X

Güneş’in zararlı etkilerinden korunmak için dikkat edilmesi gereken 5 önemli konu

Son yıllarda cilt kanseri tehlikesiyle karşı karşıya kalan bireylerin sayısında hızlı bir artış söz konusu. Güneş ışığına aşırı derecede maruz kalmak, cilt, göz ve bağışıklık sistemi rahatsızlıklarının bir numaralı sebeplerinden. Uzmanlara göre cilt kanserinin beş belirtisinden dördü önlenebilir seviyede. UV ışınlarından kaynaklanan cilt kanseri ise en önlenebilir olanı.

Güneşin Zararlı Işınlarından Korunmak

Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) önermiş olduğu önlemleri alarak Güneş’in zararlı etkilerinden kurtulabilmeniz mümkün. Güneş gözlüğü, kıyafet seçimi ve uygun bir şapka bu listenin olmazsa olmazlarından. Vücudunuzda kapatamadığınız el, yüz ve ayak gibi bölümlerde ise mutlaka koruyucu bir ürün kullanmalısınız. Ancak güneş kremi kullanmanızın Güneş’in altında saatlerce kalabilmeniz anlamına gelmediğini de unutmamalısınız.

Öğle saatlerinde mümkün olabildiğince dışarı çıkmayın

Güneş’ten gelen UV ışınlarının en güçlü olduğu saatler sabah 10 ve öğlen 4 arasıdır. Bu saatler arasında mümkün olabildiğince Güneş’ten uzak kalmaya çalışın.

Gölgede durun

UV ışınlarının en yoğun olduğu öğle saatlerinde, mutlaka gölgede durmaya çalışın. Ağaç altı, şemsiye altı gibi bölgeler sizi Güneş’in zararlı  etkilerinden az da olsa korusa da, tam olarak bir koruma sağlamaz. Gölge kuralını hatırlayın: ‘’Kendi gölgeniz ne kadar küçükse, güneşten o kadar uzak durmalısınız.’’

Koruyucu giysiler giyin

Büyük ve yüzünüzü gölgeleyen bir şapka, gözleriniz, kulaklarınız, yüzünüz ve enseniz için oldukça etkili bir koruyucudur. %99’dan %100’e kadar UV-A ve UV-B ışınlarını engelleyen güneş gözlükleri de, Güneş’in zararlı etkilerinden korunmanıza yardımcı olacaktır. Kıyafet seçiminde açık renkli, pamuklu ve bol kıyafetleri tercih etmelisiniz.

Güneş kremi kullanın

En az SPF 15+ olan bir güneş kremi kullanın ve kreminizi iki saatte bir yenileyin. Yüzdükten sonra da kremin etkisi azalacağı için, suya her giriş çıkışınızda kreminizi mutlaka yenileyin.

Solaryumdan uzak durum

Solaryum cilde zarar veren UV ışınlarına direkt olarak maruz kalmanıza neden olur. Ayrıca, gözleriniz koruma altında olmadığı için gözleriniz için de oldukça zararlıdır.

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale