X

Haftanın tiyatro önerisi ve oyuncularla röportaj: Yak Bunu

Herkese yeniden merhaba! Bu hafta sizlerle hepimizin çok sevdiği oyuncular Büşra Develi, Hakan Kurtaş ve Toprak Can Adıgüzel ile çok sevdiğim bir oyun olan “Yak Bunu” hakkında röportaj yaptık.

Oyundan bahsedecek olursak: Opera değil bu, hayat. Aşklar neden hep trajik olmak zorunda o zaman?

Çok sevdiğimiz birini kaybettiğimizde sorgulamaz mıyız kendimizi onu ne kadar tanıyoruz aslında diye? Neden özellikle bu soru peki? Tanımıyoruz çünkü belki de. Belki en yakın arkadaşımız. Belki en küçük kardeşimiz. Belki de sevgilisiyle bir bot kiralayıp macera peşinde koşarken büyük bir gemi tarafından ezilmiş başarılı bir dansçıdır… Ne kadar derinden tanıyoruz peki onu? Ya da kendimizi? Hadi inelim biraz kendi derinimize. Aslında ne kadar tanıyoruz kendimizi? Kimiz biz? Ayağının altındaki zemini kaymış aylak itfaiyeciler miyiz biz? Kendi yangınlarımızı mı söndürmeye çalışıyoruz?

Bırak kişisel olsun, doğruları söyle, sonra da üzerine “Yak bunu” yaz geç.

Dörtlü bir vals bu. Hikayenin asıl kahramanı yaşamıyor. Kalanlar da bu hikayedeki yerlerini arıyor. Belki de kendi hikayelerini yazıyorlardır ilk defa hayatlarında. Bir nevi garip, komik bir aşk hikayesidir belki de yazdıkları. Belki de.

B Planı ve Toy İstanbul’un yapımcılığını üstlendiği bu nefis oyunu izlemeye gitmeden önce YouTube kanalımdan röportajını izleyebilirsiniz.

Sevgiler…

İlginizi çekebilir: Haftanın tiyatro önerisi ve oyuncularla röportaj: Personas Kuartet

Aslı Aybars: Sanatçı bir aileye doğduğum için olsa gerek kendimi bildiğimden beri hep tiyatrocu olmak istedim. Tüm arkadaşlarımı toplar kendimizce oyunlar çalışır tüm komşulara gösterimizi duyurur üstüne birde bilet satar sergilerdik oyunlarımızı büyük bir heyecan ve gururla . Ailem bunun geçici bir heves olduğunu düşünsede konservatuara girip tiyatro okumak ve oyuncu olmak istediğimi söyleyince anladılar nekadar kararlı olduğumu. Aklıma koymuşmuştum ben sadece Mimar Sinan Üniversitesi Tiyatro bölümünde okumak istiyordum. Ve bu hayalimi de gerçekleştirdim. Okulu kazandım. Benden mutlusu yoktu. 4 senenin sonunda çok sevdiğim okulumdan mezun oldum ve hikayem başladı. Birçok dizi reklam ve sinema filminde oynadım. 2005 yılında İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrolarına girdim. Yüksek lisans yaptım. Mesleğimle alakalı merakım beni nefes terapisine yönlendirdi hocam Jost'la çalışmaya başladım. Ve nefes terapisti oldum. Eğitimler vermeye başladım. Farkettim ki bildiklerimi aktarmak ve geri dönüşlerini görmek de ayrı mutluluk. Kısaca hep kalbimin sesini dinledim. İnsanın hayatta istediği işleri yapmasından daha büyük bir mutluluk yok bence. Hayallerinize sahip çıkın lütfen. Benimle ilgili tüm merak ettiklerinizi www.asliaybars.com adresinde bulabilirsiniz.
İlgili Makale