X

Halı seçmenin püf noktaları

Ev dekorasyonunun genellikle son halkasını oluşturan halı seçimi tamamlayıcı bir etkiye sahip olması sebebiyle de genellikle en zor parça oluyor. Zorlayıcı olmasının sebebi, seçim yapılırken göz önünde bulundurulması gereken çok fazla etken olması.

Tarz, doku, malzeme, desen ve son olarak da renk tercihleri bunların arasında yer alan temel belirleyiciler. Mevcut bir dekorasyona uyum sağlaması beklendiğinde karar vermesi daha da çetrefilli bir hal alabiliyor, ancak kriterleri doğru belirleyip hedefe yöneldiğinizde korkulduğu kadar zor olmadığını göreceksiniz.

Evinizin hangi odası için, nasıl bir halı tercih etmelisiniz?

Yatak odası

Sabahları soğuk bir zemine basarak uyanma hissini sevmiyorsanız yatak odanızda yumuşak ve sıcak bir halı tercih edebilirsiniz. Yatak odanız sizin özel alanınız olduğu için ve yüksek bir trafiğe de maruz kalmadığından buraya alacağınız halı, istediğiniz doku ve renkte olabilir.

Salon

Salon veya yaşama alanınız için tercih edeceğiniz halının aşınma ve yıpranmalara dayanıklı, hassas olmayan, koyu renk ve desenlerde, sert dokulu bir malzemeden olması daha uzun ömürlü olmasını sağlayacaktır. Zira bu alanlar evin genellikle yoğun trafiğe açık ve en çok vakit geçirilen alanlarıdır. Misafirlerinizi de ağırlayacağınız yaşam alanlarında tercih edeceğiniz halılarda estetik tercihlerinizi konuştururken, kaliteden de ödün vermemek mutlu eden sonuçlara ulaştıracaktır.

Antre

Antre, misafirleriniz için ilk izlenim yaratan alan olduğu gibi, sizi de yorucu bir günün ardından evinize döndüğünüzde karşılayan ilk alandır. Bu sebeple huzur veren, aynı zamanda etkileyici bir tasarıma sahip ürünler tercih ederken, yoğun kullanım ihtiyacına da karşılık vermesi adına dayanıklı malzemelere yönelmek gerekir.

Mutfak

Mutfak da yine antre gibi yoğun kullanıma açık bir alandır. Özellikle yemek pişirme esnasında oluşacak lekeler göz önünde bulundurulduğunda, mutfağınız için seçeceğiniz halının sık sık bakım ihtiyacı doğuracağını baştan kabullenmek gerekir. Bu nedenle kolay temizlenebilir ve lekeleri kamufle eden dayanıklı tercihler yapılmalıdır.

Banyo

Banyolarda hijyenik sebeplerden ötürü genellikle tercih edilmese de kolay kirlenme ve ıslanma riskine rağmen yumuşacık bir halının verdiği hisse alışanlar asla soğuk seramik zeminleri tercih etmeyecektir.

Gülin Keskin: 1985 yılında İstanbul’da doğdum. 2005 yılına kadar İstanbullu sonrasında hem İstanbul hem Milanolu oldum. İtalyan Lisesi’nden mezun olduktan sonra, pılımı pırtımı toplayıp mimarlık öğrenmek için İtalya’ya yerleştim çünkü bence bu işi en yapan adamlar hep ordaydı. Politecnico di Mllano’da hem lisans hem yüksek lisans eğitimimi tamamlarken, bolca seyahat ettim ve mimarlığı en çok da gezerken öğrendim. Bu sırada farkında olmadan İtalyan kültürünün de bağımlısı oldum. 2012 yılında İstanbul’a dönerek kariyerime burada devam ettim ve 2016 yılında kendi mimarlık ofisim GKMO’yu kurdum.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale