X

Hayatın akışıyla uyumlanmak: Hayallerinizden vazgeçme zamanı geldiyse ne yapabilirsiniz?

Ah şu hayaller… Adeta hayatımızın pusulası gibi. Motivasyon kaynağımız, umudumuz, bize yön veren rüzgarımız, yaşama tutunma amacımız, geleceğimizi şekillendiren araçlarımız. Ancak bazen de bizi geride tutan çapalarımız. Hayat; hızla değişen, akıp giden bir döngü. Öyle ki ‘değişmeyen tek şey değişimin kendisi’ sözü yaşadığımız her an için geçerli. Haliyle bir şeylere sıkı sıkıya tutunmak, körü körüne bağlanmak, vazgeçmemek çok da yerinde bir karar değil. Çünkü, hayaller bizi hayata bağlayan, mutluluğumuzu perçinleyen ve amaç duygumuzu pekiştiren güzel detaylar olsa da bazen faydasız hale gelebilirler. Sürekli değişen ve dönüşen dünyada bazen hayallerimizden de vazgeçmemiz gerekebilir.

Artık bazı hayallerimizin bizi yansıtmadığını ya da bize hizmet etmediğini anladığımızda onları bırakmamak için direnmek, ilerleyişimizin önünde büyük bir engel oluşturabilir. Ve derin bir içsel muhasebe ile zorlu bir kabullenmeyi beraberinde getirebilir. Böyle zamanlarda eski hayallerin ipini salmak ve yenilerine doğru yelken açmak gerekir. Ama ne var ki çoğumuz için bunu yapmak pek de kolay olmaz. Bazen, en çok istediğimiz şeylerin gerçekleşmeyeceğini veya artık bizi mutlu etmediğini/edemeyeceğini kabullendiğimizde, bu kişisel büyüme ve gelişim için bir dönüm noktası olabilir.

Doğru yerden bakmayı öğrenebilirsek bazı hayalleri geride bırakmanın, onlardan vazgeçmenin nasıl yapıcı bir yenilenme fırsatına dönüşebileceğini keşfedebiliriz. Çünkü aslolan yaşamın dinamik doğanın bizi ve hayallerimizi sürekli olarak şekillendirdiğidir. Öyleyse gelin buna meydan okumaktansa kabullenmeyi seçelim ve bazen hayallerimizi bırakıp nasıl yola devam edeceğimizi öğrenelim. İşte bu konuda yardımcı olabilecek 3 adım:

Neyi bıraktığınızı fark edin

Tinybuddha yazarlarından olan yaşam koçu Sara Valverde, ilk adımın farkına varmak ve kabullenmek olduğunu söylüyor. Bazı hayallerinizden vazgeçmeniz gerektiğinde, yaşadığınız değişimi tanımlayıp dile getirmek, bu yolculuğun en kritik adımlarından biri. Sözcüklere dökme eylemi, hem özgürleştirici bir güç hem de size netlik sağlayabilecek bir araç.

Bu nedenle düşüncelerinizi ister yüksek sesle dile getirin ister defterinize, günlüğünüze yazın, fark etmez, sadece açığa çıkarın ve kabullenin. Böylece hem neyden neden ve nasıl vazgeçtiğinizi bilecek hem de buna ilişkin duygu ve düşüncelerinizi kendinize açıkça itiraf edebilecekseniz. Bu sayede kabullenme sürecini daha kolay bir şekilde atlatabilirsiniz.

Duygularınızı işlemek için zaman tanıyın

“İyileşmek için hissetmek gerekir” sözünü hatırlatıyor Sara Valverde ikinci adım olarak. Ve işlenmesi gereken tüm duyguların hissedilmesi gerektiğinin altını çiziyor. Kendinize, rahatsız edici duyguları hissetmek için zaman ve alan tanıyın. Herkesin duyguları işleme süresi ve tarzı farklıdır, bu nedenle size ne kadar zaman gerekiyorsa onu alın ve kullanın.

Vazgeçmek, belki de yıllardır beslediğiniz, hatta kendinizi bildiniz bileli sizinle olan bir hayalinizi terk ediyorsunuz… Bunu kabul etmek de bu vazgeçişin yarattığı duygularla başa çıkmak da kolay değil. O yüzden acınızı, yasınızı zamana yayın ve tüm duygularınıza alan açın.

Kendinizi şefkatle sarın

Kendinize bir arkadaşınıza davranır gibi nazik ve şefkatli davranmak, kişisel dönüşüm sürecinde kendinize gösterebileceğiniz en büyük iyiliklerden biridir diyor Valverde. Bu süreçte kendinize ne kadar şefkatli yaklaşırsanız kabullenme ve devam etme sürecini o kadar rahat geçirebilirsiniz.

Hayallerinizden vazgeçmek, sizi güçsüz ya da yetersiz biri yapmaz, yalnızca hayatın akışına uyumlanan ve değişimlere açık olan biri olduğunuzu gösterir. Bu nedenle kendinizi başarısızlıkla ya da yetersizlikte suçlamak gibi olumsuz bir iç ses geliştirmek yerine hayatın dinamik doğasına saygı duyan ve değişimi kucaklayan olumlu bir iç ses ile kendinize hitap etmeyi deneyin.

Son olarak kendinize yönelik eleştirilerden uzak durun ve yaşadığınız süreci, kişisel gelişiminiz için bir fırsat olarak değerlendirin. Motivasyonunuzu artıracak ve sizi geleceğe taşıyacak yeni hayaller belirleyin. Zorluklarla başa çıkmada, ailenizden, dostlarınızdan veya profesyonellerden oluşan destek ağınızın gücünden faydalanın.

İlginizi çekebilir: Olumlu yapıcı hayal kurma: Düşlerinizle zihninizi ve geleceğinizi iyileştirin

Kaynak: Tinybuddha 

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale