X

Güneş koruyucular hakkında bilmediğiniz 11 şey

Güneş koruyucu krem kullanmak, bedeniniz için yapabileceğiniz en iyi şeylerden biri. Yine de birçoğumuz bu kremi nasıl kullanacağımızı ya da ürünün kutusu üstündeki kelimelerin ya da sayıların ne ifade ettiğini tam anlamıyla bilmiyoruz. Aşağıda güneş koruyucu kremler hakkında pek bilinmeyen 11 şeye yer verdik:

Güneş koruyucu krem kullanmak bedeniniz için yapabileceğiniz en iyi şeylerden biri.

1- Güneş kremi kırışıklıklar, yaşlılık lekeleri ve cilt sarkmaları için en iyi koruyucudur

Güneş ışığı radyasyondur. Bu radyasyona maruz kalmak, gözle göremeseniz bile cildinize zarar verir ve onu yaşlandırır. Kırışıklıkları bir kere yüzde belirdikten sonra krem kullanarak yok etmek imkansız. Fakat düzenli ve dikkatli güneş kremi kullanımıyla onları bertaraf etmek mümkün.

İlginizi çekebilir: Güneşin UV ışınlarına kalkan olan 4 sağlıklı besin

2- Güneş kremi sadece açık tenli insanlar için değildir

Ten renginiz ya da zaten bronzlaşmış olup olmamanız, güneş ışınları için bir şey ifade etmez. Güneşe maruz kalmanız zararlı UV ışınları yüzünden cildinize zarar verir. Teni açık renk olan insanların cilt kanserine yakalanma riski daha fazla olsa da, bu durum güneşin diğer insanlara zarar vermediği anlamına gelmez.

3- Güneş kremini her gün kullanmanız gerekir

Güneş koruyucuları genellikle plajda güneşlenirken kullanmamız gerektiğini düşünsek de durum öyle değil. Hava ister açık, ister yağmurlu olsun, gökyüzünde güneş olduğu müddetçe güneş kremi sürmeniz gerekir.

4- Kışın bile…

Güneş kremi, özellikle yakınınızda kar, buz, kum ya da su olan yerlerde vakit geçirirken önemlidir. Çünkü bunlar ışığı yansıtarak vücudun maruz kaldığı radyasyonu artırır.

5- …Ve içeride de.

Penceresi olmayan bir kapalı ortamda değilseniz, güneş ışınlarına maruz kalıyorsunuz demektir. Bu durumda güneş kremini kullanmanız gerekir, çünkü cam zararlı UVA ışınlarını engelleyemez.

6- Güneş kremini sık sık tekrar sürmelisiniz

Güneş koruyucu kremi sürdükten sonra her iki saatte bir tekrar uygulamalısınız. Eğer deniz ya da havuzdaysanız, veya çok terliyorsanız bunu daha da sık yapmanız gerekir. Kremi yüzünüze uygularken makyajınızı tekrar tekrar çıkarmak istemiyorsanız, güneş koruyuculu pudraları tercih edebilirsiniz.

7- Güneş kreminizi birkaç aydan uzun süre saklamamalısınız

Güneş kremleri 3 yıl içerisinde etkisini yitiriyor; fakat esasında güneş kremini bu kadar uzun süre saklamanın hiçbir anlamı yok. Dermatologlar her gün 30 ml. güneş kremini tüm vücudunuza uygulamanızı öneriyor.

8- “Bebekler için, sporcular için, su geçirmez” gibi kelimeler, pazarlama terimleridir

‘Spor’ güneş kremlerinin terledikten veya yüzdükten sonra yeniden uygulanması gerekiyor. Bebekler için olan güneş kremlerinin içeriğinde daha az madde olup bebeklerin cildi için daha nazik olabilir, ancak küçük çocuklar yine de şapka takmalıdırlar. Su geçirmez güneş kremlerine ise inanmamalısınız; çünkü böyle bir şey yok.

9- Güneş kremlerinin kaç faktör olduğu sanıldığı kadar önemli değil

Dermatologlar güneş kremlerinin 30 faktör veya daha yüksek olmasını öneriyor; ancak yüksek faktörlü güneş kremleri sizi daha uzun süre korumuyor. O yüzden kreminizi sık sık tekrar uygulamalısınız.

10- D vitamini almak için güneş ışığına muhtaç değilsiniz

Birçok insan D vitaminini hem yediklerinden hem de güneşten alıyor. Yani güneş, tek D vitamini kaynağı değil. Bu yüzden doktorunuz size söylemedikçe, güneşin etkisinin yoğun olduğu saatlerde güneşe çıkarak UV ışınına maruz kalmamalısınız.

11- Güneş koruyucular yeterli değildir

Güneş kremleri elbette çok önemli; ancak tek başına yeterli değil. Güneşe çıkacağınız zaman aynı zamanda şapka da takmalısınız.

İlginizi çekebilir: Plajda geçirilen günün ardından güneş sonrası cilt bakımı nasıl yapılır?

Kaynak:

mentalfloss.com

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale