X

Gürültü kirliliği hayvanları nasıl etkiliyor?

Arabayla daha önce gitmediğiniz bir yere gidiyorsunuz. En sevdiğiniz radyo kanalı açık. Varış noktasına yaklaştıkça radyonun sesini kapatıp, aradığını adresi bulmak için bina numaralarına odaklanırsınız değil mi? Farz edin ki tam o sırada arabadaki diğer kişiler, radyonun sesini yeniden açıyor, tüm camları açıp dışarının gürültüsünün arabanın içine girmesini sağlıyor. Aradığınız adrese odaklanmak epey zor olurdu değil mi?

Bu sorunun yanıtını bilim insanları da verdi. Current Biology‘de sonuçları yayımlanan bir araştırmaya göre hayvanlar, insanlardan kaynaklı gürültü nedeniyle bazı yaşamsal duyularını kullanamıyor ve tehlikeyi ayırt edemiyor.

İlgili yazı: Hayvan haklarını ve vahşi yaşamı desteklemeye yönelik yapılan, etkileyici sosyal sorumluluk ve duyarlılık kampanyaları

Kirlilik ve şehirleşmenin hepimiz için zararlı olduğunu biliyorduk. Ancak araştırmalar genellikle hava kirliliği, su kirliliği ve çevre kirliliği konularına yoğunlaşıyor. Açıkçası birçoğumuz gürültü kirliliğinin toksik etkilerine pek fazla yoğunlaşmıyoruz. Ancak bu araştırma, gürültünün ne kadar da büyük bir etkisi olduğunu gözler önüne seriyor.

Stres, hayvanları farklı coğrafyalara göç etmekten veya üremekten bile alıkoyabiliyor.

Araştırmalar insanlardan kaynaklanan gürültünün hayvanlarda çok ciddi strese neden olduğunu ve bu stresin hayvanların kendi iletişimlerini etkilediğini, hatta onları farklı coğrafyalara göç etmekten veya üremekten bile alıkoyduğunu gösteriyor. Tüm bunlar, uzun vadede doğadaki türlerin yok olmasına bile neden olabiliyor.

Bristol Üniversitesi‘nden biyolog Amy Morris-Drake ise kısa vadeli etkilerin pek fazla bilinmediğini söylüyor. Drake ve arkadaşları bunu göstermek için gürültünün anlık sonuçlarını ortaya koyan bir çalışmaya imza attı. Bunun için Güney Afrika’daki doğal yaşam alanı şehirler ve otoyollarla çevrilen firavun faresi veya diğer adıyla mongoz hayvanı seçildi. Firavun fareleri doğada birçok yırtıcıyla mücadele etmek zorundadır. Onlar için hayatta kalmanın tek yolu, havayı koklayarak yaklaşmakta olan yırtıcının kokusunu almakta gizlidir.

İlgili yazı: Kamuflaj uzmanı hayvanlar

Araştırmacılar firavun farelerinin yaşadığı bölgede bir süre boyunca trafik gürültüsü kayıtlarını ve yırtıcıların seslerinin kayıtlarını yayımladı. Araştırmacılar bu süre içinde hayvanların nasıl reaksiyon gösterdiğini inceledi. Araştırmanın sonunda, firavun farelerinin trafik gürültüsü sesini duydukça, dikkat yeteneklerini kaybettikleri görüldü. Trafik gürültüsü duyan hayvanların, yırtıcının titreşimlerine dikkat kesilmediği, bulunduğu bölgedeki potansiyel tehditlere daha az dikkat ettiği ve saldırılara karşı daha az hazırlıklı oldukları anlaşıldı.

Hayvanlar, insanlardan kaynaklı gürültü nedeniyle bazı yaşamsal duyularını kullanamıyor.

Araştırmadan elde edilen bu sonuçlar, gürültü kirliliğinin hayvanlar üzerinde ciddi negatif etkilere neden olduğunu kanıtlıyor.

Kaynak:
Mentalfloss

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale