X

Hayatın değişmeyen yasası: Neye niyet ona kısmet

“Düşüncelerini yaratmaya niyetli olduğun şeyin üzerinde tut. Niyet alanıyla istikrarlı bir şekilde bağlantıda kal ve nihai yaratıcı Kaynak’tan dilediğin şeylerinin izlerini hayatında görmek için beklemede kal.” Dr. Wayne W. Dyer

Neye niyet? Benim istediklerim olmadı diye bir seferde vazgeçeriz… Bekledim de gelmedi deriz. Söyledim de yine de benim olmadı… Çok özledim ama yine de kavuşamadım… Hep bir “ama” vardır niyetimizle aynı cümleye sıkıştırdığımız… Sanki önceden yazılmıştır. Hem isteriz hem inanmayız. O “ama” kelimesini kullanmak için, için için bekleriz. Sanki niyetimizin gerçekleştiğini anlatmak öykümüz, gerçekleşmediğini anlattığımız o acıklı, o kaybediş, o bekleyip de olmama öykümüzden daha az heyecanlı olacaktır…

Oysa gerçekten böyle midir? Kendi kendimizi evrenin yerine, Kaynağın yerine, kutsal olanın yerine koyalım… Bizler bir şey için “niyet” ettiğimizde onu neden bizden sakınacaktır? Acı çekelim diye mi? Sırf bizler kahrolalım diye mi? İstediğimizin olmadığını seyredip eğlenmek için mi? Sizde gerçekten idrakımızın çok ama çok ötesinde olan bir güç için istediğimizi kısmet etmek, niyet edilmiş olana niyet ettiğini (ve çoğu kez daha da fazlasını) getirmek bu kadar “zor” olabilir mi?

Şimdi bu yazımda sizlerle birlikte daha yakından bakalım istiyorum… Niyetlerimiz, söylediklerimiz, dünyaya istiyorum dediklerimiz neden bu kadar güçlüdür? Neden niyet etmek bu derece önemli bir rüzgardır? Neden niyet eden ile etmeyen bir değildir? Neden bazılarımız tam da kalbimden geçen beni buldu diyebilirken diğerleri öylece istedim de olmadı ne yapalım diye kalakalır? Aradaki farkı yaratan nedir?

Bir şeye niyet etmek öncelikle o düşünce o istek hakkında büyük bir enerji topu oluşturmak gibidir. Bunu denizde oluşan dalgalara benzetebiliriz. Eğer gerçekten inanç ve gerçek bir niyet varsa adeta karaya güçle vuran dalgalar gibi enerjimiz yayılır. Evrene duyurduğumuz muhteşem sesimiz bu niyetin bize gelmesi üzere birçok noktaya ulaşır…

Evet belki gözle göremeyiz ama birçoğumuza olmuştur. Örneğin birden bir dükkana girmeye karar veririz ve uzun zamandır aramakta olduğumuz (almaya niyet ettiğimiz) kırmızı eteği buluveririz… İşte hayallerimizdeki o kırmızı etek tam karşımızdadır… Veya ihtiyacımız olan yeni bir ev ise isteriz, düşleriz, birçok olasılık görürüz ve işte inancımızı koruduğumuzda benim için en doğru, en iyi, en güzel olan bana ulaşacak diye niyetimize odaklandığımızda bir gün birden bir telefon alırız… Tam da aradığımız ev için görüşmeye gideriz… Ve şöyle deriz geri dönüp baktığımızda “Sanki biri benim sesimi duydu…

Evet, gerçekten niyetlerimizin sesi, niyetlerimizin enerjisi, niyetlerimizin karşılığı ve niyetlerimizin muhteşem sonuçları vardır… Bakın sevgili Sandra Anne Taylor güzel eseri Kuantum Başarı’da niyetin gücünü nasıl yorumluyor:

“… Niyetleriniz, Arzu ve Niyet Yasalarının anahtar katalizörleridir. Farkında olarak veya olmayarak yaptığınız hiçbir şey maçsız değildir. Günlük yaşamınızda ve hedef arayışlarınızda net ve onurlandırıcı amaçlara sahip olduğunuz zaman, Saf Arzu yasalarının doğal güçlerine girmiş olursunuz – ve bir kez daha söylemek gerekirse, bunun anahtarı bilinçtir. Niyetlerinizin bilincinde olmalı ve onların kontrolünü ele almalısınız.

…”Kendini gerçekleştiren kehanet” ifadesini muhtemelen duymuşsunuzdur. İster inanın ister inanmayın, bu ifade bilimsel olarak geçerlidir. Duygusal enerjinizin odağı, gelecekteki bir problemi, o problemi gerçeğe dönüştürecek alt bilinçsel bir plana dönüştürebilir. Hedefinizin zenginlik olduğunu düşünüyor olabilirsiniz fakat yoksulluk korkusuyla yaşarsanız bu korku aslında sizin yönetici niyetinize dönüşür! Fakir olmaktan ne kadar korkarsanız negatif titreşiminiz bereketi sizden o kadar uzaklaştırır.

…Hedefiniz doğrultusunda çalışmalı ama aynı zamanda buna inanmaya da niyetlenmelisiniz, içinde bulunduğunuz zaman diliminde mutlu yaşamayı planlayın. Bahçede otları da yoluyor olsanız, çamaşır da yıkıyor olsanız  olumsuzluğunuzdan sıyrılarak her ayrı görevin potansiyel keyfini görmeyi hedefleyin.”

Bugün kalbinizden geçenlere odaklanmanızı diliyorum. Niyetiniz nedir? Daha mutlu bir yaşam mı, yeni bir ev almak mı, yeni bir araba edinmek mi, yeni bir işe girmek mi, dünyayı dolaşmak mı? Bugün her ne kadar “olasılıksız” gözüküyor olsa da evren döndükçe her şey mümkün… Sadece evrene, güzelliklere, kutsal olana tam anlamıyla güvenin ve yılmadan niyetiniz için yol almaya devam edin…

Tüm dilediklerinizin gerçekleşmesi dilek ve niyetleriyle…

 

İlginizi çekebilir: Kendi içinize bakın: İyilik hayatın neresinde?

Pınar Özeken (Ulus): 2007 yılında Boğaziçi Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik bölümü ile Kimya bölümlerini bitirdi. Aynı üniversitede Biyomedikal Mühendisliği ve İspanya Pompeu Fabra üniversitesinde master derecelerini aldı. Özellikle 2011’den bu yana moda ile ilgili çalışmalara ağırlık verdi ve hala moda üzerine yazı dizileri, farklı moda kaynaklarında yayınlanmaktadır. Yoga eğitmeni olma yolunda ilerleyen Pınar, bir Arjantin Tango aşığı. Gerçek tutkularından bir diğeri ise seyahat etmek."Dünya üzerinde ayak basılmadık toprak kalmasın" mottosu ile dünyayı dolaşmaya devam ediyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale