X

Hepimiz aynı bütünün parçasıyız: Yardım etmek acımak değildir

Birine acımak, birini kurtarmak mı?
Sormazlar mı sana sen kimsin diye?
Onun bir yaradanı yok mudur?
Seni kutsayan ve güçlendiren bir tanrı varken, onu unutmuş mudur tanrı?
Bilmez midir dağına ne kadar kar yağdıracağını?
Hırsızlık değil de nedir bu?
Kibir değil de nedir?
Sana soran, senden yardım isteyen mi oldu? “Acımı ben taşıyamıyorum sen taşı” diyen mi oldu?
Sorsa bile, “Sen benden ehilsin, beni dertlerimden kurtar, bana merhamet et” diye yakaran mı oldu?
Had bilmek ne güzel bir mertebedir. Kadere ve herkesin yoluna, alanına saygı ne kadar yüce bir erdemdir.
Egodan sıyrılmaktan, egoyu ehlileştirmekten bahsederken; kendini bir tık yukarıda görüp müdahaleyi kendine hak görmek, başka birinin oluşuna onay vermek, yermek ve “iyilik yapmak, yardım etmek, onaylamak” adına; egonun cilalanması değil midir? Hem de en sinsi yollarla?!
Kendimize bakalım arkadaşlarım, kendimize dair olsun yorumlarımız.
Had bilelim. Saygı bilelim. Her varolmuşun yolculuğunu saygıyla, hürmetle karşılayalım.
Ötesi kibirdir.
Bizim işimiz olmasın!
Ancak böyle böyle, yargılamadan kabul edebiliriz kendimizi, görebiliriz gölgelerimizi. Gözümüz dışarı açık değil, içimize açık olsun.
Sen önce kendini oku!

Sokakta yatanın da, sarayda uyuyanın da tanrısı bir. Açın da tokun da. Acımak sana mı düşmüş! Herkesin yaşam masalı kendine, yargısı düzeltmesi sana mı kalmış!
Yardımda acıma yoktur. Sen paylaşırsın elindekileri, birilerinin işine yarar. Kimin işine yarayacağına da sen karar vermezsin, lazım olana yarar. Sen ver, o gideceği yere gider.
Nasip dediğin, çöldeki susuzu bile bulur.
Sen, sendekileri dökersin, alması gereken gelir alır.
Almayacak olana kaşık kaşık verirsin, alamaz, görmez!
Her şey olması gerektiği gibi olur.
Buna, yaşama güvenmek gerek. Sırtını sen ile eş yaratılmışa değil, yaşama, kaynağa, yaradana dayamak gerek. Kendinin de, diğeri gibi olduğunu idrak etmek gerek.
Yardım dediğin hizmettir, sen hizmetini yapınca gerisi lazım olana iletilir.
Elinden gelenin en iyisini yapıp bırakmak budur.
Bir elma ağacının, meyvelerini kimin nasıl yiyeceğine karar vermesi mümkün müdür?
Sen sadece yapacağını yap. Olmak için geldiğin şeyi ol, bunun için çabala. Gerisi bizim işimiz değil.
Parçası olduğumuz bütünün eş-emekçileriyiz. Hepsi bu. Hep beraber kalkacağız ayağa, herkes kendi gücüyle, kendi yöntemiyle.
Ve özgürlükten bahsediyor isek o buradadır. Kendin gibi kalkmaya izin veren, kendi yöntemiyle doğrulana alan tanıyan hallerinde… Güç de budur, özgürlük de.

Aşk olsun!

İlginizi çekebilir: Nuh’un gemisine hoş geldiniz: Hepimizden birer tane var ama aynı geminin yolcusuyuz

Esra Uyman: Lise yıllarında başlayan kişisel gelişim, ruhsal gelişim ve metafizik konularına duyduğu yoğun merak onu yurt içi ve yurt dışında birçok özel eğitim çalışmalarına katılmaya yönlendirdi. İlk eğitmenlik diplomasını ‘World Initiatives School of Esoteric Studies’den alan Uyman’ın katıldığı çalışmaların bazıları; Organizasyon Konstelasyonu, Aile Sergileri, Vernon Frost eğitimleri, Louis Franco’dan aldığı çeşitli eğitimler, Anthony Robbins Unleash the Power Within San Jose semineri, Charlie Morlay Lucid Dreaming eğitimi, Tayland da Tantrik Yoga (RYT-200) eğitmenliği eğitimi, Peru, Amerika, Şili, G.Afrika ve Türkiye’de katıldığı Şamanik çalışmalar ve seremonilerdir. Bunların yanı sıra TGA İleri Seviye Metafizik Semineri, Ziya Azazi’nin Dervish in Progress Çalışması gibi pek çok özel çalışmaya katıldı ve eğitmenlik eğitimini aldı. Masssuma Altın Enerji I-II enerji uyumlamasını alan Esra Uyman, Avi Gören-Bar Jungian Coaching School (ICF) (ACSTH) dan koçluk sertifikasını aldı. Tüm bu çalışmalar ve eğitimlerle kendi uyanış deneyimini birleştiren Esra Uyman, farklı başlıklar altında bireylere ve kurumlara yönelik, birbirinden güçlü çalışmalar tasarlayıp sunuyor. Kişilerin iç dünyalarına yönelik farkındalıklarını artıran, çarpıcı bir vizyon ve perspektif değişimi sunan, yaşamda üstlendikleri sorumluluklarda anlam bulmalarını sağlayan, merak, heyecan ve umut duygularını yükselten, tüm insanlık deneyiminin derinliğini kavramaya yardım eden ve çarpıcı yüzleşmeleri şefkatle yaşamalarını sağlayan eğitimler gerçekleştiriyor. Yaşamın Sorumluluğunu Almak, Kendimiz Olmak, Bizi Engelleyen İnançlar, Metafizik ile Özgürleşme Yolculuğu, Seçimlerimiz ve Biz, Gözlemci Bilinci, Nefes ve Meditasyon Teknikleri başlıkları altında kurumlara webinar ve uygulamalı eğitimler veriyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale