X

Hayatı doyasıya yaşamak için kendine izin ver

Neredeyse çeyrek asırdan beri insanoğluna çok çalışmanın, fedakarlığın ne kadar önemli olduğu gerek din öğretilerinde gerekse ekonomik düzende anlatılıp duruldu; insanın ne kadar değerli bir varlık olduğu, varoluşunda  ihtiyacı olan tüm vasıfların kendisine verildiği, kadim bilgilerin dışında hep saklandı; subliminal kayıtlarla insanın köle gibi çalışması gerekti, başkalarına bağımlı duruma getirildi. Halen sosyal medya ve televizyonda aynı doktrin uygulanmaktadır. Empoze edilen ürünler, dikte edilen öğretiler…

Halbuki yaşam basittir. İnsan bir amaç uğruna dünyaya gönderilmiştir. Kendini gerçekleştirmek için, eski kadim bilgelerde anlatılanlar şimdinin trendi olarak; meditasyon, içine dön, detox gibi parlatılarak sunulmakta. Kişiler de bir müddet bunları deneyimledikten sonra yine eski hayatlarına döndüklerinde bulmuş oldukları dengeyi tekrar kaybedip materyalist dünyanın kandırmacalarına odaklanarak, başkalarının hayatlarını kendilerine kopyala yapıştır olarak bilinçsizce yaşamayı, yaşamdan zevk almayı bırakarak bir nevi zombi olarak varlığının amacını gerçekleştiremeden yaşıyor. Çareyi antidepresanlarda arıyor, alkole düşüyoruz. Bunlar kısmi olarak mutluluk verse de etkisi  çabuk geçtiğinden daha ağır bir şekilde karanlığımıza gömülüyoruz.

Peki bunlardan kurtuluş var mı? Özümüze dönmek, gerçekten yaşamın amacını fark ederek insan gibi yaşamak mümkün…

Öncellikle yapmanız gereken kendinize küçük bir defter almanız, sonra rahatsız edilmeyeceğiniz bir yere çekilip gözlerinizi kapayarak rahatlamanız, nefesinize odaklanmanız… Kendinize sormaya başlayın: Çocukluğunuzda ne olmak isterdiniz? Çocukken en çok hoşunuza giden aktiviteler nelerdi? Ne okurdunuz, nerelere gitmeyi hayal ederdiniz, en önemlisi büyüdüğünüzde neler yapmak isterdiniz? Bu sorulara ufak  ufak cevap vermeye başlayıp sonra yazınız.

İnsanın en büyük dostunun da düşmanının da kendisi olduğunu hatırlayarak, bundan sonra hayatı doyasıya yaşamak için kendinize izin veriniz.

Keyifli bir yaz geçirmeniz dileğiyle…

 

İlginizi çekebilir: İnançla gelen dönüşüm: Mutlu sona ulaşmanın daima bir yolu vardır

Arzum Koyuncu: Marmara Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri mezunu oldu ve üniversite öğrencisi olarak çalışmaya 1997 yılında başladı. Lisanslı gayri menkul değerleme uzmanı olarak orta ve üst düzey yöneticilik yaptı. 2007 yılında geçirmiş olduğu kaza neticesinde, kişisel gelişim konuları, kuantum çekirdek bilinci, regresyon, bioenerji, meditasyon, nefes, nlp, aile dizimi, akaşik kayıt okumalar, tasavvuf, astroloji çeşitli disiplinlerde eğitim ve çalışmalara katıldı, Association for Coaching onaylı yaşam koçu eğitimini aldı. 2009 yılında yaşam koçluğunu icra etmeye başladı, İyileşme sürecine katkıda bulunmuş olan eğitim ve seminerlerdeki bilgileri sentezleyerek 2014 yılında metodik bir çalışma olan Yaşam Kitabını Oku seanslarını oluşturmuştur. Hayat amacı, bu çalışmaları ihtiyacı olan insanlarla paylaşarak onların dönüşüm ve farkındalıklarına sadece aracı olmaktır. Yalnız Değilsin adlı sloganıyla, her insanın zor dönemlerinde farkında olmadan destek aldığını ancak bunun farkına varmaları için, bir takım teknik ve metotları içeren zihin ruh ve beden uyumu adı altında seminer ve workshoplar düzenlemektedir. Kişisel vizyonu, hayatı farkında olarak, iyilikle, doğrulukla, çalışarak, öğrenerek ve herkesi sevmekle, evrenle ve her varlıkla bir bütün olduğumuz bilinci ile cennete dönüştürebileceğimizdir. Bilginin derya deniz, öğrenmenin ise küçük bir yelkenli olduğuna inanan Arzum, her seans ve seminerlerinde danışanlarıyla birlikte sonsuzluğa yelken açmakta, danışanla beraber yeni alanlar keşfetmektedir. Öğrenmenin zevki öğretmekten daha fazla olduğu için halen kişisel gelişim konularında eğitimleri devam etmektedir. İlk kitabı henüz basım aşamasındadır.
İlgili Makale