X

Hayat planladığınız gibi gitmediğinde ne yapmalı? 

Herkesin zihninde, hayatın nasıl ilerlemesi gerektiğine dair belirli bir beklenti vardır. Eğitim hayalleri, kariyer planları, romantik ilişkiler ve aile bağları gibi beklentiler hem geleceğimizi hem bugünü nasıl yaşadığımızı şekillendirir. Ancak belirlenen hedeflere giden yolda yaptıklarımız, bazen bu hedefleri gerçekleştireceğimiz anlamına gelmez. Uzun süre emek verdiğimiz bir yolda istediklerimizi elde edememiş olmamız ise hayal kırıklığı, mutsuzluk, öfke gibi hisler uyandırır. Oysa belirli bir yolda ilerlerken hedefe ulaşmaktan daha önemli bir şey varsa o da yolda olma halidir. Yine de bazen bu düşünce bile beklentilerin veya hayatın size ihanet ettiği duygusunu geçirmek için yeterli gelmez.

İşte tam olarak bu tür hayal kırıklığı anlarında, kendinizi içinden çıkılamaz bir kuyuya düşmüş bulursanız uygulayacağınız farklı yöntemler var. Gelin hayat planladığımız gibi gitmediğinde ne yapmalıyız, birlikte öğrenelim!

1. Gerçekleşmemiş hayallerin yasını tutun

Hayatta olmasını beklediğiniz şeylerin gerçekleşmediğini görmek, doğal olarak üzücüdür. Bu durumu açık yüreklilikle ve cesur şekilde karşılamak her zaman mümkün olmayabilir. İstediğiniz okula veya işe kabul edilmemek, uzun süredir beklediğiniz terfiyi almamak ya da hayatınızın aşkı olduğunu düşündüğünüz kişiden ayrılmak, en azından ilk evrede şok etkisi yaratır. Bu süreci duyguları bastırarak ve her şey iyiymiş gibi göstererek geçiştirmeye çalışmak, uzun vadede bir dizi ek problem yaratır. Üstelik bir şekilde alışmanız gereken bu yeni düzenin sunacağı farklı alternatiflere kendinizi kapatmanıza neden olur. Dolayısıyla kötü sonuçlanan beklentilere “her işte bir hayır vardır” diye teselli sunmadan önce gerçekten acınıza odaklanın ve gerçekleşmeyen hayalin yasını tutun. Sonuçta kötü süreci atlatacaksanız öncesinde ağlamak da kızmak da sonuna kadar hakkınız.

2. Toplumsal beklentileri göz ardı edin

Çoğumuz, gelecek planları yaparken toplumsal beklentileri ve yaş etkisini göz önünde bulundurur. Bu noktada dışarıdan gelen baskılar, kendi düşüncelerimizi ve gerçek isteklerimizi gölgede bırakabilir. Örneğin; ailenizin sizden 30’lu yaşlarda evlenip iki çocuk sahibi olmanız yönünde bir beklentisi varsa, bu hayali gerçekleştirmek için kendinizi çabalar halde bulmanız da normal karşılanır. Fakat bu tür dış onaylar ve istekler, bizi kendimizden uzaklaştıran kısıtlamalardır. Üstelik sırf başkaları istediği için evlilik veya çocuk yapmak, belki de sizi çok mutlu edecek kariyer hedeflerinin ya da dünya gezme planlarının önünde duran esas engellerdir. Yıllar sonra ilişkinizde mutsuz olduğunu anlayıp, aslında bu işin en başından yanlış gittiğini düşünmeniz ise bazen en büyük hayal kırıklığıdır. Bu nedenle dış beklentileri doğrudan kabullenmeden önce kendi iç sesinize kulak verin. Doğru olanı o, size söyleyecektir.

3. Beklentilerinizi ve niyetlerinizi iyi belirleyin

Beklenti ve niyet, iki benzer kavram olmasına rağmen birbirinden farklı anlamlar taşır. Hayata dair beklentiler, belirli bir şekilde ve zaman aralığında gerçekleşmesi istenen taleplerdir. Niyetler ise daha esnek bir zamanlamaya ve alana sahip pusulalardır. Çoğu zaman niyetler ana hedef olmazken, beklentiler katı şekilde gerçekleşmesi gereken planlara dönüşür. Ancak hayatın bu kadar fazla bilinmez parametresi arasında, ona sınırlar çizmek, mutluluğu belirli kurallara bağlamak anlamına gelir. Niyetlerde ise durum tam tersidir ve tamamen beklentisizlikle gerçekleşen bu niyetler, hayattaki esas mutluluk kaynaklarına dönüşebilir. Bu nedenle hayattaki beklentileriniz gerçekleşmediğinde odağı niyete çevirip, işin içindeki iyi tarafları görmek, sizi tekrar ayağa kaldıracak ana etmen olabilir.

4. Kontrolde olmadığınızı kabullenin

Hayatı yaşarken bazen kontrolde olduğumuza dair oldukça yanlış bir yanılgıya kapılırız. Oysa, bizim dışımızda sayısız faktörün diziliminden oluşan hayat, kendi içinde mucizelere ve sürprizlere sahiptir. Zaten onun doğası gereği böyle olması gerekir. Özetle, hayatta hiçbir şey, sırf biz istediğimiz için olmaz. En basitinden global ekonomik krizler, hastalıklar ya da diğer insanların kararları, bizim beklentilerimizi doğrudan etkileyebilir. Hayattaki bu tür plansız gelişmelerin her zaman yaşanabileceğini kabullenmek ise hayal kırıklığını daha çabuk atlatmanızı sağlayabilir. Her şeyin sizin kontrolünüzde olmadığını, yine de elinizden gelenin en iyisini yapacağınızı kararlaştırdıktan sonra akışa göre hareket etme esnekliği kazanırsınız. Böylece daha güçlü, dayanıklı ve yaşama inat değil de onunla birlikte akan birine dönüşürsünüz.

5. Her zaman bir “B planı” yapın

Hayattan bir beklentiniz ve geleceğe dair planınız olması gayet normaldir. Aslında bu durum, ilerlemenize yardımcı olan en büyük teşviktir. Ancak aynı nedenden ötürü bir anda ilerlemeyi bırakıp durmanıza sebep olan bir etmene dönüşebilir. Özellikle de işler planladığınız gibi gitmezse, kendinizi tekrar yola koyulmuş ve ilerlemeye devam eder halde bulmanız da zorlaşabilir. Sonuçta eğer istekleriniz olmuyorsa çabalamanın ne anlamı var, öyle değil mi? Fakat elinizde tutunabileceğiniz bir B planı olması, sizi bu yıkıcı etkiden koruyabilir. Hatta kendinizi, her şeyin sonunda B planına ulaşmış halde bulursanız, geri dönüp bakınca aslında olması gerekenin, bu ikinci senaryo olduğunu bile düşünebilirsiniz. Çünkü bazen hayat, sizi istemediğiniz bir yola sokmuş gibi görünse de aslında her şey zamanla kendi dengesini bulur ve olabilecek en iyi senaryoyu çıkarır. Bu nedenle gerçekleşmeyen hayallerin ardından hayata yeni ve temiz bir “merhaba” sayfası açmak, sonsuz olasılıkların da habercisidir.

Kaynak: psychologytoday

İlginizi çekebilir: Beklentiler davranışları şekillendirir

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Hayallerinizi büyütürken yanınızda: Türkiye İş Bankası Girişimci Kadın Destek Paketi

Girişimci kadın olmanın, sadece bir iş kurmak değil; aynı zamanda binbir çeşit sorumluluğu, hayalleri ve o hiç bitmeyen “her şeye yetişme” çabasını aynı anda yönetmek olduğunu biliyoruz. Bazen bir kahve molasında alınan o kritik karar, bazen de gece geç saatlerde anca bitirilen evrak işleri… Hayatın bu yoğun temposunda, yanınızda sadece finansal bir güç değil, aynı zamanda yükünüzü hafifletecek bir yol arkadaşı olsun istersiniz.



Tam da bu yüzden, kadınların ekonomik hayatta daha güçlü yer alması yalnızca bireysel başarı hikâyeleri değil; aynı zamanda sürdürülebilir büyümenin ve toplumsal dönüşümün en önemli itici güçlerinden biri olarak görülüyor. Bu ihtiyacın farkında olan Türkiye İş Bankası ise uzun yıllardır attığı adımları somut çözümlerle destekleyerek, girişimci kadınların işlerini büyütmelerine ve potansiyellerini gerçekleştirmelerine katkı sunmaya devam ediyor.

Bu yaklaşımın bir yansıması olarak Türkiye İş Bankası tarafından hayata geçirilen “Girişimci Kadın Destek Paketi”, işini büyütmek, yeni fırsatlara adım atmak ve finansal gücünü artırmak isteyen kadınlara kapsamlı bir destek sunarken; bankayı yalnızca finansman sağlayan bir kurum olmanın ötesine taşıyarak, girişimcilik yolculuğunda güçlü bir çözüm ortağı haline getiriyor.

Türkiye İş Bankası Girişimci Kadın Destek Paketi Avantajları:

  • Finansal Adımlarda Esneklik: İşinizi bir adım öteye taşımak için ihtiyacınız olan sermaye bazen en büyük soru işaretidir. Bu süreci daha kolay yönetebilmeniz için Girişimci Kadın Destek Paketi’ne başvurun, uygun faiz oranlarından ve vade seçeneklerinden yararlanın. Böylece bütçenizi zorlamadan, sadece büyüme planlarınıza odaklanabilirsiniz.
  • İşlemlerde Masrafsızlık Ayrıcalığı: Gün içinde kaç tane havale veya EFT yaptığınızı saymak zorunda kalmayın diye; paket kapsamında kredi kullanan girişimcilere özel, tam bir yıl boyunca İşCep ve İnternet Şubesi üzerinden yapacağınız 100 havale ve 50 EFT işlemi tamamen ücretsiz. Küçük görünen ama birikince fark yaratan bu muafiyet avantajları operasyonel yükünüzü azaltıyor.
  • POS ve Teminat Çözümlerinde İndirim: Satış ağınızı genişletirken POS kullanım ücretlerinde sağlanan indirimler ve avantajlı komisyon oranlı teminat mektupları ile işinizi kolaylaştırıyor.
  • Ücretsiz Çek Karnesi: İlk kez 10 yapraklı çek karnesi alan girişimci kadınlara, ticari itibarlarını ve ödeme planlarını yönetirken yanlarında olacak çek karnesi bu destek paketi kapsamında ücretsiz sunuluyor. İş dünyasındaki imzanız, cebinize ek bir maliyet getirmeden değer kazanıyor.
  • Girişimci Kadınlara Özel Kapsayıcılık: Bu desteklerden yararlanmak için sadece tek başına bir işletme sahibi olmanız gerekmiyor. İster gerçek kişi tacir olun, ister hisselerinin çoğunluğu kadınlara ait bir şirketin ortağı, isterseniz de yönetiminde söz sahibi olduğunuz bir yapının parçası; işini büyütme vizyonu olan her girişimci kadın bu avantajlı dünyaya dahil olabiliyor.

Kendi hikayesini yazan, üretimden ve yaratıcılıktan beslenen tüm girişimci kadınlar için bu paket, sadece teknik bir destekten fazlası; bir güven oyu. Bu ayrıcalıklarla tanışmak,  size en uygun seçenekleri değerlendirmek ve detaylı bilgi almak için linki incelemeniz yeterli.

Birlikte büyüyeceğimiz, emeğinizin karşılığını her adımda daha güçlü hissedeceğiniz güzel günlere…

Bu makale Türkiye İş Bankası katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale