X

Hayatta yeni bir sayfa açmanız için atmanız gereken 10 adım

Hayatta yeni bir sayfa açmak için öncelikle kendinizi sevin.

Yenilgi, sıkıntı, hayatın hiçbir anlam ifade etmemesi… Tüm bu belirtiler ve daha niceleri tazelenmeye; yeniden koşmaya ihtiyacınızın olduğuna; geçmişi geçmişte bırakıp yeni ufuklara doğru yelken açarak yeniden doğmanız gerektiğine işaret ediyor. İster beğenin, ister beğenmeyin ama yaşadığımız evrende kalıcı olan tek şey değişim.

Sizler de değişmek ve hayatınızda tertemiz bir sayfa açmak istiyor, ancak bir türlü ne yapmanız gerektiğine karar veremiyor ve ilk adımı atma cesaretini kendinizde bulamıyor musunuz? Bu soruya “Evet” diye karşılık verenleri duyar gibi olduk ve Uplifers olarak yepyeni başlangıçlar için gerekli 10 adımı sizler için sıraladık:

Yeni bir hayat tarzını benimsemek için, kendinizi kucaklayın.

1. Değişimi kabullenin

Bazen yeniden bir başlangıç yapmanız, artık eski sizden eser olmadığı anlamına gelir. Eskiden sevdiğiniz şeylere ve insanlara karşı içinizde hiçbir his yoktur artık, hedefleriniz değişmiştir. Kendinizi yok yere suçlayıp direnmeyin. Her ne kadar zor olsa da, her şeye en baştan başlayın. Taşların tekrardan yerli yerine hızla oturuşuna siz dahi şaşıracaksınız.

2. Bırakın gitsin

Sıkıcı işinizi, çarpık ilişkinizi, geçmişinizi bırakın gitsin. Bilinmeyene kucak açın ve ilk adımı atın. Her yolculuk yalnızca bir adımla başlar. Bu güdüye direniyorsunuz, çünkü birilerini ya da bir şeyleri geride bırakırken başka birini hayal kırıklığına uğratmaktan korkuyorsunuz. Çarpık bir ilişkiye noktayı koyduğunuzda kimseyi yüz üstü bırakmayacaksınız; ama çekip gitmezseniz çok önemli birini hayal kırıklığına uğratacaksınız. O kim mi? Elbette, siz.

3. Yeni yüzlere yer açın

Çoğu zaman, farkında olmadan, bir alışkanlık sonucu diğer insanları reddederiz. O halde bu alışkanlığa bir son verin. Kim olduklarını, nelerle uğraştıklarını bilmeden tanıştığınız her bir insanı etiketlemekten vazgeçin. Kendinizi hayatın akışına bırakın ve karşınıza çıkan işaretlere bir bakın. Yeni yüzlere “merhaba” diyerek değişime doğru bir adım atın.

4. Yenilgiyi kabullenin

Harekete geçin. Canınız acıyacaktır elbette; birini ya da bir şeyleri kaybettiniz. Hayalleriniz suya düştü, kalbiniz kırıldı. Başınıza ne geldiyse kabullenin. Savaşa bir sorun verin ve harekete geçin. Çoğu insanın körü körüne göz ardı ettiği çok basit bir şey var: Mağlup olduğunuz savaş meydanını terk etmeden yeni bir zafer kazanamazsınız.

Yenilgi olarak gördüğünüz her ne ise, durumu kabullenmek işinizi kolaylaştırabilir.

5. Biriyle konuşun

Konuşacağınız kişi arkadaşınız olmak durumunda değil; sizi dinlemeye hevesli herhangi biri de olabilir. Aklınızdan ve kalbinizden geçenleri dile getirin, kendi hikayenizi başka biriyle paylaşın. Böylece, hem daha da iyi hissedebilir, hem de bir türlü cesaret edemediğiniz yepyeni bir başlangıç için gerekli fikirlere, çözümlere ve hatta cesarete ulaşabilirsiniz.

6. Makul derecede riskli bir şeyler yapın

Fiziğiniz el veriyorsa bungee jumping yapın. Utangaç biriyseniz, binlerce insana hitap eden bir konuşma yapın. Yüzleştiğiniz sorun ne kadar güç gerektiriyorsa, konfor bölgenizden o denli çabuk çıkarsınız. Konfor bölgenizden çıkarak ise, geçmişle bağınızı koparmak zorunda kalacağınız noktaya erişirsiniz.

7. Canlı bir organizasyona katılın

Yüzlerce veya binlerce insanın olduğu bir konser ya da benzeri bir organizasyona katılın. Sizden kat be kat büyük olan bir kalabalığa karışın. Egonuzla yüzleşerek kimlik duygunuzu kaybedin ve kalabalıkla bütünleşin. Çevrenizi saran bu kocaman enerji ile kararlar almanız daha kolay olabilir.

8. Geçmişinize dair bir öykü yazın

Bir roman yazın, bunu da basmayı düşünün demiyoruz. Yalnızca, başınıza gelenleri kendi sözcüklerinizle kâğıda dökün. Sizi bulunduğunuz duruma getiren her neyse adım adım yazın. Laf salatası yapmayın, acele etmeyin. Geçmişinizi kelimelere döktüğünüzde kolayca üstesinden gelecek ve geçmişle bağınızı daha kolay koparacaksınız.

Yazı yazmak, zihninize ve ruhunuza en iyi gelen aktivitelerdendir.

10. Geçmişinizle barışın

Geçmişinizdeki tüm yenilgileri ve zaferleri kabullenin. Tüm hatalarınızı veya dâhiyane kararlarınızı sevabıyla, günahıyla kabul edin. Geçen saniyeleri tekrar yaşama şansınız yok; geçmiş geçmiş oldu. Geçmiş, aslında hiç var olmadı; çünkü gelecek gibi, geçmiş de insan icadı. Etrafınıza bir bakın ve tek seçeneğinizin anı yaşamak olduğunu hatırlayın.

 

Kaynak:

dragosroua

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale