldıktan sonra birkaç dakikalık meditasyon yapabilir ve kendinizi işe hazırlayabilirsiniz. Böylelikle kendinizi sabah stresine teslim etmemiş olursunuz.

3. Kahvaltı yapın

Kahvaltı, sadece fiziksel olarak değil zihinsel enerji açısından da günün en önemli öğünü. Bu yüzden verimli bir iş günü geçirmek istiyorsanız, güne sağlam bir kahvaltıyla başlamalısınız.

4. Her gün yeni bir başlangıç yapın

Sonuçlandırmanız gereken projeler, görüş belirtmeniz gereken tartışmalar, cevaplamanız gereken mailler olabilir. Ancak her güne yeni bir başlangıç gibi bakmalısınız. Dünden kalan kırgınlıkları, aksilikleri geçmişte bırakıp, önünüzde yeni bir sayfa olduğunu düşünmelisiniz.

5. Ruh halinizi kendiniz belirleyin

Güne başlarken ruh halinizin sizi ve etrafınızdakileri nasıl etkilediğini göz önünde bulundurun. Çalışma uzmanları iş yerindeki ilk 1 saatin, günün geri kalanı için ruh halinizi belirlediğini söylüyor. Bu yüzden işe başlarken moralinizi yüksek tutmaya, eğer sabah insanı değilseniz ihtiyacınız olan kahveyi ertelemeden kendinizi biraz şımartmaya özen gösterin.

6. Gününüzü organize edin

Günün ilk saatleri, önceliklerinizi belirlemek ve tamamlamanız gereken şeylere odaklanmak için en güzel zaman. Bu yüzden sabahları işe başlarken önemsiz şeylerin dikkatinizi dağıtmasına izin vermeyin. Güne başlarken yapılacaklar listesi hazırlayın. Eğer hali hazırda bir listeniz varsa, bir önceki gün tamamladığınız işleri listenizden çıkarın, gerekli güncellemeleri yapın. Güne başlarken önceliklerinizi belirleyin ve bu önceliklere bağlı kalın.

7. İş arkadaşlarınızla iletişim halinde olun

Güne başlarken iş arkadaşlarınızla yapacağınız 5-10 dakikalık konuşmalar, kısa kısa günlük hedeflerinizi paylaştığınız beyin fırtınaları bile verimliliğinizi önemli ölçüde etkileyebilir. Böylelikle işinize daha kolay odaklanabilir ve ekibinizle daha iyi bağ kurabilirsiniz.

8. Asıl hedefinizi kendinize hatırlatın

Bu ilk bakışta size tuhaf gelebilir ancak sabahları işe başlarken neden çalıştığınızı, hedefinizi kendinize hatırlatmak en güçlü motivasyon kaynaklarından biri. Böylelikle iş gününüzün geri kalanında önceliklerinize daha kolay odaklanabilirsiniz.

Kaynaklar: Forbes, Lifehacker

İlginizi çekebilir: Daha huzurlu bir iş hayatı için öneriler

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale