X

Hayallere doğru: Engellerin üzerinden atlayın ve ilerlemeye devam edin

Her birimiz kendi hayatımızın baş rolünü oynarız. Bir şeyleri düzene sokmak, yoluna koymak için gereklidir de bu! Fakat bu öyle bir çizgidir ki dünyanın kimsenin etrafında dönmediği gerçeği hep kalbinizin ve aklınızın bir köşesinde kalmalıdır da! İşte hayatınızın merkezine kendinizi koymanızla, ilişkilerinizi dengede tutmanızın ahenkle dans ettiği incecik çizgi burasıdır. Hayatın bir numaralı kuralı dengedir. Teraziniz az bir şey oynadı mı toparlamak çok zor olur. Atalarımızın klasik sözüdür hep kulağıma küpe olan: “Ne oldum demeyeceksin, ne olacağım diyeceksin!”

Ama dedim ya, bu çok ince bir çizgidir. Mütevaziliği eziklikle karıştıranlar, içlerinde büyüttükleri ego canavarından asıl değerli olanın ne olduğunu göremezler. Beraber yola çıktığınızı düşündüğünüz insanlar, sırf aynı fikirde değilsiniz diye kuralları koyan taraf olduğu gerçeğini hiç görmeyip, kurallar size uymadığında ve oyunu terk ettiğinizde size gönülsüz damgası vurabilirler. Her zaman böyle değil midir zaten? İstedikleri gibi davranmayınca uyumsuz oluverirsiniz. Bense buna adaletsizlik diyorum.

Bana göre hakkaniyetli olanı, gerçekten beraber çıkılan bir yolda herkesin fikirleri toplanmalı ve ortak bir nokta bulunmaya çalışılmadır. Ama fikirlerinizin önemsenmediği yerde yaşamınızı sürdürebilmeniz için mecburiyetiniz yoksa bir dakika bile durmamak kişiliğinize olan saygınız ve prensipleriniz gereğidir. Bunu da tam tersi, belki ego olarak görürler… Görsünler!

İnsanların ne söylediğini çok fazla önemsediğiniz takdirde özgün olamazsınız. Ben özgün olmak için doğdum! İyi veya kötü, kafanızın içindekilerle uyuşmayan ya da kalbinize uymayan hiçbir şeyi kabul etmek zorunda değilsiniz! Tavsiyeler için size uyan kısmını alıp geri kalanını boş verin gitsin! Nasıl ki yapıcı eleştiriler sizi geliştirmeye ve ilerlemenize yardımcı oluyorsa, negatif ve yıkıcı eleştirileri kafaya taktığınız veya kendinize dert ettiğiniz sürece aşağı çekilmeye mahkûm olursunuz!

Aşkta, işte, arkadaşlıkta, hangi ikili ilişkinizde olursa olsun içinize sinmeyen hiçbir durumu kabul etmek zorunda değilsiniz. Hatalar elbette olur. Hepimiz hata yaparız, düzeltmeye çalışırız veya çalışırlar. Zaman gelir, yıllar geçer, tartışılan konular geçmişte bir köşede asılı şekilde basit olarak kalır. Ama en önemli şey saygınızı yitirmeden, sakince her şeyi zamana bırakmak ve hoşlanmadığınız durumlardan özgür iradenizle hareket edip uzaklaşabilmeyi bilmektir.

Çevremizde böyle arkadaşlıklar, ilişkiler yok mu? Asıl delilik, istemediğiniz bir duruma karşı ses çıkarmayıp, hastalıklı, bağımlı ilişkilere devam etme eğiliminde olmak değil midir? Zaman bu denli hızlı akıp giderken, hayatta bulunmamızın amacı nedir ki kendi hayallerimizin peşinden koşmaktan başka?

Zaten sosyoekonomik olarak bu kadar zor zamanlardan geçerken, önümüzdeki binlerce engele takılırken, hayallerimize giden yolda bize çelme takacak her ne varsa, önce geri çekilip üzerinden zıplayın ve yolunuza devam edin gitsin! Bazen sıçrayabilmek için önce biraz geri çekilmek gerekir.

Hayallerinize atacağınız her bir adım için derin bir nefes alıp, yalnızca bugüne odaklanıp, sakince zıplayın. Bakın, içinizdeki koca dev nasıl da uyanıyor! Bu gücün kaynağı yalnızca kalbinizde yanmaktadır!

Hayallere adım adım…

Sevgilerimle…

İlginizi çekebilir: Başkası için değil, sadece kendiniz için parlayın

Gamze Okutan: 15 Aralık 1986 Beykoz İstanbul doğumlu olan Gamze Okutan 2004 yılında Paşabahçe Ferit İnal Lisesi’nden mezun olduktan sonra uzun yıllar mağazacılık sektöründe satış danışmanlığı ve sağlık sektöründe hizmet veren bir firmada yönetici asistanlığı yaptı. Çalışma hayatı sebebiyle üniversiteye biraz ara verdikten sonra 2015 yılında Anadolu Üniversitesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri bölümünden mezun oldu. Şu anda Yazılım ve Teknoloji alanında hizmet veren bir firmada Mali & İdari İşler Yetkilisi olarak meslek hayatına devam ediyor. Evli ve bir kız çocuk sahibi bir anne. Pusula kitabının yazarı. Gamze Okutan’ın kendini bildi bileli sanata, kişisel gelişime, psikolojiye olan ilgisi hep vardı. Zaman zaman şiir yazmayı, deneyimlerini ve gözlemlerini paylaştığı yazılar yazmayı, kendi çapında hobi olarak müzikle uğraşmayı ve söylemeyi çok seven biri. Ayrıca arada sırada meditasyonla zihnini sakinleştirip stres atmayı, yoga ile bedensel enerjisini korumayı seviyor. Hayatta pozitif ve negatif her şeyin bir bütün olarak güzel olduğunu düşünüyor. Olaylara bakarken çoğunlukla pozitif taraftan değerlendirmeyi yani bardağın dolu tarafından görmeyi ve çözüm odaklı olmayı seviyor. Fakat negatifin ağır bastığı durumlarda duyguların sonuna kadar yaşanması gerektiğini aksi takdirde mutlu olmanın mümkün olmayacağını düşünüyor. Hayatı dolu dolu, tutkuyla, hissederek yaşamayı seven aslında hayatın kendisine aşık, hayalperest bir yolcu olarak tanımlıyor kendini. Hayatın paylaştıkça güzellikler getireceğine olan inancını ve umudunu hiçbir zaman kaybetmemiş biri olarak paylaştıkça belki küçük dokunuşlarla bakış açımızdaki yansımaları çok daha renklendirebiliriz diye düşünüyor. Hep birlikte, el ele birbirimizin yoluna daha çok ışık tutarak yönümüzü bulmamıza bir nebze olsun katkı sağlayabileceğimize inanıyor.
İlgili Makale